Gündem

1 Mayıs için Kadıköy'de 'Birleşelim! Değiştirelim!' çağrısı... Çerkezoğlu: Sendikacılar, belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler, gençler, kadınlar; itiraz eden kim varsa hapishanelere dolduruluyor. Yargı talimatla 'dağıtılıyor'

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, Kadıköy İskele'de 1 Mayıs İşçi Bayramı için bildiri dağıttı ve cuma günü İstanbul'da Kadıköy Meydanı'nda buluşmak için çağrı yaptı. DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu tarafından okunan ortak açıklamada ise 'Sendikacılar, belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler, gençler, kadınlar; itiraz eden kim varsa hapishanelere dolduruluyor. Yargı talimatla 'dağıtılıyor'; adalet yerini keyfiliğe bırakıyor. Sendikalaşma ve grev hakkı gasp ediliyor. 'Toplu Satış' sözleşmeleriyle kamu emekçileri ve emekliler yoksulluğa ve sefalete mahkum ediliyor' denildi.

Haber/Kamera: Hakan KAYA

(İSTANBUL) DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, Kadıköy İskele'de 1 Mayıs İşçi Bayramı için bildiri dağıttı ve cuma günü İstanbul'da Kadıköy Meydanı'nda buluşmak için çağrı yaptı. DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu tarafından okunan ortak açıklamada ise 'Sendikacılar, belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler, gençler, kadınlar; itiraz eden kim varsa hapishanelere dolduruluyor. Yargı talimatla 'dağıtılıyor'; adalet yerini keyfiliğe bırakıyor. Sendikalaşma ve grev hakkı gasp ediliyor. 'Toplu Satış' sözleşmeleriyle kamu emekçileri ve emekliler yoksulluğa ve sefalete mahkum ediliyor' denildi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kadıköy İskele'de 1 Mayıs bildirisi dağıttı ve bir basın açıklaması ile İstanbul'da Kadıköy Meydanı'nda buluşmak için çağrısı yaptı. Akşam saatlerinde gerçekleşen buluşmada 'Emeğin Hakkı İçin, Adalet İçin, Barış ve Demokrasi İçin 1 Mayıs'a! Birleşelim, Değiştirelim!' başlıklı açıklamayı DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu okudu... 'İşçiler, kamu emekçileri, mühendisler, mimarlar, hekimler, emekliler, gençler, kadınlar; bizler bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üretenler olarak; bu düzene itirazımız var! Çünkü biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz; ancak emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Ücretlerimiz enflasyon karşısında her geçen gün eriyor, alım gücümüz hızla düşüyor. Daha uzun saatler boyunca, daha düşük ücretlerle ve daha güvencesiz koşullarda çalışmaya zorlanıyoruz. Biz yoksullaşırken; bankalar, şirketler ve holdingler kâr rekorları kırmaya devam ediyor' sözleriyle başlayan açıklamada şu görüşler yer aldı:

'Bu düzende emeklilere saygı yok, insanca yaşam hakkı yok'

'Bu düzende vergide adalet yok; işçiler patronlarından fazla vergi veriyor. Bu düzen, umudu kalmayan gençlere yurt dışına çıkmak dışında bir hayal bırakmıyor. Bu düzende yaşamın her alanında eşitsizlikle ve şiddetle karşı karşıya kalan kadınlar güvencesiz bırakılıyor. Bu düzende emeklilere saygı yok, insanca yaşam hakkı yok. Bu düzende doğa talan ediliyor, ekolojik denge bozuluyor, kentler rant uğruna yok ediliyor; deprem bölgelerindeki zeytinliklerimiz, meralarımız dahi sermayeye peşkeş çekiliyor.

'Yargı talimatla 'dağıtılıyor'; adalet yerini keyfiliğe bırakıyor'

Sendikacılar, belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler, gençler, kadınlar; itiraz eden kim varsa hapishanelere dolduruluyor. Yargı talimatla 'dağıtılıyor'; adalet yerini keyfiliğe bırakıyor. Sendikalaşma ve grev hakkı gasp ediliyor. 'Toplu Satış' sözleşmeleriyle kamu emekçileri ve emekliler yoksulluğa ve sefalete mahkum ediliyor. KHK'larla hukuksuzca ihraç edilen on binlerce kamu emekçisi, aradan geçen on yıla rağmen hala görevlerine iade edilmiyor.

'Laikliği hedef alarak inançlar üzerinden de bizleri bölmeye çalışıyor'

Kimi seçeceğimizi bile belirlemeye kalkan bu düzen, yaşamımızın her alanına 'kayyum' atamaya kalkıyor. Kürt sorununda demokrasiye, diyaloga, barışa dayalı çözümü için Barış ve Demokratik Toplum çağrısı çerçevesinde yürütülen sürece rağmen iktidar bırakalım adım atmayı siyasal operasyonları tüm muhalefet çevrelerini de kapsayacak şekilde daha da artırıyor. Laikliği hedef alarak inançlar üzerinden de bizleri bölmeye çalışıyor.

ABD emperyalizmi ve İsrail'in bölgemizde artan saldırganlığı; hukuk tanımaz bir devletin ne kadar tehlikeli bir suç örgütüne dönüşebileceğini gösteriyor ve tüm dünya halkları için tehlikeli bir model olarak karşımıza çıkıyor.

Bu karanlık tabloya, ağır hak ihlallerine rağmen bu düzeni değiştirecek irade ve kararlığa, umuda sahibiz. Biz emekçiler adaletli bir düzeni, barışı ve demokrasiyi kuracak güçteyiz. Halkların omuz omuza mücadelesini güçlendirmeye, barışı birlikte inşa etmek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Yeter ki tek başına kurtuluş olmadığını bilelim. Yeter ki birleşelim, yeter ki örgütlenelim. Emeğimizin hakkı için; gelirde, vergide, ülkede adalet için; yurtta ve dünyada barış için; gerçek bir demokrasi için; 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü'nde çağrımızı omuz omuza yükseltelim: Birleşelim, Değiştirelim!'