(İZMİR) - İzmir'de 516 gündür grevde olan Temel Conta işçilerini ziyaret eden CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, işçilerin Anneler Günü'nü kutladı.
CH) Cumhurbaşkanılığı Aday Ofisi (CAO) Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, İzmir'in Torbalı ilçesinde faaliyet gösteren Temel Conta fabrikası önündeki grev çadırında Petrol-İş Sendikası üyesi işçilerle bir araya geldi. Nazlıaka, işçilerin Anneler Günü'nü kutladı. Nazlıaka, ziyarette yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:
'Size söz veriyorum; ilk seçimlerden sonra Anneler Günü'nü gerçekten de çok büyük bir bayram havasında kutlayacaksınız. Ama bu Anneler Günü'nde de çocuklarınıza onurlu bir yaşamın, onuru için direnmenin, hak arayış mücadelesinin ne demek olduğunun en güzel örneğini sergileyerek giriyorsunuz, kutluyorum sizi. Hakikaten size söz veriyoruz. O sandıktan kaçsalar da biz onları sandık peşinde kovalamaya devam edeceğiz. Seçim olacak ve seçimden sonra iktidara geleceğiz. İşte o zaman emeğin en yüce değer olduğu günleri yeniden hep birlikte kucaklayacağız. Hak aradığınız için işinizden olanlar olmayacaksınız. Hak aradığınız için, grev yaptığınız için grev kırıcılığıyla karşılaşanlar olmayacaksınız. Hak aramanıza gerek kalmaksızın zaten Türkiye'deki düzen sizin hakkınızı alacağınız şekilde kurulacak. O günlere az kaldı. Biraz daha sabır, biraz daha mücadele, biraz daha direnme. O patron daha çok rahatsız olmaya devam edecek hak yediği sürece. Cumhuriyet Halk Partisi olarak tamamen yanınızdayız. Üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız.'
Petrol İş Sendikası İş Yeri Temsilcisi Sinem Kaya, 516 gündür anayasal sendika hakları için mücadele ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:
'Bizler 516 gündür aslında burada Türkiye'nin anayasasında yazan sendika hakkımız için mücadele ediyoruz. Bizler sendika yetkisini kazandık, toplu iş sözleşmesi masasına patronumuz oturmadığı için grev kararı aldık. Çünkü sendikalı, güvenceli çalışmak istedik. Çocuklarımıza da güzel bir gelecek kurmak istedik. Fakat bu ülkenin anayasasında sendika hakkı yazıyor. 516 gündür biz bu hakkımızı kullanamadık ve kimse 'Neden Temel Conta işçileri sendikalı çalışmak istediği için 516 gündür grev yapıyor?' diye sormuyor bile. Bu ülkenin anayasası çiğneniyor. Bu işçilerin anayasal hakkı gasp ediliyor. Temel Conta işçileri işten atılan işçiler değil. Bizler hâlâ Temel Conta işçisiyiz ve grevde görünüyoruz. Bizler maaş alamıyoruz. Bizler çocuklarımızın eğitiminden, masraflarından kıstık ama şunu hep söylüyoruz: Biz çocuklarımızın hakkından vazgeçmeyeceğiz. Çünkü patronlar bir kölelik düzeni kurmak istiyor. Bizlerin zaten çalışma koşulları kölelik düzeni. Bizleri böyle çalıştırıp çocuklarımıza da aynı koşulları, hatta daha kötü koşulları mahkûm etmek istiyorlar. Biz de diyoruz ki bir anne baba ne için çalışır? Çocuğunun geleceği için. Kimse bizden çocuklarımızı kendi ellerimizle bu karanlığa itmemizi beklemesin. Bizler çocuklarımıza güzel ve onurlu bir gelecek kuracağız. İşçi olabilirler, bu utanılacak bir şey değil. Emekçi olabilirler. Ama onurlu yaşasınlar. Ekmeklerini evlerine onurlarıyla götürsünler. Bizler Temel Conta patronundan bir lütuf istemiyoruz, bir sadaka istemiyoruz. Bizler hakkımızı istiyoruz. 35 yıl çalıştık, 20 yıl çalıştık, 10 yıl çalıştık. Kimse bizim bu haklarımızı, çocuklarımızın hakkını bu patronun yanına bırakmamızı beklemesin.
GÖZALTILARA TEPKİ
Biz düdük çaldık diye gözaltına alındık, yine polisler bizi dün aradı. Temel Conta patronu rahatsız olmuş. Biz yine ifadeye çağrılıyoruz, sırayla aranıyoruz. Rahatsız olmuş, huzuru bozulmuş. 16 işçi 516 gündür evine ekmek götürmüyor ve kimse patronun kapısını çalmıyor. Sadece işçiler ifadeye çağrılıyor. Sadece buradaki gördüğünüz anneler, babalar karakol ve jandarma kapılarında bekliyor. Suç işleyen burada, sendika hakkımızı engelleyen burada, grevimizi kıran burada grev kırıcılığı da mahkeme kararıyla da tespit edildi. Bizler gözaltına alınırken, bizler 516 gündür kazanılmış hakkımız için bile mücadele ederken neden işveren hakkında hiçbir yaptırım yapılmıyor? Neden? Bizler sendika hakkımız için mücadele ediyoruz ama eğer ki bu hakkımız sadece kâğıt üzerinde kaldıysa bizden geri adım atmamızı kimse beklemesin.'
MÜCADELE MESAJI
Temel Conta çalışanı Cahide Ardahan ise şunları kaydetti:
'Biz 516 günü kolay geçmiyor. Kazanılmış hakkımız var. İşten çıkarsa bizi diyeceğiz ki 'Adam çıkardı, biz bekliyoruz.' Biz hâlâ Temel Conta işçileriyiz. Temel Conta anayasayı tanımıyor. Bu nasıl bir güç? Birinin buna bir şey demesi lazım. Bir tane mikrofona konuşsun. 'Şu şu sebepten' desin. Biz de 'Evet, belki haklısın' diyeceğiz. Konuşmamak, hiç kimseyi saymamak ne demek? İşçini saymıyorsun, devleti saymıyorsun, hükümeti saymıyorsun, muhalefeti saymıyorsun. Kimsin? Temel Conta şu anda bana diyor ki 'Ben anayasadan büyüğüm. Ben kanunları tanımıyorum.' Bir telefonuyla geliyor jandarma bizi alıyor. Ama ben de söylüyorum, 516 gündür benim hakkımı vermiyorsun. Çıkar beni işten. Ben bir aylık işçi olarak buraya girdim de, örgütlülüğü gördüm, o gücü gördüm. Ben buradan çıksam da başka yerde de aynı muameleyle karşılaşıyorum zaten. Çünkü ben işçiyim. Çıkar beni işten. Niye çıkarmıyorsun? 'Sen işçisin' diyor, benim kafama tokmakla vuruyor. İşçinin bu ülkenin en büyük gücü olduğunu Temel Conta da öğrenecek. Bütün patronlar da öğrenecek. Biz işçiyiz diye köle değiliz. Asla değiliz.'





