Haber: Mehmet OFLAZ

(ANKARA) - Adıyaman'da 6 Şubat depremlerinde 12 kişinin yaşamını yitirdiği Burak Yapı Sitesi'nde beklenen bilirkişi raporu 1 yıldır gelmediği için duruşma 24 Aralık'a ertelendi. Müşteki avukatı Erhan Ülgül, sürecin uzamasının 'adil yargılanma hakkı' açısından sorun oluşturduğunu belirterek, bilirkişi raporunun bir an önce hazırlanması ve dosyanın karara bağlanması gerektiğini söyledi.

Adıyaman'ın Merkez ilçesindeki Burak Yapı Sitesi'nin 6 Şubat depremlerinde yıkılması sonucu 12 kişi yaşamını yitirdi, 5 kişi yaralandı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın yıkılmasına ilişkin müteahhitler Kazim Oğuz ve Selçuk Sarıkaya, şantiye şefi Metin Bekir Sarıkaya, statik proje müellifi Sercan Güçlü, yapı denetim yetkilisi ile statik proje ve uygulama denetçisi Serdar Selçuk Aygül, yapı denetim yetkilisi Yusuf Kızılet, uygulama denetçisi Mehmet Öztürk, kontrol elemanları Fatma Zehra Kızılet ve Sertaç Kılınç hakkında 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan dava açtı.

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 22 Ocak 2025'te görülen duruşmada savcı, esasa ilişkin mütalaasını sundu.

KAMU GÖREVLİLERİ YÖNÜNDEN RAPOR İSTENDİ

Akabinde, binanın inşa edildiği dönemde Adıyaman Belediyesi'nde görev yapan Yapı Kontrol Müdürü Bekir Bilgin, eski Yapı Kontrol Müdürü Ferhat Bülent Özer, jeoloji mühendisi Fahri Yılancı, tekniker Ferhat Kıran ve belediye personeli Bilal Elçi hakkında aynı suçtan dava açıldı ve dosyalar birleştirildi.

17 Nisan 2025'te görülen duruşmada, Atatürk Üniversitesi'nden kamu görevlileri yönünden kusur raporu aldırılması amacıyla dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verildi.

Aivo Orav: Bakan Bolat'ı AB Büyükelçileri ile ağırlamaktan memnuniyet duydum
Aivo Orav: Bakan Bolat'ı AB Büyükelçileri ile ağırlamaktan memnuniyet duydum
İçeriği Görüntüle

'YAPININ NEDEN YIKILDIĞI BELİRLENSİN'

Kamu görevlileri yönünden bilirkişi raporu beklenirken, 2 Ekim 2025'te görülen duruşmada ise mahkeme, dosyada yer alan raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu belirterek yapının neden yıkıldığının belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye gönderilmesine hükmetti.

Aradan 1 yıl geçmesine rağmen beklenen bilirkişi raporu gelmediği için 14. celse 24 Aralık'a ertelendi.

BİLİRKİŞİ RAPORUNUN GECİKMESİNE TEPKİ

Depremde kuzeni, amcası ve yengesini kaybeden İlyas Yol ile müşteki avukatlarından Erhan Ülgül, süreci ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi. İlyas Yol, şunları kaydetti:

'Bir bilirkişi raporunun bir yıldır gelmemesini yalnızca teknik bir gecikme olarak görmüyoruz. Burada bekleyen şey sıradan bir dosya değil, 12 insanın hayatına ilişkin bir adalet arayışı. Burak Yapı Sitesi'nin neden yıkıldığını ve bu yıkımda kimlerin sorumluluğu olduğunu bilmek istiyoruz. Gerçeğin, yıllarca süren bilirkişi süreçleri, raporlar arasındaki çelişkiler ve duruşma ertelemeleri içinde kaybolmasını istemiyoruz. Bu davayı takip etmeye devam edeceğiz. Çünkü mesele yalnızca 12 insanın hesabının sorulması değil, bir binanın çökmesinin kader mi, yoksa alınmayan önlemlerin ve ihmallerin sonucu mu olduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Biz unutulmasını değil, gerçeğin ortaya çıkmasını istiyoruz.'

'SÜRECİN UZAMASI 'ADİL YARGILANMA HAKKI'NI İHLAL EDİYOR'

Müşteki avukatı Erhan Ülgül, 'Bilirkişi raporlarının alınması ve varsa raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerekir. Ancak bunun bu kadar uzun sürmesi artık 'adil yargılanma hakkı'nın ihlali boyutuna varmaktadır. Bilirkişi raporunun gecikmesi nedeniyle duruşmaların sürekli ertelenmesi, ağır bir mağduriyet yaşamış depremzede ailelerin bir kez daha mağdur olmasına neden oluyor. İnsanlar her duruşmaya geldiklerinde acılarını yeniden yaşıyor' dedi.

Bilirkişi raporunun bir an önce hazırlanarak dosyaların karara bağlanması gerektiğini vurgulayan Ülgül, ilk derece mahkemesindeki yargılamanın uzamasının, istinaf ve Yargıtay süreçleri de dikkate alındığında 'adil yargılanma hakkı' açısından daha büyük sorunlara yol açabileceğini söyledi. Ülgül, 'Deprem dosyalarının bir an önce, ivedilikle karara çıkarılması gerekiyor. Sürecin bu kadar uzaması insanların sabrını, vicdanını ve hukuka olan inancını sarsacak noktaya varabilir' ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANKA