Gündem

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı: Cezaevlerine ilişkin iddialar gerçeği yansıtmıyor

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı basın-yayın organları ve sosyal medya hesaplarındaki Marmara Ceza İnfaz Kurumları'na yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirerek, 'Ceza İnfaz Kurumlarımızda yapılan tüm işlemler ilgili mevzuat çerçevesinde, hükümlü ve tutuklular arasında hiçbir ayrım gözetilmeksizin gerçekleştirilmekte olup, ceza infazları sırasında iddia edildiği gibi insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulmamaktadır' açıklamasını yaptı.

(İSTANBUL) - Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı basın-yayın organları ve sosyal medya hesaplarındaki Marmara Ceza İnfaz Kurumları'na yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirerek, 'Ceza İnfaz Kurumlarımızda yapılan tüm işlemler ilgili mevzuat çerçevesinde, hükümlü ve tutuklular arasında hiçbir ayrım gözetilmeksizin gerçekleştirilmekte olup, ceza infazları sırasında iddia edildiği gibi insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulmamaktadır' açıklamasını yaptı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

'Bazı basın-yayın organları ile sosyal medya hesaplarında İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2025/318 Esas sayılı dosyasının duruşmalarında ifadeleri alınan sanıklar U.Y, Y.U.Ş. ve N.C.C'nin beyanlarına dayanılarak Marmara Ceza İnfaz Kurumları'nda kalan tutuklu ve hükümlülerin hasta olmalarına rağmen gerekli tedavileri görmedikleri, ilaca ulaşmada sorun yaşadıkları, koğuşların kalabalık olduğu, yemeklerin soğuk geldiği, kaldıkları koğuşta ölümler yaşandığı, 1 hükümlünün vefat ettiği esnada kapıya vurulmasına rağmen gerekli müdahalenin yapılmadığı, insanların yerlerde yattığı vs. gibi gerçeği yansıtmayan haber ve paylaşımlar yapıldığı görülmüştür. Cumhuriyet Başsavcılığımızın görev ve sorumluluk alanı içerisinde yer alan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde 13 Nisan 2026 tarihi itibariyle 31 bin 475 tutuklu ve hükümlü kalmaktadır.

İddialar sonrası yapılan kontrollerde sanık Y.U.Ş'nin 1 Kasım 2025 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı, 1 Kasım 2025 tarihinde yapılan ilk muayenesinde herhangi bir kronik ve bulaşıcı hastalığının tespit edilmediği, 1 Kasım 2025 ile 9 Nisan 2026 arasında toplam 6 kez kurum revirine çıkartılarak muayenelerinin yapıldığı, ayrıca 2 kez Devlet Hastaneleri'nde muayenelerinin yapıldığı, tüm tetkik ve görüntülemelerinin eksiksiz olarak tamamlandığı ve reçete edilen ilaçların kendisine elden teslim edildiği,

Sanık N.C.C'nin 27 Ekim 2025 tarihinde kuruma alındığı, 27 Ekim 2025'teki ilk muayenesinde herhangi bir kronik ve bulaşıcı hastalığının tespit edilmediği, 27 Ekim 2025 ile 9 Nisan 2026 arasında toplam 4 kez kurum revirine çıkartılarak muayenelerinin yaptırıldığı, ayrıca 2 kez Devlet Hastaneleri'nde muayenelerinin yapıldığı, tüm tetkik ve görüntülemelerinin eksiksiz olarak tamamlandığı ve reçete edilen ilaçların kendisine elden teslim edildiği, en son hastane sevk tarihinin 26 Mart 2026 olduğu ancak tutuklunun hastaneye gitmemek için dilekçe verdiği anlaşılmıştır.'

Açıklamada tüm tutuklu ve hükümlülerin tedavi süreçlerinin görevliler tarafından titizlikle takip edildiği, aile hekimleri ve hastanelerde görevli doktorlar tarafından düzenlen reçetelerde belirtilen ilaçların eksiksiz olarak imza karşılığında teslim edildiği bildirildi.

Sanık U.Y'nin kaldığı koğuşta barındırılan hükümlü R.U'nun 30 Ekim 2025 tarihinde rahatsızlanması üzerine sırasıyla Marmara Ceza İnfaz Kurumu Devlet Hastanesi, Silivri Devlet Hastanesi ve Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldüğü ancak böbrek yetmezliği hastası olan hükümlünün tedaviye cevap vermeyerek vefat ettiği aktarılan açıklamada, U.Y'nin kaldığı koğuşunda barındırılan hükümlü H.Ö'nün de 6 Şubat 2026'da rahatsızlanması üzerine sırasıyla Marmara Ceza İnfaz Kurumu Devlet Hastanesi ve Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi'ne götürüldüğü ancak ancak diyabet hastası olan hükümlünün tedaviye cevap vermeyerek vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

'Ceza İnfaz Kurumlarımızda kalan tüm tutuklu ve hükümlülere bir adet yatak, çarşaf, yastık ve battaniye verildiği, hiçbir hükümlü veya tutuklunun başka bir arkadaşı ile aynı yatağı paylaşmadığı, netice olarak yapılan haber ve paylaşımların gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır.

Ceza İnfaz Kurumlarımızda yapılan tüm işlemler ilgili mevzuat çerçevesinde, hükümlü ve tutuklular arasında hiçbir ayrım gözetilmeksizin gerçekleştirilmekte olup, ceza infazları sırasında iddia edildiği gibi insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulmamaktadır.'