Yurt

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü... Pervin Buldan: 'Kayyımların geri alınması sürece katkı sağlar'

DEM Parti İmralı Heyeti üyesi ve TBMM Başkanekili Pervin Buldan, 'Bütün belediye başkanlarının görevlerine geri dönmesi bu sürece ivme kazandırır. Kayyımların geri alınması barışa büyük bir katkı sağlar' dedi.

(VAN) - DEM Parti İmralı Heyeti üyesi ve TBMM Başkanekili Pervin Buldan, 'Bütün belediye başkanlarının görevlerine geri dönmesi bu sürece ivme kazandırır. Kayyımların geri alınması barışa büyük bir katkı sağlar' dedi.

Van'da çeşitli sivil toplum kuruluşlarınca 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla miting düzenlendi. Van merkezde yağış nedeniyle bir düğün salonunda bir araya gelen çok sayıda kadın, çekilen halaylarla kutladı.

Mitinge, DEM Parti İmralı Heyeti üyesi ve TBMM Başkanekili Pervin Buldan, DEM Parti Van milletvekili Gülderen Varlı ve belediye kadın eş başkanları katıldı.

Pervin Buldan, burada yaptığı konuşmada, Van'da 8 Mart'ı kutlamak için bir araya geldiklerini belirtti. 'Onurluyuz, gururluyuz. Çünkü biz bir mücadele sonucunda bugün binlerle 8 Mart'ları kutlayabiliyoruz' ifadesini kullanan Buldan, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Buradan bir teşekkür etmek istiyorum. 'Gittiğiniz her yere benden selam götürün' diyen, 'jin jiyan azadi' felsefesini dünyaya yayan sevgili kadın arkadaşlarımızın mitinglerde, meydanlarda, alanlarda bu sloganla bütünleşmesini sağlayan İmralı Cezaevine, Sayın Öcalan'a buradan teşekkür ediyorum.

Biz direnişimizi, mücadelemizi büyütmek için buradayız. Direnişin, mücadelenin en büyük örneğini siz Vanlı kadınlar, Van halkı en iyi şekilde zaten sergiliyorsunuz. Direniş deyince aklımıza Van gelir. Mücadele deyince aklımıza Van gelir. Ve emeğimizin, mücadelemizin, direnişimizin bugün tohumlarını eken, biçen Van halkına buradan binlerce kez teşekkür ediyorum. Mücadele tarihimizle onur duyuyoruz. Ancak daha kat edecek çok yolumuz var. Çünkü biliyoruz ki kadına şiddet devam ediyor. Biliyoruz ki kadın katliamları devam ediyor. Kadınların eşitlik talebi, kadınların özgürlük talebi hala devam ediyor. O yüzden mücadele etmeye devam edeceğiz. Direnmeye devam edeceğiz, ta ki bu coğrafyada kadınlar eşit, özgür ve kendi kimlikleriyle, kendi renkleriyle, kendi sözleriyle kabul edilene kadar. Bunun için mücadele eden ama şu an aramızda olmayan, cezaevlerinde olan kadın yoldaşlarımız var. Cezaevlerindeki bütün kadın arkadaşlarımıza buradan selamlarımızı sevgilerimizi gönderiyorum. En kısa zamanda onlarla özgür 8 Mart'larda buluşmayı temenni ediyorum.

Bu coğrafya büyük acılar yaşadı. Bu coğrafya büyük bedeller ödedi. Şimdi içerisinde bulunduğumuz bir süreç var. Bu süreç hepimizin dört elle sarılması gereken bir süreç. Mücadelemizi büyüterek Direnişimizi büyüterek bu sürece destek olmak, bu süreci büyütmek hepimizin görev ve sorumluluğudur.

'Kadının olmadığı yerde demokrasiden bahsedilemez'

Şimdi bir yeni bir aşama geçildi. Demokratik entegrasyon sürecinde kadınların yine bir kez daha omuzlarında bir yük var. Biz yeni bir aşama dediğimiz demokratik entegrasyon aşaması dediğimiz bu süreçte kadınlarla birlikte bu sürece omuz vereceğiz. Bu sürece güç vereceğiz ve bu sürecin üstesinden hep birlikte geleceğiz. Şunu çok iyi biliyoruz; kadının olmadığı, kadının mücadele etmediği bir yerde barıştan bahsedilemez. Kadının olmadığı bir yerde demokrasiden bahsedilemez. Kadının olmadığı bir yerde bu coğrafyada hiçbir şey, hak, hukuk elde edilemez. O yüzden kadın arkadaşlarım, kadın yoldaşlarım, bu sürece hep birlikte destek verelim. Hep birlikte barışı bu topraklara, bu coğrafyaya birlikte getirelim.

'Halk iradesine darbe yapıldı kayyum atandı'

Eş başkanlık sistemimize Van halkı onay verdi ve belediye başkanlarımızı göreve getirdi. Ancak bir kayyum atandı. Belediye eşbaşkanlarımız görevden alındı. Onların yerine bir adam şu an belediyede, o makamda, o koltukta oturuyor. Van halkı o tek insana oy vermedi. Van halkı DEM Parti'nin eş başkanlarına, belediye eş başkanlarına oy verdi. Ancak bu irade yok sayıldı. Bu iradeye darbe yapıldı. Şimdi tam da barış ve demokratik sürecin gereği olarak hızla adımların atılması gereken bir süreci örüyoruz. Bunu inşa etmeye çalışıyoruz. Eğer bu sürece destek vermek istiyorsanız bu sürecin bir barış sürecine, gerçek bir barışa, onurlu bir barışa evrilmesini istiyorsanız o zaman kayyumları alacaksınız. Abdullah Zeydan ve Neslihan Şedal'ı o göreve geri göndereceksiniz, kayyumlar kabul edilemez.

