Gündem

Burhanettin Bulut: 'İnsan onuruna yaraşır bir yaşamı esas alan ekonomik politikalar artık bir tercih değil, zorunluluktur'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, 'Bugün Türkiye'de milyonlarca insan temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmiştir. Barınma, gıda, ulaşım, eğitim giderleri karşısında maaşlar erirken; iktidarın 'enflasyona ezdirmedik' söylemleri toplumun gerçekleriyle örtüşmemektedir. Ülkenin gerçek gündemi; sarayın şatafatı değil, mutfağın yangınıdır. İnsanlar artık ay sonunu değil, haftayı nasıl çıkaracağını düşünmektedir. Çocukların yeterli beslenemediği, gençlerin geleceğini yurt dışında aradığı, emeklilerin ve emekçilerin yaşam mücadelesi verdiği bu kara düzen sürdürülebilir değildir. İnsan onuruna yaraşır bir yaşamı esas alan ekonomik politikalar artık bir tercih değil, zorunluluktur' dedi.

(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, 'Bugün Türkiye'de milyonlarca insan temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmiştir. Barınma, gıda, ulaşım, eğitim giderleri karşısında maaşlar erirken; iktidarın 'enflasyona ezdirmedik' söylemleri toplumun gerçekleriyle örtüşmemektedir. Ülkenin gerçek gündemi; sarayın şatafatı değil, mutfağın yangınıdır. İnsanlar artık ay sonunu değil, haftayı nasıl çıkaracağını düşünmektedir. Çocukların yeterli beslenemediği, gençlerin geleceğini yurt dışında aradığı, emeklilerin ve emekçilerin yaşam mücadelesi verdiği bu kara düzen sürdürülebilir değildir. İnsan onuruna yaraşır bir yaşamı esas alan ekonomik politikalar artık bir tercih değil, zorunluluktur' dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirerek şunları kaydetti:

'Dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 35 bin 487 TL'ye, yoksulluk sınırının ise 112 bin 661 TL'ye ulaştığı ülkemizde, milyonlarca kişi 'asgari ücret' adı altında kendisine reva görülen 28 bin 75 TL'yle hayatını idame ettirmeye çalışıyor. 20 bin TL sefalet ücretine mahkum edilen emekliler için durum daha da kötü. Bu tablo, emeğin değersizleştirildiğinin ve çalışanların her geçen gün daha da yoksullaştırıldığının açık göstergesidir. Bugün Türkiye'de milyonlarca insan temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmiştir. Barınma, gıda, ulaşım, eğitim giderleri karşısında maaşlar erirken; iktidarın 'enflasyona ezdirmedik' söylemleri toplumun gerçekleriyle örtüşmemektedir. Ülkenin gerçek gündemi; sarayın şatafatı değil, mutfağın yangınıdır. İnsanlar artık ay sonunu değil, haftayı nasıl çıkaracağını düşünmektedir. Çocukların yeterli beslenemediği, gençlerin geleceğini yurt dışında aradığı, emeklilerin ve emekçilerin yaşam mücadelesi verdiği bu kara düzen sürdürülebilir değildir. İnsan onuruna yaraşır bir yaşamı esas alan ekonomik politikalar artık bir tercih değil, zorunluluktur.'