(ANKARA) - DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, darbe zihniyetiyle mücadelenin önemine dikkat çekerek, aradan geçen on yıla rağmen KHK mağduriyetleri konusunda adım atılmadığını belirterek, Genel Kurul gündemine gelmesi beklenen 12. Yargı Paketi'ni eleştirdi.
15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçtiğini hatırlatan Şahin, o gece milletin iradesine ve devlete kastedenleri lanetlemenin, darbe zihniyetiyle kararlılıkla mücadele etmenin devletin vazgeçilmez görevi olduğunu belirtti.
Buna karşılık hukuk devleti adına çözüm bekleyen pek çok sorunun hala ortada durduğunu ifade eden Şahin, 12. Yargı Paketi'nin bu beklentileri karşılamaktan uzak olduğunu söyledi.
Şahin, pakette yargı işleyişine dair teknik düzenlemeler yer almasına rağmen, hakkında beraat kararı verilen, takipsizlik alan ve suçsuzluğu yargı kararıyla ortaya konulan KHK'lı vatandaşların iade-i itibarına ilişkin hiçbir düzenleme bulunmadığını belirtti.
'YARGI KARARLARININ SEÇİCİ UYGULANDIĞI YERDE HUKUK GÜVENLİĞİNDEN BAHSEDİLEMEZ'
Şahin, 'Bağımsız mahkemelerin akladığı, suçsuz bulduğu bu insanların haklarını iade etmemek, kesinleşmiş yargı kararlarını idari kararlarla yok saymak demektir. Bu durum, en başta anayasal ilkelerin ihlalidir. Mahkemenin 'ak' dediğine, idari tasarrufla 'kara' denilemez. Yargı kararlarının seçici uygulandığı, mahkeme hükümlerinin idarenin keyfine bırakıldığı bir yerde hukuk güvenliğinden bahsedilemez' dedi.
Devletin gücünün ve itibarının adaletle ölçüleceğini vurgulayan Şahin, suçlu ile suçsuzun ayırt edilmediği bir sistemin adaleti zedeleyeceğini ifade etti.
Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
'Devletin gücü, sadece suçluyu cezalandırmasından değil, suçsuzun hakkını geciktirmeden teslim edebilmesinden gelir. Suçluyu cezalandırmak devletin görevidir ama suçsuzun hakkını teslim etmek devletin şerefidir. 15 Temmuz'u anarken sadece geçmişi hatırlamak yetmez, o gece meydanlarda uğruna mücadele edilen adalet ve hukuk düzenini de eksiksiz yaşatmak gerekir. Gerçek adalet, ancak suçluyla suçsuzu birbirinden kesin çizgilerle ayıran adil bir sistemle mümkündür.'