Haber: Esra TOKAT

(ANKARA) - Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün yeniden görülen davasının duruşmasında tanık olarak dinlenen polis memuru Mustafa Süvari, 'Murat Çelik Müdür, Cengiz Haliç'in bazı bilgi ve belgeleri getirebileceğini ve benim de görüşmede bulunmamı istedi. Görüşmede Murat Müdürüm, ben ve Cengiz Haliç vardı. Yaklaşık yarım saat sürdü. Daha önce de gelmiş zaten. Bu ikinci seferiydi. Bazı isimlerle ilgili şeyler anlattı. Ahmet isimli bir savcı hakkında konuştu. Sonra Halil Falyalı ve rüşvet ile ilgili şeyler anlattı. Bu görüşme Ayhan Bora Kaplan operasyonundan yaklaşık bir hafta, 10 gün sonra gerçekleşti' beyanında bulundu.

Ayhan Bora Kaplan (ABK) suç örgütüne yönelik 17'si tutuklu 61 sanığa verilen bir kısım cezaların istinafta bozulmasının ardından operasyonu düzenleyen polisler, Kaplan'ın avukatları ve M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik'in bulunduğu dosyaların birleştirilmesi sonucu oluşan 76 sanıklı dosyaya ilişkin açılan davanın ilk duruşmasının dokuzuncu celsesi görülüyor.

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan Cezaevi Kampüsü'nde görülen duruşmada, Ayhan Bora Kaplan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar hazır edildi.

Sanık Muhammed Kaplan'ın avukatı Volkan Şener, 'Müvekkilimin iri yarı diye bahsettiği polis memurunun Yılmaz Öztürk olduğunu tespit ettik. Murat Çelik'in (eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı) en yakınındakilerden biridir. O dönem Çelik'in şoförlüğünü yapmaktadır. Biz tanık olarak dinlenmesini istiyoruz' dedi.

'Serdar Sertçelik Macaristan'da kamp sürecinde Instagram kullanıyordu'

Duruşmada tanıklar dinlendi. İlk olarak sanık Serdar Sertçelik'in abisi Selçuk Sertçelik, 'Macaristan'da cezaevine 2024 yılının Nisan ya da Mayıs ayında girmiş olması lazım. En son Türkiye'ye gelmeden önce görüştük Ocak ayında. Macaristan'da kamp süreci de vardı. O süreçte Instagram kullanıyordu çok kısa süre. Nurullah Özgür Kopuk, bir defa beni arayıp 'Nerdesin konuşmamız lazım. Konum at geleceğiz' dedi' ifadelerini kullandı. Savcının 'Kötü muameleden bahsetti mi? Vücudunda şiddet izi var mıydı?' sorusuna Sertçelik, 'Biz iz yoktu. Ama tedirgindi. Baskı gördüğünden bahsetmişti' yanıtını verdi.

Savcılıkta kabul edilen mesajlaşma mahkemede kabul edilmedi

Selçuk Sertçelik'e sanık Serdar Sertçelik'e ait olduğu iddia edilen ve Şevket Demircan'ın avukatı Recep Öksüz'ün bürosunun kapısına bırakıldığı öne sürülen telefondaki mesajları gösterildi. Sertçelik, mesajların kendisine ait olmadığını söyledi. Mahkeme Başkanı'nın, savcılık ifadesinde bunları kabul ettiğini söylemesi üzerine Sertçelik, savcının mesajları göstermediğini, soru-cevap şeklinde ifade aldığını belirtti.
Tanık olarak dinlenen Serdar Sertçelik'in babası Erdoğan Sertçelik de 'En son oğlumla vurulduğu zaman görüştüm. Evde kalıyordu o zaman. Oğlum yurt dışındayken düzenli bir görüşmemiz olmadı. Macaristan'da tutukluyken telefondan görüşüyorduk.Sürekli evimiz basılıyordu. Çocuğumu odaya alıyorlardı, kapatıyorlardı 4-5-6 saat sorgu oluyordu' diye konuştu.

