(ANKARA) - Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz'e yayılmasının önlenmesine yönelik diplomatik girişimlerin sürdüğünü belirterek, 'Taraflarla bu konuda görüşmelerimiz var, tekliflerimiz var. Tarafların bize olan cevapları var. Bu cevapların uyumlaştırılması, üzerine bir anlayış bina edilebilir bir duruma getirilmesi için de çalışıyoruz' dedi.
Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Bakü'de Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile görüştü. Fidan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından da kabul edildi. Fidan ve Bayramov, görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz'e etkilerine ilişkin, savaşın başından bu yana Türkiye'nin tutumunun değişmediğini belirterek, 'Bu savaş baştan beri başlamaması gereken bir savaş, yaygınlaşmaması gereken bir savaş, hemen durması gereken bir savaş' dedi.
Türkiye'nin savaş boyunca tahıl anlaşması, esir takasları ve tarafların İstanbul'da bir araya getirilmesi dahil çeşitli diplomatik girişimlerde bulunduğunu hatırlatan Fidan, Birleşmiş Milletler (BM), ABD ve bazı ülkelerin de savaşın sona erdirilmesi için çaba gösterdiğini söyledi.
Türkiye'nin özellikle Karadeniz'e yönelik girişimlerini perde arkasında sürdürdüğünü belirten Fidan, şöyle konuştu:
'Şu anda da özellikle Karadeniz'i önceleyen çalışmalarımız devam ediyor. Taraflarla bu konuda görüşmelerimiz var, tekliflerimiz var. Tarafların bize olan cevapları var. Bu cevapların uyumlaştırılması, üzerine bir anlayış bina edilebilir bir duruma getirilmesi için de çalışıyoruz.
Biliyorsunuz, savaşın kendisi gerçekten yıpratma savaşından yok etme savaşına son bir yıldır dönmüş durumda. Artık hedef alınmayan hiçbir yer yok. Toplu yerleşim yerlerinin kasıtlı hedef alınması hariç, artık bütün ticari mekanlar, altyapı, üstyapı mekanları hedef alınıyor. Sivil zayiatların giderek arttığını görüyoruz. Biz bu resmin nereye gideceğini maalesef savaşı, savaşmayı bilen bir millet olarak en başından söylemiştik. Coğrafi olarak, metodik olarak, hedef olarak maalesef geldiğimiz nokta o.
Daha ileri yaygınlaşmayı ve daha fazla felakete yol açmasını önlemek için bunun durması gerekiyor. Sanıyorum taraflar da 4,5 yıl savaştıktan sonra artık psikolojik olarak da idrak olarak da bu noktaya daha yaklaşmış durumdalar.
İşte tam da bu noktada bizim gibi arabulucu aktörlerin uygun sihirli formülleri, cümleleri, yöntemleri bularak tarafları bir noktada uzlaşmaya ikna etmemiz gerekiyor. İfade ettiğim gibi aksi takdirde enerji fiyatları üzerinde, gıda güvenliği üzerinde, çevre üzerinde; daha da önemlisi savaşın giderek yaygınlaşması riskini de görebiliyoruz.
Zaman zaman sadece Karadeniz'de değil, başka Avrupa ülkelerinde de savaşın oraya sıçrama ihtimaline ilişkin birtakım ifadeler var. Allah korusun, bunu biz bırakın dillendirmeyi, düşünmek bile istemiyoruz. Savaşın coğrafi olarak yaygınlaşması görmek istediğimiz en son şey. Çalışmalara devam ediyoruz.
Bu niyetle bunu dillendirmeye devam ediyoruz ve giderek bu düşüncenin, bu tavrın zemin kazandığını görmekten de açıkçası mutlu oluyoruz. İnşallah en kısa sürede durdururuz.'
'HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA SAVAŞ ÖNCESİ STATÜKOYA DÖNÜLMELİ'
İran'daki gelişmelerin Türkiye ve Azerbaycan'ı doğrudan ilgilendirdiğini belirten Fidan, mevcut ihtilafın diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini söyledi.
Fidan, 'Son dönemde artan karşılıklı saldırılar barış çabalarına ciddi sekte vurmakta. Bölgedeki gerilimi artırıcı bu eylemlerin derhal sona ermesi gerekmektedir. Aynı zamanda Hürmüz Boğazı'nda güvenli, kesintisiz ve serbest geçişlere izin verilmeli ve savaş öncesi statükoya bir an önce dönülmelidir. Krizin çözümü ve bölgede barış ve güvenliğin sağlanması için ilgili tüm taraflarla temaslarımızı kesintisiz sürdürmekteyiz' dedi.
