Haber : Uğur İSTANBULLU

(ARTVİN) - Artvin'de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Otopark Meydanı'nda toplanan kadınlar, sloganlar eşliğinde Kapalı Otopark'a yürüdü. Burada kadınlar adına açıklama yapan Funda Yılmaz Sarı, '2026'nın ilk ayında 23 kadın öldürüldü; 29 kadının ölümü ise kayıtlara 'şüpheli' olarak geçti. Bu cinayetler bir ihlale, politika boşluğuna ve sistematik cezasızlığa işaret ediyor' dedi. 

8 Mart Nazilli Kadın Dayanışma Platformu: 'Laiklik olmadan eşitlik, eşitlik olmadan özgürlük olmaz'
8 Mart Nazilli Kadın Dayanışma Platformu: 'Laiklik olmadan eşitlik, eşitlik olmadan özgürlük olmaz'
İçeriği Görüntüle

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Artvin'de kadınlar etkinlik düzenledi. Artvin Otopark Meydanı'nda toplanan kadınlar, sloganlar eşliğinde Kapalı Otopark'a yürüdü ve burada basın açıklaması yapıldı.

Kadınlar adına açıklama yapan Funda Yılmaz Sarı, şunları söyledi:

'Kadınlara en az üç çocuk doğurun diyen AKP iktidarı, her fırsatta kadını çalışma yaşamının dışına itecek saldırıları müjde gibi sunmaya devam ediyor. Yarı zamanlı çalışma her ne kadar ebeveyn izni gibi sunulsa da bu izni öncelikle kadınların kullanmak zorunda kalacağını biliyoruz. Yarı zamanlı çalışma esnek çalışmadır ve hem kadının yükünü artırır hem de emeklilik ve kıdem gibi haklarını gasp eder. Bir kez daha hatırlatıyoruz: Kreş açmak devletin sorumluluğudur. Çözüm yarı zamanlı çalışma değil, iş yerlerine sayı kısıtlaması olmaksızın ücretsiz kreş açılmasıdır.

Türkiye'de kadın işsizliği yüzde 45'lere ulaşmıştır. Yoksulluk, barınma ve beslenme gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı için eğitimden koparılan yüz binlerce kız çocuğu eğitim hakkından yararlanamamaktadır. Kesintili eğitim sistemi, Millî Eğitim Bakanlığı yönetmeliklerinde yapılan değişiklikler, millî ve yerli olduğu söylenen eğitim müfredatı ve şimdi de karma eğitimin tartışmaya açılmasıyla demokratik, bilimsel, cinsiyet eşitlikçi ve laik eğitim ortadan kaldırılmaktadır. Siyasal İslam dayatmasıyla kadınların kamusal hayattan çekilmesi hedeflenmekte ve kadınlar için yaşamsal olan laiklik hedef alınmaktadır. Laiklik kadınların yaşam ve eşitlik güvencesidir. Devletin ve hukukun dinselleştirilmesi, ataerkil düzeni güçlendirirken kadınları hem kamusal alandan hem de emek süreçlerinden dışlamayı hedefler. Oysa biz biliyoruz ki kutsal aile söylemiyle kadın emeğini görünmez ve karşılıksız kılmak isteyen bu düzene karşı laikliği savunmak, aynı zamanda kadınların ekonomik ve toplumsal özgürlüğünü savunmaktır. Laiklik olmadan eşitlik, eşitlik olmadan özgürlük olmaz.Laiklik kadınların hayatını koruyan gerçek bir güvencedir. Laiklik yoksa kadınların bedeni üzerinde söz hakkı başkalarına bırakılır. Laiklik yoksa kadınların hayatı kurallarla, yasaklarla ve baskıyla kuşatılır.

Ülkemizde günde en az üç kadın katlediliyor. Aynı gün içinde altı kadının katledildiği günler yaşanıyor. 2026'nın ilk ayında 23 kadın öldürüldü; 29 kadının ölümü ise kayıtlara 'şüpheli' olarak geçti. Bu cinayetler bir ihlale, politika boşluğuna ve sistematik cezasızlığa işaret ediyor. Cezasızlık ve hukuksuzluk nedeniyle failler kadınlar için tehdit olmaya devam ediyor. Ataerkil kapitalizmin ve hayatlarımızı kontrol altına almaya çalışan iktidarların saldırıları karşısında kadın emekçilerin örgütlü mücadelesi sürüyor. Kadınlar, kazanılmış haklarına yönelik saldırılar karşısında susmayacağını, korkmayacağını ve itaat etmeyeceğini haykırıyor. Bizler kadın mücadelesine yönelik baskı ve şiddet politikalarının sistematik olduğunun farkındayız. Buna rağmen örgütlenerek, dayanışarak bu karanlığı aşacağımızı biliyoruz.'

Kaynak: ANKA