Bülten

Balıkesir'de 'Anadolu Ölmez Çiçeklerinin kozmesotik potansiyeli' konuşuldu

Özellikle Anadolu coğrafyasındaki ölmez çiçek türlerinin tıp ve kozmetik alanındaki potansiyelini ortaya çıkaran çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Ebru Özdemir Nath, Uluslararası Balıkesir 7. Aromaterapi Festivali'nde 'Doğadan gelen ölümsüzlük: Anadolu Ölmez Çiçeklerinin kozmesotik potansiyeli' adlı bir seminer verdi. 

(BALIKESİR) - Özellikle Anadolu coğrafyasındaki ölmez çiçek türlerinin tıp ve kozmetik alanındaki potansiyelini ortaya çıkaran çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Ebru Özdemir Nath, Uluslararası Balıkesir 7. Aromaterapi Festivali'nde 'Doğadan gelen ölümsüzlük: Anadolu Ölmez Çiçeklerinin kozmesotik potansiyeli' adlı bir seminer verdi. 

Halk arasında yaşlanma karşıtı ve hücre yenileyici özellikleriyle bilinen ölmez çiçek (Helichrysum) türleri üzerine yürüttüğü kapsamlı bilimsel çalışmalarla tanınan farmasötik botanik uzmanı Doç. Dr. Ebru Özdemir Nath, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Balıkesir 7. Aromaterapi Festivali'ne katıldı.

Altınbaş Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmosötik Botanik ve Farmakognozi ABD Başkanı ve Doğal Ürünler Ar-Ge Merkezi Müdürü olarak araştırmalarına devam eden Doç. Dr. Ebru Özdemir Nath, özellikle Anadolu coğrafyasındaki ölmez çiçek türlerinin tıp ve kozmetik alanındaki potansiyelini ortaya çıkaran çalışmalarıyla tanınıyor.

BAÇEM, FRANSA'DA KOZMETİK KONGRESİNDE ÖRNEK GÖSTERİLİYOR

Fransa'da bir kozmetik kongresinde Türkiye'nin ölmez çiçek zenginliğini anlatırken 'Doğadan mı topluyorsunuz', 'Sürdürülebilirliği nasıl sağlıyorsunuz' soruları üzerine orada Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı olarak faaliyet gösteren Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi'nden (BAÇEM) bahsettiğini söyleyen Doç. Dr. Ebru Özdemir Nath, 'BAÇEM diye bir yer var, bitkilerin üretimi yapılıyor. Gelecekte biz de BAÇEM ile iş birliği yaparak üretmeyi planlıyoruz dedim ve tam o anda burada konuşma yapmam için bana teklif geldi' dedi.

ADI, GÜNEŞ VE ALTINDAN GELİYOR

'Helichrysum' yani ölmez çiçeğin sözcük anlamı olarak güneş ve altın kelimelerinin birleşiminden oluştuğunu belirten Doç. Dr. Ebru Özdemir Nath, 'Bitkinin topladıktan sonra sürekli sarı kalması, güzelliğini yıllarca koruması nedeniyle de ölümsüzlükle ilişkilendiriliyor. Mitolojide de yeri var. Özellikle Güneş Tanrısı Apollo'nun tapınaklarında sürekli sunular yapılmış. Onun dışında kurutulmuş çiçekler mezarlıklara konmuş, törenlerde çok kullanılmış' diye konuştu.

Ölmez çiçeğin çok ürünü olduğunu dile getiren Doç. Dr. Ebru Özdemir Nath, bununla ilgili üretim yapan çok firma olduğunu söyleyerek, 'Türkiye'de de çok güzel yeni firmalar görüyorum. Daha çok Fransa'da bu firmalardan var. Fransa kozmetik endüstrisinde çok kullanılan bir tür. Hem uçucu yağları hem de ekstreleri birçok farklı markada görebilirsiniz. Dünyada en çok ölmez çiçek türü Güney Afrika'da bulunuyor. Sonra sırasıyla; Madagaskar, Namibya, Zimbabve, Kenya, Tanzanya, Etiyopya ve Türkiye'de takson sayısı açısından 8'inci sırada yer alıyor. Ama endemizim açısından baktığımızda Türkiye 3'üncü sırada bulunuyor. Türkiye'de 34 takson var ve bunların 17'si endemik. Sadece Türkiye'de yetişiyor ve bu çok büyük bir zenginlik' ifadelerini kullandı.

ANTİ-AGING ETKİLİ

Ölmez çiçeğin genel kimyasına bakıldığında uçucu yağını elde ederek kozmetikte kullanıldığını ve bunun çok kıymetli olduğunu fakat uçucu yağ yüzdesinin çok düşük olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Ebru Özdemir Nath, 'Bir de ekstre olarak kullanabiliyoruz. Ekstrelerin içerisinde de çok önemli anti-aging etkili etken maddeler var' dedi.