Haber: Esra TOKAT
(ANKARA) - Gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında alınan savcılık ifadesinde, 'gizli tanık' beyanları soruldu. Gizli tanık iddialarını reddeden Güner, bu beyanları 'herhangi bir dayanaktan yoksun, soyut nitelikte ve mesnetsiz' olarak değerlendirdi. Başkan Güner, 'Üzerimize iftira atılmaktadır' dedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de aralarında bulunan 31 kişi tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Güner, savcılık sorgusunda, belediyedeki ihale süreçlerinin kendi sorumluluğunda olmadığını belirterek, şunları söyledi:
'Ben Çankaya Belediye Başkanı olarak görev yapmaktayım. Bundan önce serbest avukatlık yapıyordum. 2024 yılı yerel seçimlerinde Çankaya Belediye Başkanı olarak seçilmem üzere avukatlık yapmayı bıraktım. Benim belediyedeki işlerle ilgili olarak özellikle ihale konularıyla tek tek ilgilenmem mümkün değildir. Ne görev tanımımda böyle bir şey vardır ne de ihalelerle ilgili sorumluluğum vardır. İlgili müdürlükler hazırlıkları yaparak ihale konularıyla ilgili mali hizmetler müdürlüğünden talepte bulunur, mali hizmetler müdürlüğü merkezi satım alım bürosu da ihaleleri gerçekleştirir.'
'KAMU ZARARI YOK, AKSİNE KAMU YARARI VARDIR'
Müşteki firmanın şikayetçi olduğu ihalelere ve süreçteki gecikmelere ilişkin iddialara değinen Güner, kamu sağlığını korumak adına acil hareket edildiğini ve belediyenin zarara uğratılmadığını belirtti. Güner, savunmasında şunları anlattı:
'Açık ihale usulüyle düzenlenen ihalede, Çevre Şehircilik Bakanlığının şantiye tahsis işlemlerini devam etmesi ve bu konunun belirsizlik yaratması ayrıca benden önce planlanması yapılan konteyner alım sürecinde yine aynı şekilde ihale sürecinin devam etmesi sebebiyle gecikme yaşanmış ve bu sebeple çöp toplama işlerinin aksamaması için pazarlık usulüyle ihale 2 ay süreyle sınırlı olmak üzere gerçekleştirilmiştir.
'ÇÖP TOPLAMA İŞİNDE GECİKME DÜŞÜNÜLEMEZDİ'
Çöp toplama işi halk sağlığını etkileyen önemli bir iş olduğundan gecikme durumu düşünülemezdi. İptal edilen ihaleden 2 ay önce gerçekleştirilen ihalenin aylık 22.000.000 TL bedelle sonuçlandığı, iptal edilen ihalenin yaklaşık maliyeti aylık 26.500.000 TL olup ihale sonuç bedeli 26.383.000 TL olduğundan yani kırım oranı yüzde 0.71 olup rekabetin sağlanamaması konusunda makul bir gerekçe bulunduğundan iptal edildiği, iptal edilen bu ihaleden sonra yapılan ihalede bedelin 21.950.000 TL olduğu ondan sonraki ihalede ise 23.805.000 TL bedelle sonuçlandığı yani tüm bu süreçte müşteki firmanın kazandığı ve iptal edilen ihalenin açıkça yüksek bedelle olduğu, bu gerekçenin idari yargı ve Danıştay tarafından kabul edildiği görüldü. Sonraki tüm ihalelerin bu bedelden 4-5 milyon TL aylık daha düşük sonuç ile neticelendiği, dolayısıyla bir kamu zararı olmadığı gibi kamu yararının söz konusu olduğu görülmektedir.'
'YAVUZ İRS'İN BEYANLARINI VE GİZLİ TANIK İDDİALARINI KABUL ETMİYORUM'
Sorguda belediye görevlisi Yavuz İrs'in iptal edilen ihaleye ilişkin iddiaları ve dosyadaki gizli tanık beyanları da Güner'e soruldu. İddiaların iftira olduğunu söyleyen Güner, şunları kaydetti:
'Yavuz İrs isimli şahsın beyanında geçen aleyhe hususları kabul etmiyorum. Ben kesinlikle bu ihalenin iptal edilmesi konusunda kimseye talimat vermedim. İhale süreçleride prensip olarak hiç kimseyle görüşmem. Kaldı ki bu ihale kurulu tarafından iptal edildiğinden ihale yetkilisinin de iptal işleminin etkisi kalmamıştır. Yine incelediğimde hem iptal edilen ihaleden 2 ay önce gerçekleştirilen ihalenin hem de iptal edilen ihaleden sonra gerçekleştirilen ihalenin daha düşük rakamla gerçekleştiği ortadadır. Herhangi bir kamu zararı bulunmamaktadır. Tam aksine kamu yararı vardır. Yavuz İrs isimli şahıs da dahil olmak üzere o süreçte hiçbir ihale görevlisini tanımam.'
Dosya kapsamında alınan gizli tanık beyanı sorulan Güner, 'Çankaya Belediyesi Meclis Üyesi Emre Doğan isimli şahıs partiden arkadaşımdır. Kendisiyle uzun yıllardır tanışırız. Çankaya Belediyesinde Meclis Üyesi olarak görev yapmaktadır. Emre Doğan bahsedildiği üzere belediyemizde bir görevi ve yetkisi bulunmamaktadır. Gizli tanık beyanlarını kesinlikle kabul etmiyorum. Herhangi bir dayanaktan yoksun ve soyut niteliktedir. Üzerimize iftira atılmaktadır' diye konuştu.
'MÜVEKKİLE ÖRGÜT VE RÜŞVETLE İLGİLİ HİÇBİR SORU SORULMAMIŞTIR'
Başkan Güner'in avukatları da sürecin yürütülme şekline ve delil toplanmadan gözaltı yapılmasına tepki gösterdi. Avukatlar, şu beyanlarda bulundu:
'Savcılık makamı soruşturmayı usulüne uygun yürütmemiştir. İfade alınması süreciyle beraber savcılık makamının henüz hiçbir delil toplamadığı, gözaltı işlemi yapıldıktan sonra delil toplama sürecine gireceği anlaşılmaktadır. Bu uygulama adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Savcılık makamı lehe olan hiçbir delil toplamadan sadece bir gizli tanığın soyut beyanları üzerinden soruşturma yürütmesi kabul edilemez. Yargılanması için izin alınması gerektiği halde soruşturmanın başına örgüt ve rüşvet iddiası koyup adeta soruşturma izni alınmaktan kaçınılmıştır. Müvekkile örgüt ve rüşvet ile ilgili hiçbir soru sorulmamış ve iddia yöneltilmemiştir. Aylık belediyenin 4.500.000 TL karla ihaleye çıktığı süreçte müvekkilin suçlanılmasını anlamak mümkün değildir. Suç kasıtla işlenir. Ortada zarar olmayan bir durumda suçu teşkil eden bir eylemde olmadığı malumdur. Kanuni olarak oluşmayan bir suçtan müvekkilin serbest bırakılmasını tekrardan arz ve talep ediyoruz.'
(BİTTİ)