'Bütün belediye başkanlarını göreve geri dönmesi sürece ivme kazandırır'

Bu haksızlık, bu hukuksuzluk asla ve asla kabul edilemez. Yine Bahçesaray ilçemizde belediye eş başkanlarımız görevlerine geri dönmelidir. Diğer kentlerde de bütün belediye başkanlarının görevlerine geri dönmesi bu sürece ivme kazandırır. Kayyımların geri alınması barışa büyük bir katkı sağlar diyoruz.

Barışın ne kadar elzem olduğunu, barışın ne kadar kıymetli olduğunu, barışın ne kadar önemli olduğunu bugünlerde daha iyi biliyor ve anlıyoruz. Hemen yanı başımızda İran'da yaşanan savaş asla kabul edilir bir durum değildir. Biz savaşları değil, barışları örgütlüyoruz.

'Her sorun müzakere ve diyaloğ ile çözülebilir'

Biz savaşlara dünyanın neresinde olursa olsun karşı çıkıyoruz. Belki diktatör bir rejim vardı İran'da ama inanın savaş hiçbir şeye çare değil. Savaş hiçbir yaraya merhem değil. Ne savaşlara onay veriyoruz ne diktatörlüğe onay veriyoruz, ne de zalim, zorba rejimlere onay veriyoruz. Her sorun masa başında çözülebilir. Her sorun müzakere ile ve diyalogla çözülebilir. O yüzden bir kez daha İran'a yapılan savaşın da bir an önce durması ve Kürt halkı başta olmak üzere orada yaşayan bütün halkların özgürlüğüne kavuşması gerekiyor.

Kürt halkı uzun yıllardır acılar yaşıyor biliyoruz. Ama bundan sonra Kürt halkının, dilinin, kimliğinin, kültürünün garanti altına alındığı, eşit yurttaşlar olarak yaşadıkları, her yerde buna göre davranılması ve eşit yurttaş talebinin mutlaka hayata geçilmesi gerektiğinin altını bir kez daha çizmek istiyorum. Kürtler kendi dilleriyle yaşamak istiyor. Kürtler kendi kültürleriyle yaşamak istiyor. Kürtler kendi bulundukları coğrafyada diğer halkların sahip olduğu bütün haklara sahip olmak istiyor. Kürt katliamı, Kürtlere yapılan saldırı, Kürtlere yaşatılan haksızlık ve hukuksuzluk artık bitmelidir.

2026 yılında, dünya'nın artık yapay zekayla yönetildiği bir dönemde ve süreçte halkların kırımına, halkların katledilmesine, halkların inkar edilmesine artık izin vermiyoruz. İzin vermeyeceğiz. Savaşlar bitsin, barış gelsin. Barış tüm Orta Doğu'ya gelsin. Barış Kürt halkına gelsin. Barış mazlum halklara gelsin. Barış bu ülkede ezilene gelsin, yok sayılana gelsin. barış tabiki kadınlar gelsin diyorum.'

Öcalan'ın mesajı

Konuşmaların ardından terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın miting için gönderdiği mesaj okundu. 'Barışın gerçek inşacıları kadınlardır' diyen Öcalan'ın mesajı şöyle:

'Kadın özgürlük sorunu, günümüzün en can alıcı merkezi sorunudur. Demokratik topluma ulaşmanın, sosyalist olmanın temel koşulu kadın ile kurulan demokratik, eşit ve özgür ilişkidir. Gerek demokratik modernite paradigması ve gerekse de jineolojî ile geliştirdiğimiz kavramsal ve kuramsal çerçeve temelinde bu konuda önemli bir başlangıç yapılmıştır. Ancak bunun pratik politikası, yani inşası temel sorumluluk ve görev olarak önümüzde durmaktadır. Kadın açısından tarih, şimdi ve gelecek ilişkiselliğinin doğru kurulması önemlidir. İnsanlık tarihinde ana-kadının inşa gücüyle toplumsal yaşam mümkün olmuştur. Kadının inşa gücü insanın toplumsallaşmasına yol açmıştır. Bu noktada en önemli husus, insanlık inşasının kadın tarafından ve komünal temelde gerçekleşmesidir. Bu husus oldukça önemlidir ve dolaysız olarak günümüz ve geleceğimiz kadın özgürlüğüyle bağlantılıdır. Hem kadının köleleştirilmesinin bilince çıkarılması şimdi ve gelecekte özgür kadının inşası açısından önemlidir. Bununla birlikte, toplumsal sorunun nasıl başladığı da iyi anlaşılmalıdır. Barışın gerçek inşacıları kadınlardır. Barış ve demokrasiyi kadınlar getirebilirler. Yeni yaşamı kadınlar komünleşmeyle kurabilir. Kadın artık metaların kraliçesi değil, özgürlüğün tanrıçası olarak, güncellenmiş ve gerçekleşmeye doğru yüz tutan özgürlüksel yaşamla karşı karşıyadır.'

Miting konserle son buldu.