Haber: Melis YILDIRIM
(ANKARA) - Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Türkiye'yi, Rusya ve Çin ile aynı kategoriye koyarak 'Avrupa kıtasının etkisi altına girmemesi gereken ülkelerden biri' olarak ifade etmesinin ardından Ankara, Brüksel ile temasa geçerek açıklamaların doğru olup olmadığını sordu. Brüksel ise açıklamanın bağlam dışına çıkarıldığını belirterek, durumun yanlış yorumlandığını kamuoyuna açıkladı.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 19 Nisan'da Hamburg'da düzenlenen Alman Die Zeit gazetesinin 80'inci yıl dönümü etkinliğinde yaptığı konuşmada Avrupa Birliği'nin (AB) genişleme politikasına ilişkin, 'Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmamız gerekiyor ki, bu kıta Rusya, Türkiye veya Çin'in etkisi altına girmesin' ifadelerini kullandı. Leyen'in açıklaması hem Avrupa hem Türkiye kamuoyunda tepkilere yol açtı.
Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, bu açıklamadan bir gün sonra Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi'nde yaptığı konuşmada, Avrupa ve Orta Doğu'da değişen jeopolitik gerçekler ışığında Türkiye'ye ihtiyaç olduğunu söyledi. Kos, 'Türkiye, AB'nin en büyük beşinci ticaret ortağı ve ticaret hacmi Mercosur veya Hindistan ile olan ticaret hacminin iki katıdır. Türkiye, Avrupa ile Asya arasındaki ticaret yolları için hayati öneme sahip. Ukrayna için yapılacak herhangi bir barış anlaşmasında, NATO'nun ikinci büyük ordusu olan Türkiye'nin rolü büyük önem taşıyacaktır, zira Karadeniz bölgesinde yeni bir güvenlik ortamıyla karşı karşıya kalacağız' diye konuştu. Kos öte yandan, Türkiye'nin AB'ye yakın politika izlemesi ve Kıbrıs konusunda da anlaşma sağlanması gerektiğini de anımsattı.
'Çifte standart' tartışması ve Kıbrıs
Diğer bir dikkat çekici açıklama ise eski Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel'den geldi. Michel ve von der Leyen arasındaki anlaşmazlık, ikilinin Ankara ziyaretlerinde meydana gelen koltuk kriziyle açığa çıkmıştı. Michel, X hesabından yaptığı paylaşımda von der Leyen'i etiketleyerek, 'Türkiye, NATO'nun ana müttefikleri arasında yer alan, göç konusunda kilit öneme sahip bir ortak, bir enerji koridoru, Avrupa'nın sınırlarında önemli bir savunma aktörü ve ciddi bir bölgesel güçtür. Avrupa, çifte standart uygulayarak ya da gerçekleri basitleştirerek daha güçlü hale gelemez' dedi.
Charles'ın bu açıklaması üzerine başta Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis olmak üzere farklı cephelerden tepkiler gecikmedi. Tepkilerin odağında ise 'Türkiye'nin Kıbrıs Adası'nda işgalci konumda olduğu' iddiası yer aldı. Hristodulidis, Michel'in söz konusu paylaşımını, 'Sevgili Charles, madem çifte standarttan bahsediyorsun, şunu hatırlatayım: Türkiye 1974'te Kıbrıs'ı işgal etti ve hala Avrupa topraklarını işgal altında tutuyor' ifadeleriyle alıntıladı.
Ankara, Brüksel ile temasa geçti
ANKA Haber Ajansı'na konuşan bir Türk yetkili, yaşananların ardından AB ile temasa geçildiğini ve açıklamaların doğru olup olmadığını sorduklarını kaydetti. Brüksel Ankara'ya, von der Leyen'in açıklamalarının bağlam dışına çıkarıldığını ve yanlış yorumlandığını, bu nedenle bir düzeltme açıklaması yapacaklarını söyledi.
Komisyon Başsözcüsü Paula Pinho, 21 Nisan'da düzenlenen basın toplantısında, konunun sorulması üzerine, 'Burada ifade edilen husus, elbette Türkiye'nin, tam da aday ülke sıfatıyla, komşu bölgesinde ek bir sorumluluğa sahip olduğu ve bu bölgedeki etkisini göz ardı etmediğimizdir. Bu anlamda, Türkiye'nin komşularına karşı da sorumluluk üstlenmesi beklenmektedir ve bu durumda atıf, AB değerlerine uygun olarak Batı Balkanlara yöneliktir. Başkan'ın Türkiye'ye atıfta bulunduğu bağlam budur' yanıtını verdi.