(AFYONKARAHİSAR) - Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, 'Baraj problemi olmayan bir partiyiz. Anahtar Parti, Türk milletinin önümüzdeki dönemi için merkez namzetidir. Siyasetin merkezine bir yönetim teklif ediyoruz. Kimlik tartışması, değer tartışması yapmayacağız' dedi. 

Ağıralioğlu, partisinin Afyonkarahisar İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenledi. Anahtar Parti'nin herkesin kapısını çalabilecek, herkesten oy isteyebilecek bir parti olduğunu söyleyen Ağıralioğlu, 'Aleviydi, Sünniydi, sağcıydı, solcuydu, Türkmendi, Kürttü diye milletin ayaklarına bağlanmış prangalardan milletin kurtarılmasının yolunun, 86 milyonun aile olarak görülebildiği, ay yıldızlı al bayrağın altında cumhuriyetimizin demokrasi ve hukukla taçlanmış güçlü geleceğine zengin bir ülke kurabilmeye inanıyorum' diye konuştu.

Yeni bir siyasi merkez inşa etmeye karar vererek Anahtar Parti'yi kurduklarını, Türkiye'de partiye değil, plana ihtiyaç olduğunu söyleyen Ağıralioğlu, sözlerine şöyle devam etti:

'6 yıldır Sayın Cumhurbaşkanı enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmekten bahsetmektedir. O yüzden baktık ki düşmüyor. Bu kadar başarısızlığa rağmen seçimde de başarılı olunamıyorsa, birtakım müeyyideler konulmalıdır. Lüzumsuz lakırdıya gerek yoktur. 8 çeyrekte enflasyonu tek haneli rakamlara düşüremeyen hükümet, 90 gün içinde seçime gider diye bir madde Anayasa'ya yazılmalıdır. Başarısız hükümet seçime gider diye bir karineyi biz Anayasa'ya yazmalıyız. Yani 8 çeyrekte, 2 buçuk senede Anayasa'ya bir hüküm yazalım ki başımıza ne geleceğini bilelim.

Kuruluşumuzdan bugüne canhıraş sahalardayız. Çok zor bir mücadeleyi verdik, başardık; bütün illerimizle teşkilatlandık. Birkaç ilçemiz tamamlanınca da 900 olacak. Yani Türkiye'nin tamamında teşkilatlandık. 161'inci parti olarak kurulduk. Şu anda ilk beşteyiz. Baraj problemi olmayan bir partiyiz. Anahtar Parti, Türk milletinin önümüzdeki dönemi için merkez namzetidir. Siyasetin merkezine bir yönetim teklif ediyoruz. Kimlik tartışması, değer tartışması yapmayacağız. Merkezine adaleti koyduğumuz, hesap verilebilirliği önemsediğimiz, öncelediğimiz, şeffaflığı bir sisteme dönüştürdüğümüz, parlamentoyu etkin hâle getireceğimiz, yargıyı tam bağımsız olarak milletin sığınacağı liman hâlinde planlayacağımız, eğitimin kalitesini, üretimin niteliğini, millete nitelikli gıda yedirme hassasiyetini, kendi kendine yeten bir ülke diye bir söz vardı; sözde kalmasın da Türk milletinin yine övüncü olsun diye kendi kendine yetebilen bir ülkeyi yeniden ayağa kaldıracağız. Eğitimsiz mümkün değil, üretimsiz mümkün değil, parolası Anahtar Parti'nin parolasıdır. Eğitimsiz kalkınamayız, üretimsiz başaramayız.'

