Haber: Mehmet Duran ÖZKAN
(MALATYA) - CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba iki danışmanının tutuklu olduğunu belirterek, 'Bir kirli kampanyayla karşı karşıyayım. Maalesef deprem döneminde birilerine yapılan bağışlar üzerinden bizi suçlu gibi göstermeye çalışıyorlar' dedi.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Malatya Özgür Özel Çalışma Ofisi'nde partililerle bir araya geldi. Ağbaba, burada yaptığı konuşmada hakkında siyasi bir kampanya yürütüldüğünü söyledi. 6 Şubat depremleri döneminde yapılan yardımlardan dolayı vicdanının rahat olduğunu belirten Ağbaba, şunları kaydetti:
''Bir kirli kampanyayla karşı karşıyayım. Üzerimizden bir kirli kampanya yürütülmeye çalışılıyor. Maalesef deprem döneminde birilerine yapılan bağışlar üzerinden bizi suçlu gibi göstermeye çalışıyorlar. İki danışmanımı da tutukladılar. Yapılanlara tüm Malatya şahit. Deprem döneminde yapılanlar açısından benim utanacağım bir şey yok, başımı eğeceğim hiçbir durum yok. Depremin ilk gününden itibaren bütün Malatya şahit. Muhtarlar şahit, konteyner kentler şahit, fakir fukara şahit.'
'DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN GELEN YARDIMLARI İHTİYAÇ SAHİPLERİNE ULAŞTIRDIK'
Depremin ardından dünyanın birçok ülkesinden yardım ulaştığını belirten Ağbaba, bu yardımların örgütleri aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine dağıtıldığını ifade ederek, şöyle konuştu:
'O günden itibaren dünyanın dört bir yanından yardımlar geldi. İnsanlar yardımlar gönderdi. Biz de bu yardımları örgütümüz, milletvekillerimiz ve belediye başkanlarımızla birlikte dağıttık. Tüm insanlar buna şahittir. Bakın, her mahallede aşevleri kurduk. Binlerce insana her akşam sıcak yemek verdik. Gençlere kartlar dağıttık; yardım kartları, beyaz eşya, su, ekmek... Hatırlayın, depremin ilk günlerinde yüzlerce ekmek dağıttık. Depremin ilk günü, ilk akşam insanlar su bulamıyordu, kurabiye bulamıyordu. En azından bir kamyon su ve radyo getirdik. İki kamyon su dağıttık, meyve suyu getirdik. Her ateş başına, dışarıda kalan her kişiye, ta Çöşnük'ten Organize Sanayi Bölgesi'ne kadar ulaştık. İnsanlar açken onların dertlerine derman olduk. Tabii ki bunu tek başıma yapmadım, yapmam da mümkün değil. Örgütüm yaptı, örgütlerimiz yaptı, milletvekillerimiz yaptı. Zaman zaman yardım talepleri alıyorduk, hesap numarası veriyorduk, yardımlar oraya gidiyordu. Zaman zaman da insanlar, 'Ben de yardım etmek istiyorum' diyerek danışmanıma ulaşıyordu. Ama bunların hiçbiri suç değil.'
'BİR LOKMASI BİLE BOĞAZIMDAN GEÇTİYSE HARAM OLSUN'
Toplanan yardımların tamamının depremzedeler için kullanıldığını söyleyen Ağbaba, iddiaları reddederek, şu ifadeleri kullandı:
'Deprem döneminde bizim dışımızda sahada olan neredeyse hiç kimse yoktu. Adeta bir devlet gibi, büyükşehir belediyesi gibi çalıştık. Hepimiz buna şahidiz. Kimin ne ihtiyacı varsa hiçbir zaman 'yok' demedik. Özel çocuklar şahittir. Onların evlerinde klima yoktu. 60'a yakın klima temin ettik. O çocuklar şahittir, gidin sorun. Bu paralar nereye harcanmış, yalnızca çocuklara sorun. Gidin Hoca Ahmet Yesevi Mahallesi'ne sorun, Yeşiltepe'ye sorun, Cemal Gürsel Mahallesi'ne sorun, konteyner kentlere sorun. O harcamaların hepsinin kaynağı belli, kime dağıtıldığı da bellidir. Benim vicdanım rahat, alnım açık. Utanacağım hiçbir şey yok. Toplanan yardımların tamamı Malatya'daki depremzedeler için harcanmıştır. Bir lokması bile boğazımdan girdiyse bana haram olsun. Bu iftirayı atanları da sizin vicdanlarınıza havale ediyorum. Benim sizlerin karşısında vicdanım rahat, alnım açık, başım dik. Hepiniz biliyorsunuz, tüm Malatyalılar da biliyor. Gidin muhtarlara telefon açın. Rastgele 10 kişiyi arayın, Veli Ağbaba yardım yapmış mı yapmamış mı sorun.'




