Gündem

Aziz İhsan Aktaş davası... Kadir Aydar: 'Aktaş ticaret kârlı yapılınca teşekkür ediyor, zarar edince şikayet edip tutuklu yargılanmama sebep oluyor'

Aziz İhsan Aktaş davasında tutukluluk değerlendirmesine karşı savunma yapan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, 'İhsan Aktaş'ın iddiasına göre kendisi evden zarar etmiş, araçtan kâr etmiş. Biz evden kâr etmişiz, araçtan zarar etmişiz. Böyle iş mi olur? Zararına rüşvet mi olur? Arabada inkar etti diye ödüllendiriliyorum, evden zarar etti diye cezalandırılıyorum. Yani İhsan Aktaş ticaret kârlı yapılınca teşekkür ediyor, zarar edince şikayet ediyor. Tutuklu yargılanmama sebep oluyor' dedi.

Haber: ÇAĞATAN AKYOL

(İSTANBUL) - Aziz İhsan Aktaş davasında tutukluluk değerlendirmesine karşı savunma yapan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, 'İhsan Aktaş'ın iddiasına göre kendisi evden zarar etmiş, araçtan kâr etmiş. Biz evden kâr etmişiz, araçtan zarar etmişiz. Böyle iş mi olur? Zararına rüşvet mi olur? Arabada inkar etti diye ödüllendiriliyorum, evden zarar etti diye cezalandırılıyorum. Yani İhsan Aktaş ticaret kârlı yapılınca teşekkür ediyor, zarar edince şikayet ediyor. Tutuklu yargılanmama sebep oluyor' dedi.

İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı iddia edilen 'çıkar amaçlı suç örgütü' ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce açılan davanın ikinci duruşması üçüncü gününde devam ediyor.Tutuklu 16 kişinin olduğu davanın Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ndeki 3 No'lu Duruşma Salonu'nda yapılan duruşmasında savcı, mütalaasını açıkladı.

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar hakkında tutukluluğun devamını talep eden savcı, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi ve Beşiktaş Belediyesi destek hizmetleri personeli Gülşah Ocak'ın ise tahliyesini talep etti.

'İlkokula başlayan kızımın yanında olamadım'

Ardından sanıkların tutukluluk değerlendirmesine ilişkin savunmalarına geçildi. İlk olarak Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz savunma yaptı. Rıza Akpolat'ın eniştesi Burak Kangal, suçlamaları reddederek '10 aydır buradayım, yatarımı da yattım. Annemi kaybettim, babam kolon kanseri oldu, hâlâ tedavisi devam ediyor. Burada olduğum süreçte de demans hastalığı başlamış. Babamı, kızımı 10 aydır görmedim. Kızım beni Amerika'da çalışıyor biliyor. Eşim tek başına uğraşıyor. Kızıma her akşam masal okuyan bir babaydım. İlkokula başladı, yanında olamadım. Okuma yazma öğrenirken yanında olmak isterdim' dedi.

'Koğuşta insanların üstüne basmadan yürümeye çalışıyoruz'

Oya Tekin'in eşi Celal Tekin'in avukatı savunma yaptı. Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, gözaltına alındığı günden beri verdiği ifadelerde çelişki olmadığına vurgu yaparak şunları söyledi:

'Tutarlı ifade verdim, hiçbir zaman da şüpheye düşmedim ama benimle ilgili ifade veren kişilerin ifadelerindeki çelişkiyi hepimiz gördük. Ben bu çelişkilerden söz etmek istiyorum çünkü 10 aydır tutukluyum. Eylem 62'de Adıyaman Belediyesi'ndeki tüm sanıklar dinlendi ve deliller toplandı. Sanıklar beni tanımadıklarını, benimle görüşme yapmadıklarını ifade etti. Kaldığımız koğuşta bir metrekare yer düşmüyor bize. İnsanların üstüne basmadan yürümeye çalışıyoruz. Bu nasıl bir vicdansızlık, biz neyin suçunu işledik de bunları yaşıyoruz? Orada yatan herkese yazık. 21 kişi için yapılmış cezaevinde 70 kişi yatılır mı? Bu neyin vicdansızlığı? Bize mezar verseniz orada yatmaya razıyız. 'Tekim' derim en azından. İşlediğimiz suç ne? 170 bin lira için insana bu kadar eziyet edilir mi? Yazık bize.'

