(TBMM) - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Doruk Madencilik işçilerinin eylemlerinin neden uzun sürdüğü sorusuna, 'İşçilerin maaşını ödemesi gereken firma. Firma bunu 17 gün sonra ödediyse onların sorunu. Şimdi bazıları diyor ki 'maden ruhsatlarını iptal edelim.' Şu anda oradaki ruhsatı iptal etsek bunlar işçi kardeşlerimizin faydasına olur mu? Çünkü maden kapandığı zaman o zaman zaten iş yok, istihdam yok, işçinin herhangi bir alacağı yok. Onun için biz çok hassas bir süreç yürütüyoruz. Yani bu iş öyle dışarıdan gözüktüğü gibi bir iş değil. Bu süreçte işçiler mağdur olmayacak, iş devam edecek. Şimdi maaşlarını aldılar' yanıtını verdi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TBMM'de AK Parti Grup Toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Doruk Madencilik işçilerinin haklarını alamaması üzerine başlayan eylem sürecine ilişkin Bayraktar, firmanın uzun süredir benzer sorunlar yaşattığını belirterek, 'Ben bu firmaya bir daha ruhsat vermem' açıklamalarında bulunmuştu. Bu açıklama hatırlatılarak Bayraktar'a 'İşçiler açlık grevini geride bıraktı. Bakanlıklar araya girdi, problem çözüldü. 'Maaşlar yatırılacak dendi' ama 1-2 ay sonra biz başka bir madencileri yine Ankara'ya yürürken nasıl görmeyeceğiz' sorusuna, 'Bunun için bu ruhsatları alan, bu alanda faaliyet yapan şirketlerin sorumlu davranması lazım. Basiretli davranması lazım. İş ahlakına uygun davranması lazım. Beklentimiz bu' yanıtını verdi.
'Firmanın başka şehirlerimizde olan işletmelerinde de benzer sıkıntılar yaşadı'
Başka bir gazetecinin, 'Siz garantör bakanlık olmuştunuz. Bu işçilerin maaşları kaç gün içerisinde yatırılacak' sorusu üzerine şunları söyledi:
'Konuyu anlatmakta fayda var. Burası bir kömür santrali ve kömür santralinin de bir madeni var. Fakat maalesef bu işletme, bu santral, alındığını günden beri aslında benzer sıkıntıları yaşadı. Bunlar sizin dilinizde işçilerimizin eylemleriyle geldi ama daha öncesinde bizim zaman zaman müdahalelerimiz, bir konuda firmayı uyarmalarımız, firmayla ilgili yaptığımız uygulamalar neticesinde çözümler üretildi. Ama öyle gözüküyor ki, bu firma bunu adeta alışkanlık haline getirmiş. Çünkü daha önce de ifade ettim, firmanın başka şehirlerimizde olan işletmelerinde de benzer sıkıntılar yaşadı. İşçilerimizin alacaklarının ödenmesinde oldu. Orada bu firmanın hizmet aldığı alt taşeronlarında oldu. Orada servis hizmeti aldığı, nakliye hizmeti aldığı yerlerde oldu.
Bu anlamda firmanın devlete olan yükümlülüğünü yerine getirmediği durumlarda da ruhsatlılık hallerine varıncaya kadar cezai müeyyideler de uygulandı. Dolayısıyla bunları hep zaten bugüne kadar yaşaya geldik. Fakat bu son hadisede artık işçilerin ödenmeyen borçlarına tekrar müdahale ederek şimdi onların alacaklarının ödenmesini temin yoluna gittik firma.
'Bu işçilerimizin aslında işlerinin garantiye alınması için bu düzenlemeyi yaptık'
Ama başka bir şey daha var. Biz özellikle yerli kömür santralleri çalışsın diye yerli kömürden üretilen elektriğe bir alım garantisi verdik. Meclis'te yapılan düzenlemeyle bakanlığımıza bir yetki verildi. Bu yetki aşamasına muhalefet buna çok itiraz etti. 'Gerek yok' dedi. Ama biz esas itibarıyla burada hedefimiz, özellikle o madenlerde çalışan Türkiye'de yaklaşık 30 bine yakın işçimiz, emekçimiz madenlerde çalışıyor. Kömür madenlerinde çalışıyor. Bu işçilerimizin aslında işlerinin garantiye alınması için bu düzenlemeyi yaptık. Ve o düzenlemenin neticesinde de bu alım garantisini 2029 sonuna kadar bu santrallere verdik. Ama orada bir kırmızı çizgimiz vardı. Dedik ki 'işçiye borcu olan santralleri biz bu teşvik programı almayacağız'.
Yani çevreyi gözeterek, istihdamı, işçi haklarını gözeterek bir düzenleme yaptık. Ve bu santral dışında da şu anda bu teşvikten yararlanmayan kimse kalmadı. Bu santralin de bu teşvikten yararlanamamasını sebebi işçilere olan borçları. İşçi kardeşlerimiz firmaya yapacakları baskıyı madenle alakalı olduğumuz için bizim bakanlığımıza, diğer bakanlıklarımıza yaptı. Bu teşvikten aslında firma istifade etmek için bir anlamda işçileri bu anlamda araya katmış oldu. Ama işçi borçları ödenmediği için teşvikten istifade edemiyor bu firma. Bundan sonra da eğer ödemezse bu teşvik kapsamından yararlanamayacak.'
Bakan Bayraktar, 'İşçiler diyorlar ki 'biz Eskişehir'den yola çıkarken zaten firmayla anlaşamadığımız için bakanlık da sonuçta ruhsat veren bakanlık olduğu için sesimizi duyurmak amacıyla geldik.' Biraz da uzun sürdü eylemler, 17 gün sonra sonuçlandı. Neden bu kadar uzun sürdü' sorusuna şu yanıtı verdi:
'İşçilerin maaşını ödemesi gereken firma. Firma bunu 17 gün sonra ödediyse onların sorunu. Şimdi bazıları diyor ki 'maden ruhsatlarını iptal edelim.' Şu anda oradaki ruhsatı iptal etsek bunlar işçi kardeşlerimizin faydasına olur mu? Çünkü maden kapandığı zaman o zaman zaten iş yok istihdam yok, işçinin herhangi bir alacağı yok. Onun için biz çok hassas bir süreç yürütüyoruz. Yani bu iş öyle dışarıdan gözüktüğü gibi bir iş değil. Bu süreçte işçiler mağdur olmayacak, iş devam edecek. Şimdi maaşlarını aldılar. Beş ay sonra eğer iş olmazsa, maden kapanırsa veya santral kapanırsa bu da istediğimiz bir şey olmaz. Dolayısıyla bu süreci çok hassas bir şekilde yürütüyoruz.'
'Bu firmanın yüzlerce ruhsatı vardı. Şimdi çalışan, şu anda 92 ruhsata kadar düştü'
Bayraktar, 'Diğer işletmelerde de sorunlar var, hiç ruhsatını iptal ettiğiniz işletmesi oldu mu' sorusuna, 'Evet. Bu firmanın yüzlerce ruhsatı vardı. Şimdi çalışan şu anda 92 ruhsata kadar düştü' yanıtını verdi.
'Peki TMSF neden şirket sattı' sorusu üzerine Alparslan Bayraktar, 'TMSF sonuçta diğer bir sürü şirketi sattı. TMSF netice itibarıyla bir ara uygulama. Ama bu firma büyük oranda işini Çekya'daki krediyi üzerine alarak çözdü. Dolayısıyla biraz da bizim dışımızda, yurt dışında gelişen bir hadise. Ama ben diğer işletmecileri tenzih ediyorum' dedi





