(ANKARA) - Anayasa Mahkemesi (AYM), Prof. Dr. Canan Karatay'a, canlı yayında aşılarla ilgili sözleri nedeniyle verilen bir aylık 'meslekten men' cezasının, ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti. Kararın bir örneği, yeniden yargılama yapılması için Ankara 14. İdare Mahkemesi'ne gönderildi.
İstanbul Bilim Üniversitesi eski rektörü ve kalp ve iç hastalıkları uzmanı Canan Karatay'a, yazılı ve görsel medyada yer alan aşı uygulamasıyla ilgili açıklamalarından dolayı İstanbul Tabip Odası tarafından bir ay süreyle geçici olarak meslekten alıkoyma cezası verildi.
Bu karar, Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulunca da onandı. Karatay'ın, disiplin cezasının iptali talebiyle açtığı dava, Ankara 14. İdare Mahkemesi'nce reddedildi. Canan Karatay, istinaf başvurusunun ve Danıştay tarafından da temyiz talebinin reddedimesinin ardından Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvruda bulundu.
KARATAY: 'HALKI BİLGİLENDİRMEYE ÇALIŞIYORUM'
Karatay, hekim ve akademisyen olduğunu, yayımlanmış bilimsel makalelere dayanarak halkı bilgilendirmeye çalıştığını, bu kapsamda yaptığı açıklamalara ceza verilemeyeceğini belirterek, ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürdü.
Ayrıca hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanması gerektiğini, disiplin cezaları ile yasaklanan fiillerin ve cezaların da kanunla belirlenmesinin zorunlu olduğunu ileri sürerek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etti.
AYM: 'İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLAL EDİLDİ'
Anayasa Mahkemesi, Karatay'a verilen bir aylık geçici meslekten men cezasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti. Dosya, yeniden yargılama yapılması için Ankara 14. İdare Mahkemesi'ne gönderildi.
Yüksek Mahkeme'nin gerekçesinde, somut olayda olduğu gibi ifade özgürlüğüne müdahalede bulunulduğunda, müdahalenin ulaşılabilir, belirli ve öngörülebilir şekilde düzenlenmiş bir kanun hükmüne dayanması ve keyfîliği önlemek için yeterli mekanizmaların kurulmuş olması gerektiğine işaret edildi.
Başvurucuya verilen disiplin cezasının dayanağı olan 6023 sayılı Kanun'un 39. maddesinde, 'hekimlere uygulanacak disiplin cezalarının düzenlendiği, kuralın birinci fıkrasında tabip odası haysiyet divanının oda üyeleri hakkında fiil ve hareketlerinin mahiyetine göre düzenlenen disiplin cezalarından birini uygulayacağının belirtildiği' aktarıldı.
'YASAL ÇERÇEVESİ ÇİZİLMEMİŞ'
Kuralın, hangi somut fiil ve olguya, hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığının öngörülebilmesine yasal çerçevede imkan tanımadığının anlaşıldığı belirtilen gerekçede, 'Haysiyet divanına tanınan yetkinin, somut olayın özelliklerine, eylemin ağırlığına, oluşan zararın büyüklüğüne göre kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmasını sağlayacak yasal bir çerçeve çizilmemiştir. Ayrıca işlenen disiplinsizlik eylemi ile tayin edilen disiplin cezası arasında adil bir dengenin gözetilmesini sağlayacak gerekli ve yeterli mekanizmalar kurulmamıştır. Bu sebeplerle, verilecek disiplin cezaları bakımından keyfi yorum ve uygulamalara karşı hukuki güvencenin sağlanmadığı sonucuna ulaşılmaktadır' denildi.
DAYANAK KANUN MADDESİ İPTAL EDİLMİŞTİ
Anayasa Mahkemesi'nin daha önce 6023 sayılı Kanun'un 39. maddesini, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bularak iptal ettiği hatırlatılan gerekçede, şunlar kaydedildi:
'Bu durumda 6023 sayılı Kanun'un 39. maddesinde hangi eyleme hangi disiplin cezasının uygulanacağına ilişkin açık bir düzenlemenin bulunmaması nedeniyle başvurucuya uygulanan disiplin cezasının kanuni dayanağının belirlilik şartını sağlamadığı görülmüştür. Bu nedenle müdahalenin kanunilik şartını taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.'
Yüksek Mahkeme, kararın bir örneğinin ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 14. İdare Mahkemesine de hükmetti.




