(ANKARA)- Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, bu yıl beşincisi düzenlenecek Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları'nın 24-25 Nisan'da ATO Congresium'da gerçekleştirileceğini belirterek, 'Dünya çok hızlı bir değişim sürecinden geçiyor. Bu değişimin merkezinde yapay zekâ var. Biz de Ankara iş dünyası olarak bu dönüşümün dışında kalamayız. Hedefimiz; Ankara'yı yapay zekâ temelli üretimin, ihracatın ve küresel markaların merkezi haline getirmek' dedi.
ATO Başkanı Gürsel Baran, Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları'nın tanıtımı amacıyla CerModern Flow Dijital Salon'da düzenlenen basın toplantısında konuştu.
Ankara Ticaret Odası olarak 170 bini aşkın üyenin üretim gücünü, ticari kapasitesini ve rekabet yeteneğini artırmak için çalıştıklarını anlatan Baran, ticareti, teknolojiyi ve markalaşmayı aynı eksende buluşturan projelere öncülük ettiklerini söyledi. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları'nın bu vizyonun en güçlü yansımalarından biri olduğunu ifade eden Baran, organizasyonun ilk kez 2015 yılında başlatıldığını hatırlattı. Farklı temalarla düzenlenen etkinliğin yıllar içinde gelişerek on binlerce katılımcıya ulaştığını kaydeden Baran, 'Bugün bu organizasyon Ankara'nın marka yolculuğunun önemli bir parçası haline geldi. Şimdi bu birikimi daha ileri taşıyoruz' diye konuştu.
'Güçlü teknoloji altyapısına sahip şehirler küresel çekim merkezi haline geldi'
Bu yıl etkinliğin temasını 'BRAiND CONFERENCE' olarak belirlediklerini açıklayan Baran, 'Brand, Brain ve Artificial Intelligence kavramlarının birleşiminden oluşan bu tema, aslında içinde bulunduğumuz çağın ruhunu anlatıyor. Sloganımız ise çok net: 'Marka Yapan Zekâlar, Yapay Zekâ ile Buluşuyor'' dedi. Yapay zekânın artık sadece bir teknoloji olmadığını vurgulayan Baran, 'Bugün yapay zekâ; bir kalkınma modeli, bir rekabet gücü ve bir gelecek inşa aracıdır. Dünyanın en değerli şirketleri ve şehirleri bu dönüşümü merkeze alarak büyüyor' ifadelerini kullandı.
Küresel ölçekte yaşanan dönüşüme dikkati çeken Baran, yapay zekâyı merkeze alan şirketlerin ve şehirlerin rekabette öne geçtiğini vurgulayarak, 'Bugün teknoloji sadece üretim süreçlerini değil; müşteriyi anlama, karar alma ve değer üretme biçimlerini de kökten değiştiriyor. Artık markalar için teknoloji bir destek unsuru değil, doğrudan varlık ve rekabet meselesi haline gelmiş durumda' dedi. Baran, bu süreçte şehirlerin de rekabet ettiğini ifade ederek, güçlü teknoloji altyapısına sahip şehirlerin küresel çekim merkezi haline geldiğini söyledi.
'Siber güvenlik artık en az fiziki sınırlar kadar önemli'
Ankara'nın sahip olduğu potansiyele işaret eden Baran, şunları kaydetti:
'Güçlü üniversitelerimiz, teknokentlerimiz ve kamu altyapımız var. Yapay zekâ veriyi değere dönüştüren, üretimi hızlandıran ve tüm ekosistemi ileri taşıyan kritik bir kaldıraçtır. Ankara, bu alanda yeni nesil girişimlerin doğduğu, yüksek katma değerli üretimin yapıldığı ve küresel markaların çıktığı bir merkez olabilir.'
ATO olarak hedeflerinin Ankara'yı teknoloji, değer ve kültür üreten bir marka şehir haline getirmek olduğunu vurgulayan Baran, Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları'nın da bu hedef doğrultusunda önemli bir rol üstlendiğini bildirdi. Yapay zekânın, sunduğu fırsatların yanında önemli riskleri de beraberinde getirdiğine dikkati çeken Baran, siber güvenlik, veri güvenliği ve etik konularının bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi. Dijital çağda güçlü olmanın yolunun yapay zekâ teknolojilerini etkin kullanmaktan geçtiğini aktaran Baran, 'Siber güvenlik artık en az fiziki sınırlar kadar önemli hale gelmiş durumda' değerlendirmesini yaptı.
'Yapay zeka insan onuruna hizmet etmeli'
İş dünyasının bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini vurgulayan Baran, şirketlerin risk azaltma stratejileri geliştirmesi, yerli çözümleri benimsemesi ve yeni yönetim modellerini hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti. Baran, yapay zekânın insan odaklı bir yaklaşımla geliştirilmesi gerektiğini kaydederek, 'Yapay zekâ adil olmalı, şeffaf olmalı, insan onuruna hizmet etmeli. Toplumsal fayda üretmeli ve adil rekabeti desteklemelidir' şeklinde konuştu. Yapay zekânın iş gücü piyasasında önemli değişimlere yol açtığını belirten Baran, özellikle rutin işlerde çalışan kesimler açısından yeni bir döneme girildiğini aktardı. Bu sürecin doğru yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Baran, 'Bu nedenle, insanı merkeze alan bir dönüşümü inşaa etmemiz gerektiğine inanıyoruz' diye konuştu.
Baran ayrıca, yapay zekâ teknolojilerinin yüksek enerji ve su tüketimi gibi çevresel etkilerine de değinerek, sürdürülebilirlik perspektifinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarısına da değinen Baran, bu alandaki gelişmelerin yapay zekâ ile doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Savunma alanındaki birçok teknolojinin yapay zekâ ile güçlendiğini ifade eden Baran, 'Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarısı, yapay zekâyı sadece kullanan değil, geliştiren bir ülke olma yolunda attığı en güçlü adımlardan biridir' dedi.
'Gelecekte kazananlar, bu ikisini en doğru şekilde birleştirenler olacak'
Savunma sanayisinde geliştirilen teknolojilerin sivil alanlara da hızla adapte edilebildiğini vurgulayan Baran, bunun Türkiye'nin genel teknoloji kapasitesini artırdığını söyledi. Marka ile yapay zekâ yani teknoloji arasındaki ilişkinin köklü şekilde değiştiğine dikkati çeken Baran, 'Bugün teknoloji markaları büyüten, hızlandıran ve güçlendiren bir unsur. Marka ise teknolojiye anlam katan, ona ruh veren ve insanla buluşturan bir değer. Gelecekte kazananlar, bu ikisini en doğru şekilde birleştirenler olacak' ifadelerini kullandı. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları kapsamında 8 ayrı salonda 120'yi aşkın yerli ve yabancı konuşmacının yer alacağını aktaran Baran, etkinlikte paneller, eğitim programları ve uygulamalı deneyim alanlarının bulunacağını bildirdi.
Gençlere yönelik özel eğitim programları düzenleneceğini anlatan Baran, katılımcıların yapay zekâ araçlarını kullanarak iş geliştirme konusunda uygulamalı eğitim alabileceklerini ve sertifika programlarına katılabileceklerini kaydetti. Etkinlik kapsamında ayrıca, Ankara Ticaret Odası'nın 2026 takviminde yer verdiği, Ankara'nın kültürel değerlerini yansıtan 'Doku Ankara' dijital sergisi gibi özel deneyim alanlarının da yer alacağını belirten Baran, katılımcıların hem teknoloji, hem de kültürle iç içe bir deneyim yaşayacağını söyledi.




