Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 24 Ekim 2026 Cumartesi günü katıldığı Türk Parlamenterler Birliği Programı'nda Türkiye'nin sağlık gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle çocuklar ve gençler arasındaki sigara kullanımına dikkat çeken Memişoğlu, 13-17 yaş grubundaki nüfusun yüzde 30'unun sigara kullandığını belirtti.
Türkiye'nin sağlık alanında karşı karşıya olduğu sorunları ve yürütülen çalışmaları değerlendiren Bakan Memişoğlu, erken kanser teşhisinden ücretsiz sağlık hizmetlerine, yeni hastane yatırımlarından yerli tıbbi cihaz üretimine kadar birçok konuda bilgi verdi.
'13-17 yaş grubunun yüzde 30'u sigara kullanıyor'
Tütün kullanımının Türkiye'nin önemli halk sağlığı sorunlarından biri olduğunu belirten Bakan Memişoğlu, gençler arasındaki sigara kullanımına ilişkin dikkat çeken rakamlar paylaştı.
Memişoğlu, son TÜİK araştırmasına atıfta bulunarak Türkiye'de 13-17 yaş grubunda yaklaşık 7,5 milyon çocuk ve genç bulunduğunu, bunların yaklaşık 2,5 milyonunun sigara kullandığını söyledi.
Bakan Memişoğlu, “Türkiye'de 13 ile 17 yaş arasındaki nüfusun yüzde 30'u sigara kullanıyor. Bu bizim toplumsal olarak mücadele etmemiz gereken bir konudur.” ifadelerini kullandı.
Türkiye'de sigaraya başlama yaş ortalamasının 17 olduğunu belirten Memişoğlu, gençlerin tütün ürünlerinden korunması için toplumun bütün kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.
Sigaraya yılda 15 milyar dolar harcanıyor
Tütün kullanımının sağlık üzerindeki etkilerinin yanı sıra ekonomik boyutuna da değinen Bakan Memişoğlu, Türkiye'de 2025 yılında 8,5 milyar paket sigara satıldığını açıkladı.
Memişoğlu, sigaraya yapılan yıllık harcamanın yaklaşık 15 milyar dolara ulaştığını belirterek tütün bağımlılığıyla mücadelenin önemine dikkat çekti.
Türkiye'nin öncelikli sağlık sorunlarını obezite, tütün ve diğer zararlı alışkanlıklar, uyuşturucu, davranışsal bağımlılıklar ve düşük doğurganlık hızı olarak sıralayan Bakan, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
8 bin kişiye belirti vermeden kanser tanısı konuldu
Kanserle mücadelede erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirten Memişoğlu, aile hekimlerinin çalışmaları sayesinde son bir yılda yaklaşık 8 bin kişiye henüz klinik belirti ortaya çıkmadan kanser tanısı konulduğunu açıkladı.
Bakan Memişoğlu, erken tanının tedavi başarısını artırdığını vurgulayarak vatandaşların düzenli sağlık kontrollerini ve taramalarını ihmal etmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Ücretsiz kanser taramalarının sürdüğünü belirten Memişoğlu, gerçekleştirilen tarama çalışmalarıyla 31 milyon kişiye ulaşıldığını bildirdi.
Aile hekimlerinin hastanelerden randevu alabildiğini ve hastaların sağlık geçmişine ilişkin bilgilerin ilgili hekimlere elektronik ortamda aktarılabildiğini de söyledi.
17 branşta ücretsiz sağlık hizmeti sunuluyor
Sağlıklı Hayat Merkezlerinin koruyucu sağlık hizmetlerindeki rolüne değinen Bakan Memişoğlu, bu merkezlerde 17 branşta ücretsiz hizmet verildiğini açıkladı.
Merkezlerde diyetisyen, fizyoterapist, psikolog, sosyolog, diş hekimi ve çocuk gelişimcisi gibi farklı alanlardan uzmanların görev yaptığını belirten Memişoğlu, kanser taramalarının da bu hizmetlerin önemli bir bölümünü oluşturduğunu ifade etti.
Vatandaşların yalnızca hastalandıklarında değil, sağlıklarını korumak amacıyla da bu merkezlere başvurabileceklerini vurguladı.
Türkiye'deki hastane sayısı 1.526'ya ulaştı
Sağlık altyapısındaki değişime ilişkin verileri paylaşan Bakan Memişoğlu, Türkiye'deki hastane sayısının 1.156'dan 1.526'ya yükseldiğini söyledi.
Memişoğlu'nun açıkladığı rakamlara göre toplam hastane yatağı sayısı 164 binden 274 bine, nitelikli yatak sayısı ise 18 binden 184 bine çıktı.
Yoğun bakım yatağı sayısının 2 binden 48 bine ulaştığını belirten Bakan, sağlık çalışanı sayısının da 378 binden 1,5 milyona yükseldiğini bildirdi.
Türkiye'de 232 bin hekimin görev yaptığını ifade eden Memişoğlu, uzman hekim sayısının ise 120 bin olduğunu açıkladı.