KARS-DİLUCU DEMİRYOLU İÇİN 2029 HEDEFİ
Fidan, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ulaştırma bağlantılarına ilişkin bir soru üzerine, Orta Koridor'un hayata geçirilmesinde iki ülkenin önemli rol oynadığını söyledi. Fidan şöyle konuştu:
'Bunun önemli parçası tabii Zengezur Koridoru, bunun tamamlayıcı unsurlarından biri olan Kars-Dilucu Demiryolu. Bu konuda geçen yıl, hatta iki yıldır yürütülen görüşmeler var. Cumhurbaşkanlarımızın mutabık kaldığı bir vizyon var. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda Ulaştırma Bakanlığı'na gereken talimatı verdiler ve bu konuyla ilgili ihale işlemleri epey önce tamamlandı. Şu anda inşaat çalışmaları devam ediyor. İnşallah 2029'un sonuna doğru Kars-Dilucu Demiryolu bitecek. Dolayısıyla Azerbaycan'dan gelen bir tren kesintisiz Türkiye'ye kadar gelme imkanı bulacak. Bu, açıkçası bizim için önemli bir lojistik imkan haline gelecek.'
TDT ZİRVESİ ANKARA'DA YAPILACAK
Fidan ayrıca, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'nın 29 Ekim'de, teşkilatın 13. Zirvesi'nin ise 30 Ekim'de Ankara'da düzenleneceğini aktararak, 'Bu zirveyi Türk dünyasının ortak gelecek vizyonunu tahkim edecek tarihi bir adım olarak görüyoruz' dedi.
BAYRAMOV: 'ZENGEZUR'UN ERMENİSTAN BÖLÜMÜNDE ÇALIŞMALAR 2027 BAŞINDA BAŞLAYACAK'
Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov da Zengezur Koridoru'nun Avrupa'yı Türkiye ve Azerbaycan üzerinden Orta Asya'ya bağlayacak Orta Koridor'un yeni güzergahlarından biri olarak özel önem taşıdığını söyledi.
Bayramov, Azerbaycan'ın ana karasındaki karayolu altyapısının Ermenistan sınırına kadar yaklaşık yüzde 95, demiryolu çalışmalarının ise yaklaşık yüzde 75 oranında tamamlandığını belirterek, iki projenin de 2027'nin ilk yarısında bitirilmesinin planlandığını kaydetti.
Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ndeki yaklaşık 190 kilometrelik demiryolunun Sovyet döneminden kaldığını ve 30 yılı aşkın süredir büyük ölçüde kullanılmadığını belirten Bayramov, bu hatta yeniden inşa çalışmalarının başladığını söyledi. Bayramov sözlerini şöyle sürdürdü:
'Son olarak eksik kalan bir halka var. Türkiye topraklarındaki ve Nahçıvan'daki bölümlerden bahsettik. Ermenistan topraklarında yaklaşık 42 kilometrelik bir bölüm bulunuyor. Bildiğiniz gibi geçen yıl Washington Zirvesi'nde varılan önemli anlaşmalardan biri de TRIPP projesiydi. Zengezur Koridoru'nun parçası olan bu yaklaşık 42 kilometrelik alanda ulaşım altyapısının kurulmasını öngörüyor.
Bu konuda görüşmeler doğrudan Amerika Birleşik Devletleri ile Ermenistan arasında yürütülüyor. Ancak ABD'li ortaklarımız çalışmaların gidişatı konusunda bizi düzenli olarak bilgilendiriyorlar. Burada Ermenistan topraklarındaki bağlantılardan söz ediyoruz. Ancak bunun hem giriş hem de çıkış noktası Azerbaycan topraklarında, Azerbaycan sınırında bulunuyor. Koridor ancak bu şekilde faaliyet gösterebilir.
Bize verilen son bilgi, şu anda projelendirme ve şirketin kurulmasına ilişkin çalışmaların devam ettiği ve bunların bu yıl içinde tamamlanacağı yönünde. Fiziki çalışmaların başlaması 2027'nin başına planlanıyor.
Böylece Azerbaycan'ın ana karası ile Nahçıvan arasında Ermenistan üzerinden doğrudan bağlantı sağlanacak. Nahçıvan üzerinden Türkiye'ye ve buradan Türkiye ile Azerbaycan'ın ana ulaşım altyapısına bağlanılmasıyla Avrupa'dan Türkiye ve Azerbaycan üzerinden Orta Asya'ya uzanan bağlantının yeni ve önemli bir güzergahı ortaya çıkacak.'
Bayramov, ayrıca Şuşa Beyannamesi'nin Türkiye-Azerbaycan işbirliğini ekonomi, yatırım, ticaret, savunma, güvenlik, insani ilişkiler, uluslararası kuruluşlar ve üçüncü ülkelerde ortak faaliyetler dahil geniş bir alanı kapsadığını söyledi.
Türkiye ve Azerbaycan'ın üçüncü ülkelerde ortak projeler geliştirmesine de değinen Bayramov, Afrika'yı örnek gösterdi. Bayramov, Türkiye'nin kıtadaki geniş diplomatik ve ekonomik varlığından yararlanılarak Azerbaycan, Türkiye ve Afrika ülkeleri arasında ortak projeler yürütülebileceğini söyledi.
Bayramov ayrıca, Azerbaycan Uluslararası Kalkınma Yardım Ajansı (AIDA) ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) arasında uluslararası yardım alanında ortak projeler yürütülmesinin iki ülke arasındaki işbirliğinin yeni alanlarından biri olduğunu belirtti.



