Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fon krizine ilişkin açıklamalarını köşesine taşıdı. Erdoğan'ın 21 Ekim'de AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada kendi seçmenine yönelik ifadelerini değerlendiren Hakan, özellikle parti tabanından gelen eleştirilerin önemsenmesine dikkat çekti.
22 Ekim tarihli yazısında Erdoğan'ın sözlerini ele alan Hakan, fon tartışmalarında partiye destek veren kesimlerden yükselen itirazların dikkate alınmasını önemli bulduğunu ifade etti.
Erdoğan'ın parti tabanına mesajını değerlendirdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, grup toplantısında fon krizinin yalnızca yatırımcıları değil, aileleriyle birlikte geniş bir kesimi etkilediğini belirterek konunun üzerine kararlılıkla gidildiğini söylemişti.
Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri ise kendi seçmenlerinden gelen eleştirilere yaklaşımı oldu.
Fon meselesinin uzun yıllardır AK Parti'ye destek veren çevreler tarafından da yakından takip edildiğini bildiklerini belirten Erdoğan, eleştirel tutum sergileyen seçmenlerine teşekkür etmişti.
Ahmet Hakan, köşe yazısında bu yaklaşımı ele alarak Erdoğan'ın sorgulayan ve yanlışlara itiraz eden parti tabanını sahiplenmesini olumlu değerlendirdi.
Ahmet Hakan'dan dikkat çeken değerlendirme
Hakan, “Fon soygununu eleştiren tabana övgü” başlıklı yazısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendi seçmeninden gelen eleştirileri dikkate alan açıklamalarına odaklandı.
Erdoğan'ın sözlerinin yalnızca fon krizine ilişkin olmadığını, siyasi hareketlerle seçmenleri arasındaki ilişki bakımından da önem taşıdığını savundu.
Hakan, Cumhurbaşkanı'nın bu yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinde, “Erdoğan'ın açtığı bu yol, çok kıymetli bir yoldur” ifadelerini kullandı.
Yazısında, tabandan gelen eleştiri ve uyarıların dikkate alınmasının siyasi hareketlerin kendilerini geliştirmelerine katkı sağlayabileceğini belirtti.
Hüdayi Vakfının bildirisi de gündeme geldi
Ahmet Hakan, değerlendirmesinde Aziz Mahmud Hüdayi Vakfının fon krizi üzerinden yaptığı açıklamaya da değindi.
Vakfın “Toplumsal Çürümeyi Kabul Etmiyoruz” başlıklı bildirisini hatırlatan Hakan, Erdoğan'ın parti tabanından gelen eleştirileri sahiplenen bir tutum ortaya koyduğunu savundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında, İslam inancındaki iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma ilkesine atıfta bulunması da yazıda öne çıkan ayrıntılar arasında yer aldı.
Erdoğan: Eleştiren bir tabanımız var
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Ekim'deki konuşmasında AK Parti'nin yalnızca siyasi kadrolardan oluşmadığını, partiye destek veren ve gerektiğinde eleştiren seçmenlerin de önemli olduğunu ifade etmişti.
Erdoğan, konuşmasında şu sözleri kullanmıştı:
“Ne mutlu bize ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var. Ne mutlu bize ki yanlışa yanlış, doğruya doğru diyen bir seçmenimiz var.”
Cumhurbaşkanı, partiye yönelik tavsiye ve eleştirileri önemsediklerini belirterek yapıcı uyarılara kulak vermeyi sürdüreceklerini söylemişti.
Fon krizinde üç aşamalı yol haritası
Erdoğan, aynı grup toplantısında fon krizinin çözümüne ilişkin hükümetin izlediği yol haritasını da açıklamıştı.
İlk aşamada tasfiye kararı verilen fonlarda bulunan yatırımcı birikimlerinin ödenmesine öncelik verildiğini belirten Erdoğan, Meclis gündemindeki düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle ödeme işlemlerinin hızlanacağını ifade etmişti.
İkinci aşamada manipülasyon yoluyla haksız kazanç elde ettiği iddia edilen kişiler hakkında yargı süreçlerinin yürütüldüğünü, üçüncü aşamada ise benzer sorunların tekrar yaşanmaması için yeni tedbirler hazırlanacağını bildirmişti.
Erdoğan, tasfiye sürecindeki fonlardan etkilenen 455 bini aşkın yatırımcının durumunu yakından takip ettiklerini de söylemişti.
Siyasi tartışmalarda yeni bir başlık
Fon krizi üzerinden başlayan tartışmalar, yatırımcıların mağduriyetlerinin yanı sıra siyasi sorumluluk ve denetim konularını da gündeme taşıdı.
Ahmet Hakan'ın son yazısı ise tartışmaların parti tabanından gelen eleştiriler boyutuna odaklandı.
Hakan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendi seçmeninden yükselen itirazları dikkate alan sözlerini önemli bir yaklaşım olarak yorumlarken, fon soruşturmasının hukuki ve ekonomik boyutlarına ilişkin süreç devam ediyor.