Sezaryen oranlarında 5,5 puanlık düşüş
Normal doğumun desteklenmesine yönelik çalışmalar hakkında da bilgi veren Bakan Memişoğlu, ilk kez sezaryenle doğum oranlarında düşüş yaşandığını belirtti.
2024 yılından bu yana primer sezaryen oranlarının 5,5 puan azaldığını açıklayan Memişoğlu, bu gelişmeyi önemli bir başarı olarak değerlendirdi.
Gebeliğinin son üç ayında bulunan ve ilk doğumunu yapacak anne adaylarına ebe tahsis edildiğini belirten Bakan, Anne Yolculuğu mobil uygulamasının da anne adaylarının bilgilendirilmesi amacıyla hayata geçirildiğini söyledi.
Doğum yöntemine ilişkin kararların anne ve bebeğin tıbbi durumuna göre verilmesi gerektiği önemini korurken Bakanlık, uygun gebeliklerde normal doğumu desteklemeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Evde sağlık hizmetlerinde yeni model
Bakan Memişoğlu, evde sağlık, palyatif bakım, uzaktan sağlık hizmetleri ve aile hekimliğini bir araya getiren yeni bir düzenleme hazırladıklarını açıkladı.
Uygulamanın Kayseri ve İzmir'de pilot olarak yürütüldüğünü belirten Memişoğlu, yoğun bakım sonrasında hastaların ihtiyaçlarına uygun bakım hizmetlerine yönlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Hastaların evlerinde uzaktan takip edilmesini de kapsayan modelin ilerleyen dönemde Türkiye genelinde yaygınlaştırılmasının planlandığını ifade etti.
524 aile sağlığı merkezi hizmete kazandırıldı
Sağlık yatırımlarına ilişkin güncel rakamları paylaşan Bakan Memişoğlu, göreve başladığı tarihten bu yana 524 aile sağlığı merkezi ve 45 Sağlıklı Hayat Merkezi yapıldığını bildirdi.
Hâlen 365 aile sağlığı merkezinin inşaatının sürdüğünü, 766 yeni merkezin daha planlandığını belirtti.
Memişoğlu ayrıca 2026 yılında 68 hastanenin tamamlandığını, 12 ağız ve diş sağlığı merkezinin yapıldığını ve 106 hastanenin inşaatının devam ettiğini açıkladı.
Türkiye kendi ultrason cihazını üretecek
Sağlık teknolojilerinde yerli üretime ilişkin çalışmalara da değinen Memişoğlu, Türkiye'nin tıbbi cihaz üretim kapasitesini artırmayı hedeflediğini söyledi.
Yılda 700 ultrason cihazı alım garantisi kapsamında biri Çinli, diğeri Güney Koreli iki firmayla anlaşma yapıldığını belirten Bakan, iki yıl içinde yüzde 70 yerlilik oranına sahip ultrason cihazlarının Türkiye'de üretilmesinin hedeflendiğini açıkladı.
Türkiye'de yapay zekâ destekli mobil röntgen cihazı üretildiğini ifade eden Memişoğlu, ASELSAN ile geliştirilen kalp-akciğer makinesinin yüzde 90'ın üzerinde yerlilik oranıyla kullanılmaya başlandığını söyledi.
Bakan, sekiz aşının yerli olarak geliştirilmesinin de hedefler arasında bulunduğunu belirtti.
Bebek ölüm hızında düşüş açıklandı
Programda bebek ölümlerine ilişkin verileri de paylaşan Bakan Memişoğlu, Türkiye'de bebek ölüm hızının 2002 yılında bin canlı doğumda 31,5 olduğunu hatırlattı.
Bu oranın 2024 yılında binde 8,9'a, son açıklanan verilere göre ise binde 7,7'ye gerilediğini belirtti.
Memişoğlu, düşüşün yaklaşık 3 bin bebeğin hayatta kalmasına karşılık geldiğini ifade ederek anne ve çocuk sağlığı hizmetlerinin önemine dikkat çekti.
'Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık' modeli
Bakan Memişoğlu, konuşmasında Sağlıklı Türkiye Yüzyılı programının temelini oluşturan “Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık” modeline de değindi.
Yeni yaklaşımın yalnızca hastalıkların tedavisine değil, insanların hastalanmadan sağlıklı kalmasına, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine ve yerli sağlık teknolojilerinin üretilmesine odaklandığını belirtti.
Sağlıklı bireylerin mevcut sağlık durumlarını korumalarına yönelik esenlik hizmetlerine ilişkin mevzuatın da hazırlandığını açıklayan Memişoğlu, bu merkezlerde tedavi amaçlı uygulamalara ve ameliyat sonrası iyileşme dönemindeki hastalara yönelik hizmetlere izin verilmeyeceğini ifade etti.
Türkiye'nin önümüzdeki dönemde koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmayı, erken teşhis olanaklarını artırmayı ve sağlık teknolojilerinde üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediğini söyledi.





