Gündem

AİHM, Ekrem İmamoğlu başvurusunu ciddi buldu, Türkiye'den 6 soruya yanıt istedi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), CHP'nin cumhurbaşkan adayı tutuklu Ekrem İmamoğlu'nun bireysel başvurusunda, Türkiye'den 6 soruya yanıt istedi. Mahkeme hükümete, 'tutuklamanın başka amaçlarla yapılıp yapılmadığı', 'seçim sürecine aktif katılımına engel olup olmadığı' sorularını da yöneltti. Hükümetten, başvurucu hakkında yürütülen ceza davasına ilişkin dosyada bulunan tüm belgeleri de sunması istendi. AİHM'e resmi yanıt ve savunma süreci, Adalet Bakanlığı bünyesindeki İnsan Hakları Daire Başkanlığı'nca yürütülecek.

(ANKARA) - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), CHP'nin cumhurbaşkan adayı tutuklu Ekrem İmamoğlu'nun bireysel başvurusunda, Türkiye'den 6 soruya yanıt istedi. Mahkeme hükümete, 'tutuklamanın başka amaçlarla yapılıp yapılmadığı', 'seçim sürecine aktif katılımına engel olup olmadığı' sorularını da yöneltti. Hükümetten, başvurucu hakkında yürütülen ceza davasına ilişkin dosyada bulunan tüm belgeleri de sunması istendi. AİHM'e resmi yanıt ve savunma süreci, Adalet Bakanlığı bünyesindeki İnsan Hakları Daire Başkanlığı'nca yürütülecek.

AİHM, Ekrem İmamoğlu'nun yaptığı bireysel başvuruyu ciddi bularak, hükümetten açıklama istedi.

AİHM İkinci Bölümü'nün bugün tarihli kararında, Ekrem İmamoğlu'nun, 'tanınmış bir siyasetçi ve ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir üyesi olduğu, 2019 yılında yapılan yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği, 2024 yılında yeniden seçildiği, bu başvuruya yol açan olayların meydana geldiği tarihte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığı ve yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olarak belirlendiği' aktarıldı.

Kararda, 19 Mart 2025 tarihinde, bir ceza soruşturması kapsamında İmamoğlu'nun konutunda polis memurları tarafından arama yapıldığı ve aynı gün gözaltına alındığı hatırlatılarak, daha sonra soruşturma dosyasına gizlilik kararı getirildiği, İmamoğlu'nun bu karara yaptığı itirazın hâlen derdest olduğu anlatıldı.

Ekrem İmamoğlu'nun soruştuma süreçleri ile tutukluluğa itiraz süreçlerine yer verilen AİHM kararında, başvurucunun tutukluluğunun devamına verilen kararlara ilişkin itirazlarının da reddedildiği aktarıldı.

AYM başvurusu hala derdest 

Başvurucunun, 13 Mayıs 2025 tarihinde, esas itibarıyla mahkemeye sunduğu şikayetlerle aynı nitelikte olan iddiaları ileri sürerek, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunduğu, bu başvurunun da halen Anayasa Mahkemesi önünde derdest durumda bulunduğu ifade edilen AİHM kararında, başvurucunun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşme'nin 'özgürlük ve güvenlik hakkı'nı düzenleyen 5. maddesinin, 'hakların kötüye kullanılması' yasağını düzenleyen 18. maddesinin ve ayrıca 'serbest seçim hakkı'nın ihlal edildiğinden şikayette bulunduğu belirtildi.

AİHM İkinci Bölümü, başvuruyla ilgili hükümete şu soruları yöneltti: 

'1- Başvurucu, Sözleşme'nin 35/1 maddesi uyarınca başvurusuna ilişkin olarak tüm etkili iç hukuk yollarını tüketmiş midir?

2 - Başvurucunun tutuklu yargılanması, Sözleşme'nin 5/1 maddesinin gerekleriyle uyumlu mudur? Özellikle, başvurucu Sözleşme'nin 5/1 (c) maddesi anlamında bir suç işlediğine dair 'makul şüphe' temelinde mi tutuklanmıştır? Başvurucunun tutuklandığı sırada dosyada mevcut olan deliller, objektif bir gözlemciyi başvurucunun isnat edilen suçları işlemiş olabileceğine ikna etmeye yeterli midir? 

