(ANKARA) - Büro-İş Sendikası üyeleri, TÜİK'in mart ayı enflasyon verilerinin ardından kurum önünde açıklama yaptı. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım, 'Yani enflasyon oranını neye göre belirlediği kendisinden başka kimseye malum olmayan, mahkeme kararlarına rağmen enflasyon sepetini açıklamayan TÜİK, adeta şunu diyor. 'Sizin çarşıda pazarda yaşadığınız değil, benim yazdığım gerçek'' ifadesini kullandı.
Büro-İş Sendikası yönetimi ve üyeleri, TÜİK'in mart ayına ilişkin enflasyon verilerini açıklamasının ardından TÜİK önünde açıklama yaptı. Açıklamada, ekonomik krizin derinleştiği belirtilerek TÜİK'in verilerine tepki gösterildi. Açıklamada, 'Yanlış ekonomi politikalarında ısrar ve kötü yönetim sonucu içine düştüğümüz ekonomik kriz aydan aya derinleşirken, TÜİK'in gerçekleri makyajlamaya yönelik beyhude çabası sürüyor' denildi.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım tarafından yapılan açıklamada, TÜİK'in verdiği rakamların emekçilerin ücretlerinin erimesine yol açtığı savunularak, 'Verdiği yanlış rakamlarla emekçinin ücretinin erimesine yol açan, kamu emekçisi ve emeklisinin zammını düşürmek için adeta gayret sarf eden; ama ne hikmetse 'hakkımızı çalıyor' dediğimiz için bizi dava eden TÜİK, 'yalancı ve hırsız' imalarıyla barışmasını gerektirecek şekilde bir enflasyon raporu daha yayımladı' ifadeleri kullanıldı.
Yıldırım, halkın yaşadığı ekonomik tablo ile açıklanan veriler arasında fark olduğu belirterek, 'Yani enflasyon oranını neye göre belirlediği kendisinden başka kimseye malum olmayan, mahkeme kararlarına rağmen enflasyon sepetini açıklamayan TÜİK, adeta şunu diyor. 'Sizin çarşıda pazarda yaşadığınız değil, benim yazdığım gerçek'' dedi. Konfederasyonun AR-GE birimi KAMU-AR'ın verilerine de yer veren Yıldırım, mart ayında açlık sınırının 36 bin liraya yaklaştığı, yoksulluk sınırının ise 107 bin liraya ulaştığı belirtti.
'Titanic batarken müzisyenlerin çalmaya devam etmesi gibi, gerçek dışı rakamlar da ekonomideki batışı durdurmaya yetmiyor'
Yıldırım, 'Yani halk arasında 'kapıdan baktırıp kazma kürek yaktırır' denen Mart ayında, halk yakacak kazma küreği bile bulamayacak kadar hızla yoksullaştı. Daha önce söylemiştik, yine altını çiziyoruz. TÜİK'in açıkladığı rakamlar ile hane halkının yaşadığı gerçekler arasındaki uçurum her ay biraz daha açılıyor. Titanic batarken müzisyenlerin çalmaya devam etmesi gibi, açıklanan bu gerçek dışı rakamlar da ekonomideki batışı durdurmaya yetmiyor. Biz hakikatten, halkın geçim kavgasından, emekten ve hak edişten yanayız. Birleşik Kamu-İş olarak yalanlarla mücadele etmeye, halka gerçekleri anlatmaya ve 'yavuz hırsızın ev sahibini bastırmasına' engel olmaya devam edeceğiz' diye konuştu.
'Bu bavullara, promosyonlara kanmayın. Bunlar sizden yetkiyi alıp tekrar masada satacaklar'
Büro-İş Genel Başkanı Alay Hamzaçebi ise Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın 'Anadolu, yüz yıllık narkozdan çıkıyor' şeklindeki sözlerine tepkisini dile getirdi. Hamzaçebi, şunları kaydetti:
'Ali Yalçın, Cumhuriyet sahipsiz değildir. Aklını başına al. TÜİK'in talimatla açıkladığı uydurulmuş enflasyon oranları senin milyonlarca üyeni de yoksullaştırıyor, açlığa mahkum ediyor. Üyelerini topla, buraya gel. Neden ortalıkta yoksun? Seni, sermayeye, rantiyeciye, faizciye, yandaşa hizmet eden, liyakatsiz kadrolar ile başarısız ekonomi politikaları ile ülkeyi sefil hale getiren hükümetin politikalarının uygulama merkezi saraya yürümeye davet ediyoruz. Tüyü bitmemiş yetimin hakkının yenmesine ses çıkarmıyorsun. Ancak bildiğimiz öğretmensin. Öğretmen maaşıyla büyüttüğün, tüyü, sakalı çıkmamış oğlunun bu kadar gayrimenkulü, serveti, çocuk sayılır yaşta nasıl edindiğini açıkla. Sendikadan aylık milyon milyon, altı yedi ayda bir ev alacak gelir elde ettiğini söylüyorlar. Altı yedi memur emekli olsa, ikramiyesi ile bir daire alamıyor. Belirleyeceğimiz bağımsız ve tarafsız denetçilere sendikanın hesaplarını denetlemeye aç. Aylık sendikadan milyonlar alıp almadığına bizleri ikna eyle. Ali Yalçın, memurun cebinden bir bavul dolusu gelirin alınmasına ses çıkarmayıp boş bavul dağıtarak memuru kandırmaya çalışıyor. Dağıtmışken bavulun sarısını dağıt. Tescilli sarısın, sana da bu yakışır. Kamu çalışanlarına sesleniyoruz: Bu bavullara, promosyonlara kanmayın. Bunlar sizden yetkiyi alıp tekrar masada satacaklar.'