(İZMİR) - CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, 507 gündür grevde olan Temel Conta işçilerini ziyaret etti. Nazlıaka, Doruk Maden çalışanlarının zaferini hatırlatarak 'İki gün önce Türkiye'de yeni bir dönem başladı. Madenci kardeşlerimiz sayesinde artık emekçilerin hakkını alacağına dair bir umut ateşlendi. Bundan sonra bu düzen böyle devam etmeyecek' dedi.
İzmir'de faaliyet gösteren Temel Conta fabrikasında, sendika yetkisinin tanınmaması nedeniyle işçilerin 10 Aralık 2024'te başlattığı grev devam ediyor. Grevde 507 gün geride kalırken CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, işçileri Torbalı'da grev çadırında ziyaret etti.
Ziyarette işçilerle birlikte açıklama yapan Nazlıaka, Doruk Madencilik işçilerinin zaferini işaret ederek Türkiye'de yeni bir dönemin başladığını söyledi. Ziyarette ayrıca, geçtiğimiz günlerde grevleri başarıyla sonuçlanan Doruk Madencilik işçileri ile Temel Conta işçileri görüntülü bir konuşma gerçekleştirdi.
Nazlıaka: 'Tek istedikleri alın terinin karşılığını almak'
İşçilerin hakkını istediğini belirten Nazlıaka, 'Temel Conta, uzun yıllardan beri faaliyet gösteren, ağırlıklı olarak kadın işçilerin çalıştığı bir şirket. Tam 507 gündür onlara hakları ödenmiyor. Ortalama 4 kişilik bir aile üzerinden neredeyse 6 bin 100 öğünü aç geçirdiler. Kaç bayram geçirdiler, çocuklarının kaç doğum günü oldu, kaç özel gün geçirdiler... Tek istedikleri alın terinin karşılığını almak. Burada sadece ekmekten bahsetmiyoruz, aynı zamanda onurdan bahsediyoruz. İnsan onuruna yaraşır bir yaşamdan bahsediyoruz. Ne yazık ki emeğin hakkını yok sayanlar bugün burada kendini güçlü konumda hissediyor' dedi.
'Bu düzen böyle devam etmeyecek'
Doruk Madencilik işçilerinin grevini hatırlatan Nazlıaka, şunları söyledi:
'İki gün önce Türkiye'de yeni bir dönem başladı. Madenci kardeşlerimiz sayesinde artık emekçilerin hakkını alacağına dair bir umut ateşlendi. O zaman bu arkadaşlarımız Ankara'ya geldi, onların direnişine destek verdi. Bugün o madenci kardeşlerimiz de bu direnişe destek veriyorlar. Ve bu umut halka halka büyüyerek tüm Türkiye'ye yayılacak ve tüm emekçiler hakkını alana kadar da bu mücadele büyüyerek devam edecek. Bundan sonra bu düzen böyle devam etmeyecek. O sandık gelecek ve o sandık geldikten sonra emeğin yeniden en yüce değer olduğu anlaşılacak. O sandık geldikten sonra hiç kimse sendikalı olduğu için işten çıkartılmayacak. O sandık geldikten sonra hiç kimse hakkını aradığı için cezalandırılmayacak.
'O patronun huzuru bozulmaya devam edecek'
Burada arkadaşlarımız anayasal haklarını arıyorlar. Ankara'da madenci kardeşlerimiz baretlerini yere vuruyorlardı. Burada arkadaşlarımız da düdük çalıyorlar. Ama düdük çaldıkları için de suç işlemiş gibi bir muamele görüyorlar. Hayatında hiç karakolun önünden bile geçmemiş, hiç polisle karşı karşıya gelmemiş olan bu kız kardeşlerimiz evlerinden alınıyor, gözaltı işlemi yapılıyor. Neymiş, patronun huzurunu bozmuşlar. O patronun huzuru daha çok bozulacak. Bu emekçi kardeşlerimiz hakkını alıncaya kadar o patronun huzuru bozulmaya devam edecek.
'Sonuna kadar haklarını arayacaklar'
Arkadaşlarımız önemli bir başarı elde ettiler. Açtıkları davayı kazandılar. Çünkü patron toplu iş sözleşmesiyle ilgili olarak masaya oturmamış. Yani grev kırıcılık yaptığı artık yasal anlamda da kanıtlanmış. O yüzden sonuna kadar haklarını arayacaklar. Bizler de CHP olarak bu haklı mücadelelerinde onların yanındayız.'
Kaya: 'Bu ülkede hak istemek suç oldu'
İşçiler adına konuşan işçi temsilcisi Sinem Kaya, 'Bu ülkede eğer adalet, hukuk varsa ki var diyorlar, biz Temel Conta işçileri 507 gündür o adaleti ve hukuku göremedik. Bir adalet hukuk var ama patronlardan tarafa var. Madenci kardeşlerimizi o yüzden o kadar çok iyi anlıyoruz ki bu ülkede hak istemek suç oldu. Bu ülkede emeğin, alın terinin onurunu savunmak suç oldu. Bizler bu ülkede bir terörist gibi, bir suçluymuşuz gibi kolluk görevlileri tarafından biber gazıyla, kalkanlarla itilip kakılan, evlerinden gözaltına alınan işçileriz. Ve tek suçumuz bu ülkenin anayasasında bulunan sendika hakkımızı kullanmak oldu' diye konuştu.
'Bizim bizden başka dostumuz yok'
Doruk Madencilik işçilerinin yaşadıklarını kendilerinin de yaşadığını kaydeden Kaya, şu ifadeleri kullandı:
'507 gündür evimize ekmek götüremiyoruz. Çocuklarımızın arkadaşları oyun alanlarında, parklardayken bizim çocuklarımız bu grev çadırında bizim ekmeğimize sahip çıkmamıza destek oldular. Biz umutsuzluğa asla kapılmadık. Çünkü direnen ve mücadele eden bir sürü işçi ve emekçi var ve biz bunları hep takip ediyoruz. Bu zincir kırıldı. Biz Temel Conta'da o zinciri kırıp dışarı çıktık. O korku zincirini kırıp dışarı çıktık. Madenci kardeşlerimle de bir araya geldiğimizde gördük ki bizim bizden başka dostumuz yok. Birbirimizin içindeki yanan ateşi de gözyaşımızı da çok iyi biliyoruz. Onlar evlatlarının gözlerinin içine gururla bakıyorlar. Şimdi ise sıra bizde.
'Suç işlemedik ve haklıyız'
507 gün oldu. Çoğunluğu kadın çünkü kadınlar ucuz emekçidir, sessiz, itaatkar emekçidir diye düşünüldü. Ve bizim patronumuz sırf kadınlar sessiz diye, ucuz diye işe aldı. Evlerinde ezilen kadınlar, patronları tarafından ezilen kadınlar bu çadırda hep birlikte yan yana her şeyi karşımıza aldık ve direnmeye, mücadele etmeye çalışıyoruz. Çünkü burada mesele sadece ekmek değil. Mesele artık onurumuz. Bizler insanız ve gerçekten emeğin cinsiyeti yok. Orada babalar ağladı, burada analar 507 gündür ağlıyor. Ve biz hakkımızı alana kadar da bu işten vazgeçmeyeceğiz. Çünkü haklıyız. Suç işlemedik ve haklıyız. Bizler de çocuklarımızın gözünün içine 'Başardık' diye bakacağız ve 'Kazandık' diyeceğiz. Evimize o ekmeği götüreceğiz.'




