(ANKARA) - Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım, TÜİK'in enflasyon verilerini eleştirerek, 'Bağımsız araştırmalar ve konfederasyonumuzun her ay yaptığı çalışmalar, enflasyonun açıklanan rakamların en az iki katı olduğunu göstermektedir. Şubat ayı için TÜİK'in açıkladığı yüzde 2,96'lık oran da gerçeği yansıtmamaktadır. Diğer kurumların verileri bunun üzerindedir' dedi.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu üyeleri, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) bugün açıkladığı şubat ayı enflasyon verilerine tepki göstermek amacıyla TÜİK binası önünde toplandı. Basın açıklaması öncesi konfederasyon üyeleri 'Davalı burada, davacı nerede', 'TÜİK elini cebimizden çek', 'Gün gelecek, devran dönecek; TÜİK halka hesap verecek', 'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz', 'Birleşe birleşe kazanacağız', 'Direne direne kazanacağız', 'Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz' sloganları attı.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım, açıklamasının başında İstanbul Çekmeköy'deki bir lisede saldırı sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik'i anarak başladı. Yıldırım, şunları söyledi:
'Her ayın 3'ünde TÜİK enflasyon oranlarını açıklamaktadır ve bizler de her ay bu açıklamayı beklemekteyiz. Ancak öncelikle dün ülkemizde elim bir olay yaşandı. Ülkemizde en güvenli yerlerden biri olması gereken, çocuklarımızı emanet ettiğimiz ve milyonlarca öğrencimizin eğitim gördüğü okullardan birinde, güvenlik önlemlerinin yetersizliği nedeniyle elinde bıçakla okula giren bir öğrenci, karşısına çıkan kişilere saldırmış; yaralanan eğitim emekçisi kadın arkadaşımız ise hayatını kaybetmiştir. Bu acı olay nedeniyle son derece üzgünüz. Bir eğitim emekçisinin görevini yaparken, gerekli güvenlik önlemleri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından alınmadığı için hayatını kaybetmesini kabul edemiyoruz. Bu noktada Milli Eğitim Bakanlığı'nı sorumlu tutuyoruz.'
'Şubat ayı için TÜİK'in açıkladığı yüzde 2,96'lık oran da gerçeği yansıtmamaktadır'
TÜİK'in şubat ayında enflasyonun aylık yüzde 2,96, yıllık yüzde 31,53 arttığını ilişkin açıklamasını eleştiren Yıldırım, şöyle devam etti:
'TÜİK, 23 yıldır ülkeyi yöneten hükümetin adeta can simidi gibi çalışmaktadır. Sokakta, pazarda, markette neredeyse her gün artan fiyatlara rağmen TÜİK, 2025 yılını Kasım ve Aralık aylarında yüzde 0,87 ve yüzde 0,89 gibi uzun yıllardır Türkiye'de görülmeyen düşük enflasyon oranlarıyla kapatmıştır. Bu oranlar, memur, emekli ve asgari ücretlilerin maaş artışlarını doğrudan etkilemiş, milyonlarca insanın alın terinin çalınmasına neden olmuştur. Oysa biz biliyoruz ki kirada, gıdada, ulaşımda ve temel ihtiyaçlarda bu kadar düşük oranlar söz konusu değildir. Bağımsız araştırmalar ve konfederasyonumuzun her ay yaptığı çalışmalar, enflasyonun açıklanan rakamların en az iki katı olduğunu göstermektedir. Şubat ayı için TÜİK'in açıkladığı yüzde 2,96'lık oran da gerçeği yansıtmamaktadır. Diğer kurumların verileri bunun üzerindedir.
'Çalışanların büyük çoğunluğu yoksulluk sınırının altında yaşıyor'
Şubat ayında konfederasyonumuzun araştırmasına göre açlık sınırı 33 bin 900 lirayı aşmış, yaklaşık 34 bin liraya ulaşmıştır. Asgari ücret 28 bin lira, en düşük emekli aylığı 20 bin lira seviyesindedir. Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı ise 104 bin lira. Bu tablo, çalışanların büyük çoğunluğunun yoksulluk sınırının altında yaşadığını göstermektedir. Ocak ayında memurlara verilen yüzde 11'lik zam, ilk iki ayda açıklanan enflasyon oranları karşısında büyük ölçüde erimiştir. Bu nedenle, temmuz ayı beklenmeden, ocak ve şubat enflasyonu dikkate alınarak asgari ücretlilere, emeklilere ve memurlara yeni ve adil artışlar yapılması gerekmektedir. Kimse hükümetin açıkladığı sahte rakamlara bakmak zorunda değil. TÜİK'in enflasyon hesaplamasında konut, kira ve gıda gibi temel harcama kalemlerinin ağırlığını azalttı. Halkın gelirinin büyük bölümünü ayırdığı bu kalemlerin oranını azaltarak enflasyonu düşük göstermek kabul edilemez.'
'Enflasyon masalı devam ediyor'
TÜİK'in, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'na 100 bin liralık tazminat davası açtığını ifade eden Yıldırım, şunları kaydetti:
'Konfederasyonumuzun yaptığı açıklamalarda 'Yılın hırsızı TÜİK' ifadesi nedeniyle nedeniyle TÜİK tarafından tarafımıza tazminat davası açılmıştır. TÜİK, geçen sene bazı milletvekillerine ve kurumlara dava açmış. Peki ne kadar biliyor musunuz? 50 bin lira. Bize açmış 2026'nın Ocak ayında, 100 bin lira. Madem enflasyon bu kadar değil, niye o zaman iki katı bize dava açıyorsunuz? Kendi hesapladığınız enflasyon kadar zam yapın. Enflasyon masalı devam ediyor.
TÜİK bizden tazminat istiyor. Bu tazminatı biz seve seve veririz. 100 bin lirayı kendi üyelerimizden toplarız. Eğer bu 100 bin lirayı alarak bahsettikleri gibi kimseden talimat almadan gerçek enflasyonu açıklayacaklarını söz versinler, biz emin olunuz davaya karşı dava bile açmayız gideriz bizden istedikleri o 100 bin lirayı üyelerimizden toplarız bağışlarla birlikte getiririz kendilerine iade ederiz. TÜİK diyor ki 'biz şeffafız, bizden ne isterseniz, hangi bilgiyi isterseniz veririz'. Geçmiş aylarda Yargıtay'da, Danıştay'da davalar sürdü, iş mahkemelerinde. TÜİK'in yetkilisi geldi dedi ki 'biz bunları size vermek zorunda değiliz'. Bakalım göreceğiz mahkemede de neyi saklıyorlar, neyi gizliyorlar bu halktan? Biz TÜİK'in bu yalanlarını bir kez daha mahkeme salonlarında haykıracağız ve herkes de bunu bir kez daha duyacak.'