ANKARA – Kalp ve damar hastalıklarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl 29 Eylül’de kutlanan Dünya Kalp Günü kapsamında Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’ndan önemli mesajlar geldi.

Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda kalp sağlığının korunmasında erken farkındalığın, düzenli sağlık kontrollerinin ve günlük yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekti.

Kalp ve damar hastalıklarının yaşam kalitesini doğrudan etkileyebildiğini belirten Bakan Memişoğlu, hastalık risklerinin ortaya çıkmadan önce değerlendirilmesinin koruyucu sağlık açısından önem taşıdığını vurguladı.

Türkiye genelinde 117 kalp merkezi hizmet veriyor

Sağlık Bakanlığı bünyesindeki kamu hastanelerinde kalp hastalıklarının tanı ve tedavisine yönelik hizmet veren 101 erişkin ve 16 pediatrik olmak üzere toplam 117 kalp merkezi bulunuyor.

Söz konusu merkezlerde kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi başta olmak üzere ilgili uzmanlık alanları birlikte çalışıyor. Hastaların tanı, tedavi ve takip süreçleri uzman ekiplerin koordinasyonunda yürütülürken, ileri teknoloji gerektiren sağlık hizmetlerine de erişim sağlanıyor.

İleri düzey kalp yetmezliği bulunan ve gerekli tıbbi koşulları taşıyan hastalar için kalp nakli değerlendirmeleri de gerçekleştiriliyor.

Verilere göre Türkiye'de 2025 yılında 46 kalp nakli yapıldı. 2026'nın ilk 6 ayında gerçekleştirilen kalp nakli sayısı ise 11 oldu.

Kalp hastalıklarında risk faktörlerine dikkat

Kalp sağlığının korunmasında yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonraki tedavinin değil, hastalık riskini azaltmaya yönelik önlemlerin de önemli olduğu belirtiliyor.

Bu kapsamda hipertansiyon ve diyabet gibi sağlık sorunlarının erken dönemde tespit edilmesi, tütün kullanımından uzak durulması, dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin yaşam tarzı haline getirilmesi önem taşıyor.

Uzmanlar tarafından önerilen sağlık kontrollerinin aksatılmaması ve kişisel risklerin aile hekimleriyle değerlendirilmesi de kalp ve damar hastalıklarının erken tespitinde önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Kalp sağlığı için günlük alışkanlıklar belirleyici

Kalp ve damar hastalıklarından korunmak isteyen vatandaşların beslenme düzenine dikkat etmesi, hareketli bir yaşam sürmesi ve ideal vücut ağırlığını koruması öneriliyor.

Kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol değerlerinin düzenli şekilde takip edilmesi de kalp sağlığı açısından önem taşıyor. Vatandaşlar, aile hekimlerinin yanı sıra Sağlıklı Hayat Merkezlerinden de sağlıklı yaşam konusunda danışmanlık alabiliyor.

Özellikle göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya inme belirtileri gibi ciddi şikâyetlerin görülmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.

Bakan Memişoğlu’nun Dünya Kalp Günü mesajı

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun 29 Eylül Dünya Kalp Günü kapsamında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımın tamamı şöyle:

“Kalp ve damar hastalıkları, vatandaşların yaşam süresini, günlük yaşam aktivitelerini ve genel yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir sağlık sorunudur. Özellikle erken yaşlardan itibaren ortaya çıkan sağlıksız yaşam alışkanlıkları, kalp sağlığını olumsuz etkileyerek ilerleyen dönemlerde ciddi hastalıklara zemin hazırlayabilmektedir. Bununla birlikte kalp ve damar sağlığının korunmasında; sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi, risk faktörlerinin erken dönemde belirlenmesi ve etkili tedavi büyük önem taşımaktadır.

117 Kalp Merkeziyle İleri Tanı ve Tedavi Hizmetleri Sunuluyor

Kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kamu hastanelerinde faaliyet gösteren 101 erişkin kalp merkezi ve 16 pediatrik kalp merkezi olmak üzere toplam 117 kalp merkezi ile kapsamlı sağlık hizmeti sunulmaktadır. İleri tıbbi teknoloji ve uzman sağlık ekipleriyle hizmet veren bu merkezlerde, kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi başta olmak üzere ilgili branşların koordinasyonuyla hastaların tanı, tedavi ve takip süreçleri bütüncül şekilde yürütülmektedir.

Kalp merkezleri, erken tanı süreçlerinden ileri tedavi yöntemlerine kadar geniş kapsamlı sağlık hizmetlerinin sunulmasına imkân sağlarken, ileri düzey kalp yetmezliği bulunan ve uygun tıbbi kriterleri taşıyan hastaların değerlendirilmesi ile gerekli durumlarda kalp nakli süreçlerinin yürütülmesinde de önemli rol üstlenmektedir. 2025 yılında 46 kalp nakli, 2026 yılının ilk yarısında ise 11 kalp nakli gerçekleştirilmiştir. Kalp nakli gerçekleştirilen hastaların nakil sonrası takip ve tedavileri de uzmanlaşmış ekipler tarafından sürdürülmektedir. Bu merkezler sayesinde vatandaşların kalp ve damar hastalıklarına yönelik sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişimi sağlanmakta, ciddi kalp hastalıklarında ileri tanı ve tedavi seçeneklerinden yararlanılmasına imkân sunulmaktadır.

Tıbbi cihazda dikkat çeken oran: Yüzde 43
Tıbbi cihazda dikkat çeken oran: Yüzde 43
İçeriği Görüntüle

Koruyucu Sağlık Hizmetleri Önceliğimizdir

Kalp ve damar hastalıkların önlenmesine yönelik çalışmalar, koruyucu sağlık hizmetleri yaklaşımı doğrultusunda sürdürülmektedir. Bu kapsamda birinci basamak sağlık hizmetlerinde kalp ve damar hastalıklarına yönelik risk değerlendirmeleri yapılmakta, hipertansiyon ve diyabet gibi risk faktörlerinin erken tanısı ve etkin yönetimine yönelik çalışmalar yürütülmekte, tütün kullanımının önlenmesine yönelik kapsamlı mücadele sürdürülmekte, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlıklarının geliştirilmesi teşvik edilmekte ve toplumun sağlık okuryazarlığının artırılmasına yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Kalp sağlığının korunması; yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi edilmesini değil, hastalık gelişmeden önce risklerin azaltılmasını esas alan bütüncül bir yaklaşım gerektirmektedir.

Sağlıklı Yaşam Alışkanlıkları Kalp Sağlığını Koruyor

Kalp ve damar hastalıklarının önlenmesi için bireylerin;

Tütün ve tütün ürünlerinden uzak durması,

Sağlıklı ve dengeli beslenmesi,

Günlük yaşamda fiziksel aktiviteyi artırması,

İdeal vücut ağırlığını koruması,

Kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol düzeylerini düzenli olarak kontrol ettirmesi,

Aile hekimine başvurarak kalp ve damar hastalıkları risk değerlendirmesini yaptırması,

Sağlıklı Hayat Merkezlerini ziyaret ederek sağlıklı hayat danışmanlığı alması,

Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya inme belirtileri geliştiğinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması büyük önem taşımaktadır.

Unutulmamalıdır ki kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümü önlenebilir risk faktörlerinden kaynaklanmaktadır. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle hem bireysel yaşam kalitesi artırılabilmekte hem de toplumdaki hastalık yükü önemli ölçüde azaltılabilmektedir.”**