Gündem

Anahtar Parti Sözcüsü Geçen: 'Sayın Barrack haddini bilecek; Türkiye Cumhuriyeti devleti bir çadır devleti değil, mazisinde imparatorluk olan bir devlettir'

Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı açıklamalarla ilgili, 'Sayın Barrack haddini bilecek; Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir çadır devleti değil, mazisinde imparatorluk olan bir devlettir. Fakat hiçbir zaman emperyal duygularla bulundukları ülkeleri rahatsız etmediler, yönetimlerine müdahil olmadılar. Kurulalı iki yüz küsur sene olan kural tanımaz bir devletin, Türkiye Cumhuriyeti devletine ve mazisine ayar verme hakkı, haddi yoktur' diye konuştu.

(ANKARA) - Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı açıklamalarla ilgili, 'Sayın Barrack haddini bilecek; Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir çadır devleti değil, mazisinde imparatorluk olan bir devlettir. Fakat hiçbir zaman emperyal duygularla bulundukları ülkeleri rahatsız etmediler, yönetimlerine müdahil olmadılar. Kurulalı iki yüz küsur sene olan kural tanımaz bir devletin, Türkiye Cumhuriyeti devletine ve mazisine ayar verme hakkı, haddi yoktur' diye konuştu.

Geçen, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırılarında hayatını kaybedenleri andı. Geçen, şu ifadeleri kullandı:

'Bu katliamdır, bu münferit bir olay gibi de görülse bunun bütün sebep ve sonuçlarıyla sakin bir şekilde, bu işi siyasete bulaştırmayalım yaftalamasının da dışında, hızlıca gecikmiş her ne var ise tedbir olarak alınması konusunda siyasal iktidarın muhalefet ile el birliğiyle bu sorunun üzerine gitme zamanının gelip geçtiğini de hatırlatmak isterim. Siyasal iktidar kendisine yöneltilen her türlü eleştiriyi maalesef düşmanca karşılıyor. Ve bu durumda açıkçası şunu söylemek gerekiyor; siyasal iktidarın bu eleştirileri düşmanca görüp daha sonra da tümünü reddetme psikolojisi sadece bu hadisede değil, ülkenin icra ile ilgili her alanında maalesef tavrı bu oldu. Ve şöyle bir metodu benimsedi AK Parti iktidarı: Acıyı yönetmeyi, olumsuzluğu yönetmeyi çok daha önemsiyor. Halbuki sorun var olan acıyı yönetmek değil, o acıların ortaya çıkmasını engellemektir; siyasal iktidarların görevi oluşan acıları yönetmek olmamalı.'

'Neden bir sene önce bu eylem planını yapmadınız?'

Geçen, saldırılara ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı'na eleştirilerde bulunarak, 'Milli Eğitim Bakanlığı, yaptığı açıklamalarla, 'Şok eylem planına geçiyoruz. Acil eylem planına geçiyoruz' diyor. Demek ki siz bu eylem planlarına şu an ihtiyaç duyduğunuza göre bir eksiklik vardı. Peki bu eksikliği bu kadar insanımız, bu kadar evladımız ölmeden önce neden düşünmediniz? Neden bir sene önce bu eylem planını yapmadınız? Neden iki sene önce yapmadınız? Neden beş sene önce yapmadınız? Neden on sene önce yapmadınız? Bir eksiklik olduğunu siz söylüyorsunuz. Eğer bir acil eylem planı şu anda var deniliyor ise demek ki bir eksikliğe yöneliktir' dedi. 

'Mafya dizilerini RTÜK bugüne kadar neden yayından kaldırmadı?'

Geçen, RTÜK'e ilişkin de eleştirilerde bulunarak, 'Bugün dizilerimize baktığımız zaman neredeyse yarısına yakını mafyatik. Hatta buradan şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Siyasilerimizin, tırnak içinde, bu mafyatik dizilerde oynayan kişileri kamuoyu önünde tebrik etme cüretkârlığına bile teşebbüs ettiklerine zaman zaman şahitlik ediyoruz. Bu yeraltı dünyasının güzel gösterilmesi, mafyanın 15-17 yaşındaki çocuklara sevdirilmesi ve teşvik edilmesi gibi algılanacak bu dizileri RTÜK bugüne kadar neden yayından kaldırmadı acaba?' ifadelerini kullandı. 

