(BURDUR)- Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, 'Atatürk'ün şehrimize gösterdiği ilgi ve verdiği değerin farkında olarak onun barış, akıl ve insanlık temelindeki mirasına sahip çıkmaya devam ediyoruz. Burdur halkı olarak, Atatürk'ün şehrimize gösterdiği o özel ilgiyi ve yakınlığı hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız. 6 Mart 1930'da Burdur'a attığı o adım, bu topraklarda yaşayan herkes için büyük bir onur ve gurur vesilesi olmuştur' dedi.
Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz Atatürk'ün Burdur'a Gelişinin 96. yılı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Ercengiz, mesajında şunları kaydetti:
'Bugün, 6 Mart 1930'da Mustafa Kemal Atatürk'ün Burdur'umuza teşrif edişinin 96. yıl dönümünü. Bu anlamlı gün, yalnızca bir ziyaretin yıl dönümü değildir. Bu tarih; Cumhuriyetimizin kurucusunun milletine duyduğu güvenin, halkıyla kurduğu güçlü gönül bağının ve aydınlık yarınlara olan sarsılmaz inancının en somut göstergelerinden biridir. 6 Mart 1930 Perşembe günü saat 13.15'te, Burdur'un girişinde bulunan Çatalpınar'da öğretmenler, öğrenciler ve kalabalık bir halk topluluğu tarafından büyük bir coşku ve alkışlarla karşılanan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Burdur halkının yüreğindeki sevgi ve bağlılığı bizzat hissetmiştir.
O gün yaşanan o büyük heyecan, sadece bir karşılama değil; Cumhuriyet'e sahip çıkma iradesinin de güçlü bir ifadesi olmuştur. Cumhuriyet'in ilanından yaklaşık 7 yıl sonra gerçekleştirdiği yurt gezileri, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk için sıradan ziyaretler değil; kurulan Cumhuriyet'in değerlerinin Anadolu'da ne ölçüde benimsendiğini görmek amacı taşıyan önemli gözlemlerdi.
'Bu buluşmalar, Cumhuriyet'i sonsuza kadar yaşatacağına olan inancını daha da pekiştirmiştir'
Ulu Önder Atatürk bu gezilerde, yurttaşların artık birer kul değil özgür bireyler olarak Cumhuriyet'i ne kadar içselleştirdiğini yerinde görmek istemiştir. Anadolu'nun dört bir yanında milletinin sevgi ve bağlılığıyla karşılanan Atatürk, Türkiye'nin her alanda ilerlediğini ve bu gelişmenin halkın hayatına yansıdığını büyük bir memnuniyetle gözlemlemiştir. Bu buluşmalar, Cumhuriyet'in mayasının tuttuğunu ve Türk milletinin bağımsızlığına sahip çıkarak Cumhuriyet'i sonsuza kadar yaşatacağına olan inancını daha da pekiştirmiştir.
Atatürk'ün liderlik anlayışı; milletine güvenen, eğitimi önceleyen, bilimi rehber edinen ve çağdaşlaşmayı hedefleyen bir vizyon üzerine kuruludur. Anadolu'nun her köşesine verdiği değer gibi Burdur'a gelişi de, halkla iç içe yönetim anlayışının ve millet iradesine verdiği önemin açık bir göstergesidir. Ulu Önder'in bizlere emanet ettiği bu güzel vatanı; onun ilke ve inkılapları doğrultusunda yükseltmek, bilimde, sanatta, eğitimde ve hayatın her alanında daha ileriye taşımak, aziz hatırasına sunabileceğimiz en anlamlı vefa olacaktır. Çünkü Atatürk'ü anmak; sadece sözle değil, onun gösterdiği çağdaş uygarlık hedefi doğrultusunda yılmadan çalışmakla mümkündür. Onun 'Yurtta Barış, Cihanda Barış' ilkesini rehber edinerek; ülkemizde huzuru güçlendirmek, dünyada barışı savunmak ve bu anlayışı gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Tam da bugünlerde komşu devlet İran'dan çıkan gelişmeler, savaşın ne kadar büyük bir vahşet olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır. Gerekmediği sürece savaşın bir cinayet olduğunu, bundan tam 100 yıl önce veciz sözleriyle dile getiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür.
Bizler de bugün burada, Atatürk'ün şehrimize gösterdiği ilgi ve verdiği değerin farkında olarak onun barış, akıl ve insanlık temelindeki mirasına sahip çıkmaya devam ediyoruz. Burdur halkı olarak, Atatürk'ün şehrimize gösterdiği o özel ilgiyi ve yakınlığı hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız. 6 Mart 1930'da Burdur'a attığı o adım, bu topraklarda yaşayan herkes için büyük bir onur ve gurur vesilesi olmuştur. Aradan geçen 96 yıla rağmen aynı heyecanı, aynı inancı ve aynı kararlılığı yüreğimizde taşımaya devam ediyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı, minnet ve rahmetle anıyor; onun açtığı yolda, gösterdiği hedefe durmadan yürümeye devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum. Ne mutlu Türk'üm diyene!'




