(ANKARA) - ABD'li Demokrat Senatör Chris Van Hollen, ABD Senatosu'nda İran'a ilişkin yapılan kapalı oturumun ardından yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin İran'a saldırı kararında tutarsızlıklar olduğunu belirterek, 'Donald Trump'ın ülkeye verdiği, bizi yeni savaşlara sürüklemeyeceği yönündeki sözünü neden bozduğuna dair hiçbir açıklama yok ve bu meselenin aslında neyle ilgili olduğuna dair anlatılar sürekli değişiyor' dedi.
Van Hollen, ABD'nin İran'a yönelik saldırısına ilişkin açıklama yaptı. ABD yönetiminin İran'a yönelik askeri adımlarına ilişkin gerekçelerin sürekli değiştiğini belirten Hollen, şu ifadeleri kullandı:
'Biraz önce yönetimin Senato'ya İran'daki durum hakkında verdiği brifingden çıktım. Kapalı kapılar ardında duyduklarımız, kamuoyuna açık şekilde duyduklarımızdan pek de farklı değil, yani tam bir tutarsızlık. Donald Trump'ın ülkeye verdiği, bizi yeni savaşlara sürüklemeyeceği yönündeki sözünü neden bozduğuna dair hiçbir açıklama yok ve bu meselenin aslında neyle ilgili olduğuna dair anlatılar sürekli değişiyor.
Bugün Oval Ofis'te bile Başkan farklı gerekçeler öne sürüyordu. Bir yandan bunun İran'ın nükleer programını hedef almak için yapıldığını söylüyorlar. Oysa İran'ın nükleer silah kapasitesinin olmadığını biliyoruz. Nitekim Başkan geçen yıl bu kapasitenin 'tamamen yok edildiğini' söylemişti. Sonra 'İran'ın balistik füzelerini hedef alacağız' diyorlar. Oysa İran'ın ABD'ye ulaşabilecek balistik füzeleri yok. Sıfır.
Donald Trump ayrıca İran halkını 'özgürleştireceğini' söyledi. Ancak CIA'in değerlendirmelerine dair kamuya yansıyan raporlara bakarsanız, İran'daki mevcut liderliği ortadan kaldırmanız durumunda yerine çok daha radikal bir grubun gelme ihtimalinin yüksek olduğu sonucuna varıldığı görülüyor.
Ama Dışişleri Bakanı Rubio'dan bildiğimiz şu ki İran'a saldırma kararı Netanyahu tarafından alındı. Ve şimdi burada, Başbakan Netanyahu'nun 40 yıldır yapmak istediği şeyi yapıyoruz, İran'a saldırmak. Tek fark, Netanyahu'nun daha önce ABD'yi bu savaşa sürükleyecek kadar 'aptal' bir başkan bulamamış olmasıydı. Şimdi Donald Trump bunu yaptı ve yönetimin bu işin nihai hedefinin ne olduğuna dair hiçbir fikri yok.'