'Barrack haddini bilecek'

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı açıklamalara tepki gösteren Geçen, 'Sayın Barrack haddini bilecek; Türkiye Cumhuriyeti devleti bir çadır devleti değil, mazisinde imparatorluk olan bir devlettir. Ve ecdadımızı hayırla yad etmemize vesile oldu bu açıklaması. Ecdadımızın dünyada onlardan daha çok egemen olduğu dönemler oldu. Fakat hiçbir zaman emperyal duygularla bulundukları ülkeleri rahatsız etmediler, yönetimlerine müdahil olmadılar. Kurulalı iki yüz küsur sene olan kural tanımaz bir devletin, Türkiye Cumhuriyeti devletine ve mazisine ayar verme hakkı, haddi yoktur' diye konuştu.

Geçen, Orta Doğu'daki savaşa ilişkin ise, 'Türkiye Cumhuriyeti devleti bu savaşın dışında kalmayı bugüne kadar başarılı bir şekilde yürüttü. NATO dahil, bundan böyle gelişecek her türlü hadisede bu tavrını ısrarla sürdürebilmelidir. Bu tavrını sürdürebilmesi adına biz, Anahtar Parti olarak, bütün imkânlarımızla siyasal iktidarın, devletin bu tarzı ve tavrının yanında olacağımızın da açıkça altını çizmek isterim' ifadelerini kullandı.

'Baştan çökmüş Orta Vadeli Planınız'

Ekonomiye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Geçen, şunları söyledi:

'39 bin lira açlık sınırı tanımlayacaksınız, insanlara 20 bin lira emekli aylığı vereceksiniz. Neredeyse kamu çalışanlarının yüzde 90'ına yakını geçim sınırının altında kaldı. 90 bin liraya çıktı geçinme endeksi. Yani siz yıllık Orta Vadeli Programınızda enflasyonu yüzde 16 olarak öngörüyorsunuz. Üç ay içerisinde yüzde 8 enflasyon yaşamışsınız. Baştan çökmüş Orta Vadeli Planınız. Sonra yeniden yüzde 26'ya revize edeceksiniz, son çeyrekte de yüzde 38'e çıkaracaksınız.'

'Siyasal iktidarın hiçbir belediyesinde bir gözaltı süreci işletilmediğine kamuoyu kanaat sahibi'

Geçen, CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin de şunları kaydetti:

'Sayın İçişleri Bakanımızın geçenlerde bir açıklaması oldu. 'İçişleri Bakanlığı olarak aşağı yukarı iktidara ne kadar, muhalefete ne kadar soruşturma izni verdiysek buna yakın ölçüde iktidarın da soruşturma izni var' demişti. Doğrudur. Ama bir fark var. Soruşturma izni verildikten sonra yürütülen tarzla ilgili, siyasal iktidarın hiçbir belediyesinin muhalefet belediyelerinin belediye başkanlarına yapılan tarzda bir gözaltı süreci, bir hukuki süreç işletilmediği konusunda kamuoyu epey kanaat sahibi oldu. Eğer burada kamuoyu kanaati 'Ya bu siyasi gibi duruyor. Bu yolsuzlukla mücadele sanki muhalefeti olumsuzlama, onu küçük düşürme, ona siyasi avantaj kaybettirmek gibi duruyor' dediği anda sizin mücadeleniz biter. Sonuç alamazsınız. Siyasal iktidara uyarımız; yolsuzlukla mücadele çok ehemmiyetlidir. Bu mücadele bir ülke için olmazsa olmazdır. Buraya siyasallaşmış bir görüntü vermek hem yolsuzlukla mücadeleye hem de kamuoyunun birliğine, dirliğine halel getirir. Bilinsin ki bu, siyaset iklimini kirletir; o da yetmez, yapanlara uzun süre bir avantaj sağlamaz.'