'İki farklı telefonu yan yana koyuyorduk o şekilde görüşmüşlerdi'

Tanık olarak dinlenen Serdar Sertçelik'in annesi Ayşenur Bozoğlu, 'O dönem bizim evimiz sanki Emniyet gibiydi. İçeri gelip oturuyorlardı' dedi. Mahkeme Başkanı'nın 'Serdar yurt dışındayken hiç senin aracılığın ile başkası ile görüştü mü?' diye sorması üzerine anne Bozoğlu, Şevket Demircan ile görüştüğünü söyledi ve 'İki farklı telefonu yan yana koyuyorduk o şekilde görüşmüşlerdi. Biz durmuyorduk içerde çıkıyorduk odadan' dedi.

Tanık polis memuru Süvari: Görüşmede Murat Müdürüm, ben ve Cengiz Haliç vardı

Tanık olarak dinlenen o dönem Murat Çelik'in kalemi olarak çalışan ve operasyona katılan polis memuru Mustafa Süvari, şunları öne sürdü:

'Evet bir görüşme gerçekleştirdik Murat Müdürüm ve Cengiz Haliç ile. Murat Müdür, Haliç'in bazı bilgi ve belgeleri getirebileceğini ve benim de görüşmede bulunmamı istedi. Görüşmede Murat Müdürüm, ben ve Cengiz Haliç vardı. Yaklaşık yarım saat sürdü. Daha önce de gelmiş zaten. Bu ikinci seferiydi. Bazı isimlerle ilgili şeyler anlattı. Ahmet isimli bir savcı hakkında konuştu. Sonra Halil Falyalı, Ahmet Yıkılmaz ve rüşvet ile ilgili şeyler anlattı. Bu görüşme Ayhan Bora Kaplan operasyonundan yaklaşık bir hafta, 10 gün sonra gerçekleşti.

'Mesleki tecrübelerimden dolayı bu görüşmeyi kayıt altına aldım'

Mesleki tecrübelerimden dolayı bu görüşmeyi kayıt altına aldım. Daha önce yapmadığım şeyleri yapmış gibi gösterilmiştim, o yüzden kendimi güvence altına almak için kaydettim. Görüşme boyunca bir belge vermedi Haliç. Bu görüşmeyi kayıt altına aldığımdan o sırada Çelik'in haberi yoktu. Çok sonradan öğrendi. Serdar Sertçelik, Türkiye'ye geldikten sonra Cengiz Haliç'in ismi dosyada geçince ve önemli bir isim olduğunu da anlayınca Murat Müdürüm ile görüştüm. Görüşmeyi kayıt altına aldığımı söyledim ve bunu Savcılığa vermeye de hazır olduğumu söyledim. Murat Müdürüm de 'iyi olur, savcılığa verelim' dedi.'

Görüşme kaydı okundu; 'Barış'ı 10 gün sonra hazır et, 1 milyon dolara:'

Mahkeme Başkanı sunulan kayıttaki görüşmeleri okudu. Mahkeme Başkanı, konuşmalarda birinci erkek şahıs ve olayı anlatan ikinci erkek şahıs olduğunu ifade etti.

Duruşmada okunan görüşmenin bir kısmı şöyle:

'Olayı anlatan erkek şahıs: Sur Balık'ta oturdular. Ahmet Akça Bey ve Ahmet Yıkılmaz ile sürekli iş yapan bir iş adamı ama adını söylemedi. Onunla bir iş daha yapacak herhalde. 'Barış'ı 10 gün sonra hazır et, 1 milyon dolara:' dedi'

Kaplan'ın avukatları: Biz bu konuşmaların burada okunmasını istemiyoruz 

Ayhan Bora Kaplan'ın avukatı Rıdvan Şahin, konuşma metni okunurken araya girdi ve 'İki kişi arasındaki konuşmalar hukuka aykırı olarak kayıt altına alınmıştır. Burada içeriği okunamaz. Delil niteliği yoktur. Cengiz Haliç'in de suç duyurusu vardır konu hakkında. Biz bu konuşmaların burada okunmasını istemiyoruz. Zaten dava konusu ile alakası yoktur' dedi. Mahkeme Başkanı da 'Bunun takdiri bana ait' dedi.

Tanık Süvari, 'Arada sorular soran Murat Çelik ve ben. Olayı anlatan ise Cengiz Haliç'tir. Ayrıca burada üç kişinin arasındaki konuşmaları kayıt altına alıyorum ve konuşanlardan biri de benim. Ben bu ses kaydındaki konuşmaları göz ardı mı etseydim. Bir vatandaş olarak görevimi yaptım' şeklinde konuştu.

'Cengiz Haliç gibi bir isim Emniyet'e gelince herhalde çay içmeye gelmiyordur'

Yerebatan Sarnıcı, Türk vatandaşlarına 1 TL. Nuri Aslan: 'Tüm hemşehrilerimiz gelsin, tarihimize nasıl sahip çıktığımızı görsün'
Yerebatan Sarnıcı, Türk vatandaşlarına 1 TL. Nuri Aslan: 'Tüm hemşehrilerimiz gelsin, tarihimize nasıl sahip çıktığımızı görsün'
İçeriği Görüntüle

Avukat Şahin, 'Neden bu ses kaydını aldınız?' diye sorması üzerine Süvari, 'Cengiz Haliç gibi bir isim Emniyet'e gelince herhalde çay içmeye gelmiyordur. Bir şey anlatmak için gelmiştir. Olası bir suç konuşması olursa ve bu konuşma sonrasında inkar edilir ve ben zarar görürüm diye aldım bu görüşmeyi' yanıtını verdi.

Ayhan Bora Kaplan'ın avukatı Umut Köroğlu'nun 'Yere yatmış adamın kafasına neden silah dayadın?' şeklindeki soruya 'Konu görünenin aksine silahı dayamak değil. Şevket Müdürümün elindeki ağzında mermi olan silahı almak. bu mesleki içgüdü ve ne olur ne olmaz silah patlar diye almak istedim' yanıtını verdi.

'Murat Çelik mi bu ses kaydını aldırttırmış ve kendisine gönderttirmiştir?'

Söz alan Ayhan Bora Kaplan, 'Kayıtta kendisinin sesi uzaktan, Murat Çelik'in sesi daha yakından geliyor. Murat Çelik mi bu ses kaydını aldırttırmış ve kendisine gönderttirmiştir?' diye sordu. Süvari de 'Bana göre de benim sesim daha yakından geliyor' yanıtını verdi. Kaplan ise 'Başkanım bu ses kaydının incelenmesini ve rapor yazılmasını istiyorum' talebinde bulundu.

Avukat Göçer, telefon getirerek sunum yaptı: Bir WhatsApp mesajlaşmasının üstüne konuşmalar sonradan eklenebilir ya da çıkartılabilir 

Emekli polis memuru sanık Önder Polat'ın avukatı Duran Göçer, mahkeme huzuruna üç telefon getirdi ve WhatsApp üzerinden sıralı bir mesajlaşmayı okudu. İki kişi arasındaki örnek bu WhatsApp mesajlaşmasının farklı telefonlar ile manipüle edilebileceği iddiasında bulundu. Göçer bu telefonları da mahkemeye sunarak öncelikle Jandarma tarafından incelenmesi talebinde bulundu. Göçer, 'Yani demek istediğimiz şu; manipülasyon iddiasının kanıtlanması çok zor. Ancak bir WhatsApp mesajlaşmasının üstüne konuşmalar sonradan eklenebilir ya da çıkartılabilir. Öte yandan mesajlaşmalar başka bir telefona yüklenip de değiştirilebilir. Buluntu telefon dosyası için öncelikle adaletin sağlanmasını istiyoruz. Mahkeme Başkanı ve duruşma savcısının sorularından bu telefon ile ilgili şüphelerin olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden buluntu telefona ilişkin en uzman bir bilirkişi bulunarak inceletmesi ve bilirkişinin de kimliğinin gizli tutulmasını talep ediyoruz' dedi.

Duruşmaya 1 saat ara verildi.

 

Kaynak: ANKA