Haber: Buse ÖZBEY
(ANKARA) - Afşin-Elbistan A Termik Santrali'ne eklenmesi planlanan 5. ve 6. üniteler için verilen ÇED olumlu kararının iptali istemiyle açılan davaların duruşmaları Kahramanmaraş İdare Mahkemesi'nde görüldü. Duruşma sonrasında TTB adına yapılan açıklamada, 'Halk sağlığını tehdit eden ve bilimsel olarak riskleri ortaya konmuş bu tür projelerin sürdürülmesinin kabul edilebilir olmadığı açıktır' denildi.
Elbistan ve Nurhak Belediyeleri, Türk Tabipleri Birliği (TTB), TEMA Vakfı, Greenpeace Türkiye ve bazı bölge sakinleri tarafından açılan üç ayrı davanın duruşmaları, Kahramanmaraş İdare Mahkemesi'nde yapıldı.
Davacılar adına yapılan açıklamalarda, Afşin-Elbistan bölgesinde yaklaşık 40 yıldır faaliyet gösteren kömürlü termik santrallerin çevre ve halk sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığı savunularak, projeye ilişkin ÇED kararının iptal edilmesi talep edildi.
40 YILDIR VERİLEN MÜCADELEYİ ANLATTILAR
Duruşmada söz alan bölge sakinleri, yaklaşık 40 yıldır kömürlü termik santrallerin yarattığı çevre ve sağlık sorunlarıyla mücadele ettiğini anlattı. Santralin faaliyete geçmesinden bu yana üzüm bağlarının, meyve bahçelerinin ve verimli tarım arazilerinin büyük ölçüde yok olduğunu belirten yurttaşlar; hava kirliliğinin ve solunum yolu hastalıklarının yaşamın sıradan bir parçası hâline geldiğini ifade etti.
Duruşma sonrasında açıklama yapan TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Eylem Tuncaelli, kömürlü termik santrallerin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkati çekerek, mahkemenin vereceği kararın Türkiye'nin enerji ve iklim politikaları açısından önem taşıdığını söyledi.
'BU PROJELERİN SÜRDÜRÜLMESİ KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL'
TTB adına yapılan açıklamada da Afşin-Elbistan bölgesinin uzun yıllardır kömürlü termik santrallerin oluşturduğu çevresel ve sağlık sorunlarıyla karşı karşıya olduğu belirtilerek, şunlar kaydedildi:
'Afşin Elbistan bölgesi uzun yıllardır kömürlü santrallerin yarattığı ağır çevresel ve sağlık yüküyle karşı karşıyadır. Hava kirliliği, su ve toprakta biriken sağlığa zarar verici kirleticiler bölge halkının yaşamını doğrudan etkilemekte; özellikle solunum yolu hastalıkları ve kanser vakalarında ciddi artışlara yol açmaktadır. Halk sağlığını ve sağlık hakkını korumakla ve savunmakla yükümlü bir meslek örgütü olarak, sağlığın yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmadığını; çevresel risklerin önlenmesinin de temel bir yükümlülük olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, halk sağlığını tehdit eden ve bilimsel olarak riskleri ortaya konmuş bu tür projelerin sürdürülmesinin kabul edilebilir olmadığı açıktır.'
'MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRÜRECEĞİZ'
Elbistan Belediye Başkanı Erkan Gürbüz ise belediye olarak bölgenin doğal kaynaklarının ve halk sağlığının korunmasına yönelik hukuki süreci takip ettiklerini belirtti. Gürbüz, şöyle devam etti:
'Hâlihazırda faaliyet gösteren Afşin-Elbistan A ve B Termik Santralleri, sekiz ünitesi ve toplam 2 bin 795 megawatt kurulu gücüyle bölge üzerinde ciddi bir çevresel yük oluşturmaktadır. Bilimsel çalışmalar, söz konusu santrallerin kuruluşlarından 2020 yılına kadar yaklaşık 17 bin 500 erken ölüme neden olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle bugün görülen dava yalnızca Afşin-Elbistan için değil; halk sağlığı, çevre ve gelecek nesillerin yaşam hakkı açısından da büyük önem taşımaktadır. Elbistan Belediyesi olarak vatandaşlarımızın sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını savunmaya ve ilçemizin geleceğini ilgilendiren her konuda hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.'
'TARİHİ BİR KARAR OLMASINI UMUT EDİYORUZ'
Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay da bilirkişi raporlarında projenin kamu yararı açısından uygun bulunmadığının değerlendirildiğini belirterek, mahkemenin vereceği kararın Türkiye'nin kömürlü termik santral politikaları açısından önem taşıyacağını dile getirdi. Alpay, şunları söyledi:
'Açtığımız ÇED iptali davasında hazırlanan bilirkişi raporları, bu ek ünitelerin yapılmasının kamuoyunun yararına olmadığını açıkça ortaya koydu. Planlanan bu genişleme, Türkiye'deki tek yeni termik santral projesi olmasının yanı sıra Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı'na (OECD) üye ülkeler arasında inşa edilmesi planlanan 5 termik santralden biri. Yani ömrünü doldurmuş kömürlü termik santrallerin son tutunma çabalarından. Bu proje ne Türkiye'nin iklim değişikliğini durdurmaya ilişkin verdiği taahhütleriyle ne de bu yıl başkanlığını yapacağı dünyanın en büyük iklim zirvesi olan COP31'deki iklim liderliği iddiasıyla uyuşuyor. Türkiye'nin gerçek bir iklim liderliği sergilemesi için atması gereken ilk adım, Afşin Elbistan A Termik Santrali'ne yapılması planlanan ek ünitelerin iptal edilmesi olmalı. ÇED iptali için görülen bu duruşma bu nedenle Türkiye'de kömürlü termik santrallerin geleceği adına tarihi bir duruşma oldu. Kararın da Türkiye'yi kömürden çıkışa yaklaştıracak tarihi bir karar olmasını umut ediyoruz.'