Sırrı Süreyya Önder ölümünün 1'inci yılında mezarı başında anıldı... Bakırhan: 'Söz veriyoruz barışı mutlaka bu ülkeye hep birlikte getireceğiz'
Sırrı Süreyya Önder ölümünün 1'inci yılında mezarı başında anıldı... Bakırhan: 'Söz veriyoruz barışı mutlaka bu ülkeye hep birlikte getireceğiz'
İçeriği Görüntüle

Siyasette nezaketin mecburiyet olduğunu, her evde farklı görüşlerden veya partilerden kişilerin olabileceğini vurgulayan Ağıralioğlu, 'Bölücülük hariç, devlet-millet düşmanlığı hariç partililiğin aileye konuşulur gibi konuşulması gerektiğine çok inanırım. Çünkü kendi ailemizden başka partiye oy veriyorlar diye kimsenin kalbini kırmıyorsanız, milletinizi de aile sayacaksınız. Siyasetin terbiyesi bence bunu mecbur hâle getiriyor' dedi.

'Türk milleti yerinde değil diye dünyanın bu hâlde olduğuna inanıyorum'

Türk milleti yerinde duramadığı için dünyanın dengesinin bozulduğuna inanırım. Türk milletini tarihten çektikleri için çekmeye çalıştıkları için dünyanın muvazenesinin bozulduğuna inanırım. Herkes kendisi gibidir. Türk milleti kendisi gibi olamadığı için dünyanın bu hâlde olduğuna inanırım. Bize karşı üstünlük sağlayamadıkları günlerden itibaren Türk milletini güçlü yapan her şeyi bozmaya kastetmiş bir hesabın Türk milletine bu finali yaşattığına inanırım. İnsanlığa borcumun eşiti bende şu; Türk milletini yerine taşımak. Gazze'ye merhametin eşiti bende şu; Türk milletini eski kudretli zamanlarına taşımak. Doğu Türkistan'a bir şeyler yapabilir miyizin eşiti; Türk devletini kudretli hâle getirmek. Musul'a, Kerkük'e, Karabağ'a, Azerbaycan'a, neremiz varsa, nerede hicrana düşmüşsek, insanlığın ufkunda nerede zulüm varsa, ufuk karardıysa orada aydınlık için Türk milletini insanlığın ufkuna teklif etmek. Dolayısıyla benim Türkçülük Günü vesilesiyle Türklüğüm adına, Müslümanlığım adına, cumhuriyetçiliğim adına muhafaza etmek istediklerimin merkezine Türk milletini koyuyorum. Çünkü Türk milleti yerinde değil diye dünyanın bu hâlde olduğuna inanıyorum ben.

Cumhuriyeti şöyle bir nimet biliyorum; ben Trabzon'da doğdum, Yozgat'ta büyüdüm. Cumhurbaşkanlığı dâhil devletin bütün makamlarına hayal kurabiliyorsam bana bunu cumhuriyet veriyor. Hakkâri'den bir cumhurbaşkanı gelir; Kürt de olur, Zaza da olur, Alevi de olur, Sünni de olur, Tunceli'den de gelir, her yerden gelir. Bu toprakların evlatları her makama talip olur, her makama gelir. Kimseye 'Sen tutmazsın, Kürtsün, Alevisin, Sünnisin' denilmez. Herkes her istediği yerden gelir. Cumhuriyet de zaten bunun imkânı demektir. Tayyip Erdoğan Rize'den katılmış yarışmaya, devletin en üst makamına gelmiş. Abdullah Bey Kayseri'den katılmış yarışmaya, Demirci Ahmet'in oğlu cumhurbaşkanı olmuş. Binali Bey Erzincan'dan. Kara Kuvvetleri Komutanımız var, Genelkurmay Başkanlarımız var. Hava Kuvvetleri Komutanı Malatya'dan. Cumhurbaşkanı çıkarmışız, Bayburt'tan kuvvet komutanı çıkarmışız. Kürt Cumhurbaşkanımız da olmuş. Kimin aklına gelmiş 'Bu Kürt'tür?' Kim diyebilir 'Bu Kürt'tür, bu Türkmen'dir?' Ne demek yani, ne münasebetsiz laflar bunlar? O yüzden biz 85 milyon bir aileyiz ve bu aile bütünümüz içerisinde kimsenin aidiyetini, ekâliyetini konuşuyor değiliz; hürmetsizlik yok. Ama terör ve terörizme müsamaha asla yok, asla. Böyle bir şeye müsaade edemeyiz.'

Kaynak: ANKA