'Tutukluluk süresi 'makul süre' şartını ihlal etmekte midir?' 

3- Başvurucunun ilk ve devam eden tutukluluğuna karar veren hakimler, Sözleşme'nin 5/3 maddesi uyarınca, söz konusu özgürlükten yoksun bırakmayı haklı göstermek için ilgili ve yeterli gerekçeler sunma yükümlülüklerini yerine getirmiş midir? Ayrıca, başvurucunun tutukluluk süresi, Sözleşme'nin 5/3 maddesinde öngörülen 'makul süre' şartını ihlal etmekte midir?

4- Başvurucu, Sözleşme'nin 5/4 maddesi uyarınca, özgürlüğünden yoksun bırakılmasının hukuka uygunluğunu denetletebileceği bir başvuru yoluna sahip olmuş mudur? Özellikle, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması nedeniyle başvurucu tutukluluğuna etkili bir şekilde itiraz edememiş midir? Başvurucu, Anayasa Mahkemesi önünde, tutukluluğunun hukuka uygunluğunun süratle incelenmesini ve gerektiğinde serbest bırakılmasını sağlayabilecek etkili bir başvuru yoluna sahip olmuş mudur?

'Devlet tarafından uygulanan sınırlamalar, öngörülen amaçlar dışında bir amaçla mı uygulanmıştır?'

5- Mevcut olayda devlet tarafından uygulanan sınırlamalar, görünürde Sözleşme'nin 5. maddesine dayanmakla birlikte, bu hükümlerde öngörülen amaçlar dışında bir amaçla mı uygulanmıştır?

'Tutukluluk seçilme hakkını kullanmasını ve seçim sürecine etkin katılımını engellemiş midir?'

6 - 1 No'lu Protokol'ün 3. maddesi, başvurucunun cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılımına getirildiği iddia edilen sınırlamalar bakımından uygulanabilir midir? Başvurucu hakkında başlatılan ceza yargılaması ve siyasi amaçlarla uygulandığı iddia edilen tutukluluk, başvurucunun seçilme hakkını kullanmasını ve seçim sürecine etkin katılımını engellemiş midir?'

AİHM ayrıca hükümetten, başvurucuya ilişkin soruşturma dosyasının ilgili kısımlarının bir örneğini ve başvurucu hakkında yürütülen ceza davasına ilişkin dosyada bulunan tüm belgeleri sunmasını istedi.

Bundan sonra ne olacak? 

AİHM İkinci Bölümü'nün bu bildirimi, mahkemenin başvuruyu ciddi bularak incelemeye aldığı anlamına geliyor. Bu kapsamda AİHM'in hükümetten istediği savunma, ilgili dosyalar ve delillerin, Adalet Bakanlığı'nca AİHM İkinci Bölümü'ne gönderilmesi gerekiyor.

AİHM'in hükümete verdiği sorulara ilişkin resmi yanıt ve savunma süreci, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bünyesindeki İnsan Hakları Daire Başkanlığı'nca yürütülüyor.

Bu belge ve bilgilerin gelmesinin ardından Ekrem İmamoğlu'nun hükümetin bu savunmasına karşı cevap hakkı bulunuyor. 

Tüm bu süreçlerin ardından AİHM'in, tüm belge, savunma ve cevapları inceleyerek kabul edilebilirlik ve esas aşamında bir karar vermesi bekleniyor.

Hükümet 16 haftalık süre içinde savunmasını sunacak 

İlke olarak hükümet, 16 haftalık süre içinde savunmasını AİHM'e sunmak zorunda. Bu gözlemler daha sonra 4 haftalık süre içinde cevabını sunması için başvurucuya iletilecek. Başvurucudan bu aşamada hakkaniyete uygun tatmin talebini de bildirmesi istenecek. Başvurucunun cevabı ve talepleri ise son kez gözlemlerini sunabilmesi için hükümete gönderilecek. Bu gözlemlerin de gelmesinin ardından karar taslağı hazırlanan başvuruyu hakim-raportör, karar için dairenin önüne getirecek.