Gündem

Ankara Barosu'nda 6 Şubat depremleri sempozyumu... Mustafa Köroğlu: 'Sorumluların bu işten bir ders alması lazım'

Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu, 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen süren deprem davalarına ilişkin, 'Bu ülke depremi her yaşadığında onu bir süre sonra unutup hayatına devam etti. Ama gördük ki bu iş öyle olmamalı. Sorumluların bu işten bir ders alması lazım' dedi.

Haber: Mehmet OFLAZ - Kamera: Cemal Berk AYTEKİN

(ANKARA) - Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu, 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen süren deprem davalarına ilişkin, 'Bu ülke depremi her yaşadığında onu bir süre sonra unutup hayatına devam etti. Ama gördük ki bu iş öyle olmamalı. Sorumluların bu işten bir ders alması lazım' dedi.

Ankara Barosu Afet Hukuku ve Koordinasyon Merkezi, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen süren deprem davalarında yaşanan sorunlara dikkati çekmek için 'Deprem Davaları: Sorumluluk ve Adalet' başlıklı sempozyum düzenledi.

Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu, sempozyum sürecini ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi. Köroğlu şöyle konuştu:
 
'6 Şubat bizim için sadece bir tarihten ibaret değil. Aynı zamanda o yaşanan acıları hatırlamanın ötesinde de bir sorumluluk yüklüyor. Biz de o yüzden, depremin üzerinden geçen 3 yıla rağmen, sadece o acıları, kederleri, trajedileri hatırlamanın ötesinde; devam eden davalar noktasında, sorumluluklar noktasında bir sempozyum düzenlemek istedik. O yüzden Ankara Barosu'nda kurmuş olduğumuz Afet Hukuku ve Koordinasyon Merkezi'mizin de bir ilk çalışması olarak ve yine orada yer alan meslektaşımız Avukat Damla Seçgin'in katkısıyla büyük bir sempozyum düzenledik. Bu sempozyumun sabah başlayan ilk oturumunda, özellikle hukukçular olarak deprem davalarını takip eden Türkiye'nin dört bir yanından gelen meslektaşlarımızla o davaları, o davalarda tartışılan konuları masaya yatırdık.

Özellikle buradaki sorumluların; 'olası kast' veya 'bilinçli taksir' ayrımına bağlı olarak sorumluluklarının belirlenmesi noktasında sorunlar var. Soruşturmaların aslında uzun sürdüğü, bu soruşturmalarda dikkat edilmesi gereken şeylerin gözden kaçırıldığına yönelik tespitler var. Devam eden davalarda verilen kararlar, istinaf mahkemelerinin vermiş olduğu kararlar var. Burada kurulan dernekler, o derneklerin hukuk mücadeleleri var. İşte biz tüm bu olanları göz önüne aldık ve toplum önünde bu davaların, baro olarak da hukuki noktadan dikkat edilmesi gereken kısımlarına dikkati çekmek ve bunların takibi noktasında belki bir rapor hazırlayıp kamuoyuyla da paylaşmak gibi bir niyetimiz var.

Yaşanan tüm depremlerden sonra bunu bir doğal afet gibi görmenin yanlış olduğunu düşünüyorum. Bu ülke depremi her yaşadığında, onu bir süre sonra unutup hayatına devam etti. Ama gördük ki bu iş öyle olmamalı. Sorumluların bu işten bir ders alması lazım. Bu mesele sadece devam eden davalar ve o davalarda sorumluların ceza alması meselesi değil. Ona bağlı olarak yapılması gereken düzenlemeler, mevzuat çalışmaları, o binaların depreme dayanıklı bir şekilde yapılmasının zorunluluğu, buradaki sorumlular:

Bunları çalışmaya başlamamız ve bundan sonra en azından bir ders aldığımızı, bir depremle karşılaştığımızda acı kayıplarımızın daha az olmasını sağlamamız gerekiyor. Bunu, 6 Şubat'tan sonra o bölgeye gidip; o bölgede vefat eden insanları taşımak zorunda kalan, orada inşaatlarda molozların altından hilti bulup insanları çıkarmak durumunda kalan birisi olarak da söylüyorum. O acıları yerinde görmüş, 6 Şubat'ta oradan dönen ve döndüğünde artık eskisi gibi olmayan bir insan olarak söylüyorum. Bu sorumluluğu hiç unutmadan, vicdanımızı karartmadan bunun için mücadele etmemiz gerektiğini düşünüyorum.'