'Rüşvet yokken nasıl aracılık edebilirim'

Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka da hakkındaki iddiaların temelsiz olduğunu belirterek 'Ortada ne rüşvet var ne aracılık. Etkin pişmanlıktan yararlanan Aziz İhsan Aktaş ile Akın Kumanlı rüşvet olmadığını söylüyor. Ortada rüşvet yokken nasıl aracılık edebilirim? Savcının rüşvet iddiasını neye dayandırdığını anlamış değilim. Tamamen içi boş, temelsiz bir iddiayla bir yıldır tutukluyum. Dosyada tüm deliller toplandı. Hakkımda toplanacak delil, dinlenecek kişi olmadığını göz önüne alarak 11 aylık tutukluluğumu sonlandırmanızı talep ederim' ifadelerini kullandı.

'Aktaş, 31 Temmuz tarihini uyduruyor'

Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, şöyle konuştu:

'Ben İhsan Aktaş'tan 300 bin dolar falan almadım. Eğer almış olsaydım bunu saklamazdım. Çünkü babam ev satmış. Aralarında bir ticaret olmuş. Niçin inkar edeceğiz? Buradan açık açık söylüyorum. Daire satmak suç değil de parasını istemek onun parasını almak mı suç? Eğer almış olsaydık aldık derdik. İlk günden beri doğruyu söyleyen ben ve babam Mustafa Aydar'dır. İhsan Aktaş'ın bütün ifadeleri yalan ve iftira niteliğindedir. İhsan Aktaş, 2,5 ay boyunca noktasına, virgülüne kadar avukatlarıyla hazırladığı ifadesinde etkin pişmanlık ifadesinde araç satışıyla alakalı bir şey söylemiyor. 25 Temmuz'da babam Mustafa Aydar'la yaptığı görüşmeyi hatırlıyor ama her ne hikmetse aracı ve 31 Temmuz tarihini hatırlamıyor. Bu şahıs babamla bir meşru ticaret yapmış. Babamdan iki daire, bir araç satın almış ama nasıl oluyorsa bu satışın yarısı rüşvet, yarısı kârlı ticaret oluyor. Yani daire satışına rüşvet, araç satışına kârlı ticaret diyor. Sonuçta bir ticaret oluyor; yarısı siyah, yarısı beyaz. Bu nasıl bir iştir? İhsan Aktaş, babamdan araç aldığı ortaya çıkınca 31 Temmuz tarihini uyduruyor. Daha önce ortaya çıkmayan yalancı tanıklar, bizimle ilişkisi olmayan banka dekontlarını ortaya çıkarıyor.

'Zararına rüşvet mi olur'

Buna da huzurunuzda şöyle bir kılıf buluyor. Diyor ki 'Cezaevinde imkanlar kısıtlıydı. Bazı evraklara ulaşamadım' diyor. Şimdi İhsan Aktaş, ödediği 10 bin TL'lik otel faturasına kadar ulaşıyor da 10 milyonluk banka dekontuna ulaşamıyor. İnsan böyle büyük bir meblağı nasıl unutur? Gerçek değilse unutur tabii. 31 Temmuz'da İhsan Aktaş'ın araç için verdiğini söylediği 10 milyon gibi bir paranın alınması söz konusu değildir ve kaldı ki mümkün de değildir. O tarihte böyle bir araç ortada yoktur. O yüzden olmayan bir hayali aracı babam İhsan Aktaş'a satamaz. İhsan Aktaş da temmuz ayında olmayan bir aracın hayali bir şekilde parasını veremez. İhsan Aktaş'ın iddiasına göre kendisi evden zarar etmiş, araçtan kâr etmiş. Biz evden kâr etmişiz, araçtan zarar etmişiz. Böyle iş mi olur? Zararına rüşvet mi olur? Arabada inkar etti diye ödüllendiriliyorum, evden zarar etti diye cezalandırılıyorum. Yani İhsan Aktaş ticaret kârlı yapılınca teşekkür ediyor, zarar edince şikayet ediyor. Tutuklu yargılanmama sebep oluyor.'