(ANKARA)- CHP Ankara İl Örgütü, 6 Mayıs 1972'de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için Ankara Ulucanlar Cezaevi önünde anma programı düzenledi. Programa katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, 'Deniz ve arkadaşları Türkiye'nin tam bağımsız olmasını istiyorlardı ama onun karşısında olanlar, o gün onlara muhalefet edenler, sokakta kavga edenler, güvenlik güçleriyle saldıranlar, onların idamına yol açanlar bugün hala aynı görevi yerine getiriyorlar' dedi.
CHP Ankara il örgütü, 6 Mayıs 1972'de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için Ankara Ulucanlar Cezaevi'nin önünde anma programı düzenledi. Anma programına katılan yüzlerce vatandaş, 'Denizlere sözümüz devrim olacak' ve 'Faşizme karşı omuz omuza' sloganları attı.
Anma programı bir dakikalık saygı duruşu ile başlayıp slayt gösterimiyle devam etti.
Slayt gösteriminden sonra kürsüye çıkan CHP Altındağ Gençlik Kolları Başkanı Ali Tutuşuk, şu ifadeleri kullandı:
'Burası susturulmak istenen bir kuşağın çığlığıdır. Burası bu ülkenin vicdanına kazınmış, bu ülkenin geçmişinde en ağır siyasal suçlarından birinin işlendiği yerdir. Bundan tam 54 yıl önce 6 Mayıs 1972'de üç genç, üç devrimci Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan henüz yirmili yaşlarında bu cezaevinin avlusunda siyasi bir kararla dönemin iktidarının korkaklığıyla idam edildiler. Çünkü onlar 'bağımsızlık' dediler. Çünkü onlar emperyalizme karşı savaştılar. Çünkü onlar halktan yana bir düzen istediler. Ve o günün iktidarı gençliğin örgütlenmesinden korktuğu için adalet kisvesi altında bir siyasi cinayet gerçekleştirdi. Onları darağacına gönderdi. Bir mahkeme kararı değildi bu. Bir korkunun, bir
düzenin, bir baskının sonucuydu'
Ürün: Denizler artık bir isim olmaktan çıkmış, bir mücadele ateşi haline gelmiştir
Tutuşuk'tan sonra konuşan CHP Altındağ İlçe Başkanı Gökhan Ürün ise, 'Denizler fiili olarak aramızdan ayrılmış olsalar da ilkeleri, idealleri ve devrimci ruhları kuşaktan kuşağa aktarılmaya devam etmektedir. Yarım asrı geçmiş bir dönemde olmasına rağmen onlar hala gençliğimize önder, halkımıza rehber, dünya mazlumlarına ilham kaynağı olmaya devam ediyorlar. Denizler artık bir isim olmaktan çıkmış bir sembol, bir dava, bir mücadele ateşi haline gelmiştir' dedi.
Türkmen: Korkmadılar, susmadılar, vazgeçmediler
CHP Ankara Gençlik Kolları Başkanı Okan Türkmen de, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı derin bir özlemle andığını belirterek şunları kaydetti:
'Henüz hayatlarının baharındayken bir ülkenin onuru için yürüdüler darağacına. Korkmadılar, susmadılar, vazgeçmediler. Geride yarım kalmış hayatlar değil dimdik duran bir inanç, sarsılmaz bir duruş bıraktılar. Bugün hala içimizde bir sızıysa bu gece, sebebi onların hayallerinin ne kadar büyük olduğu, bedellerinin ne kadar ağır olduğudur. Belki de en çok bu yüzden onların adı anıldığında sadece bir geçmiş değil, yarım bırakılmış bir umudu da hatırlıyoruz.'
Işık: Bugünden sonra görev bizlerde arkadaşlar
CHP Ankara İl Genel Sekreteri Yüksel Işık ise Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının bağımsızlık ve demokrasi uğruna canlarını feda ettiklerini savunarak, şu ifadeleri kullandı:
'Türkiye Cumhuriyeti'nin temel kolonları bağımsızlık ve demokrasi üzerine kurulu. Deniz Gezmiş ve arkadaşları ve bu uğurda canlarını feda etmekten gözünü kırpmayan bütün yol arkadaşlarımız bu bağımsızlık ve demokrasi çizgisini bugüne kadar taşıyıp getirdi. Bugünden sonra görev bizlerde arkadaşlar. Türkiye yeni baştan cumhuriyetin taşıyıcı ve temel kolonlarını daha da güçlendirecek, daha da kuvvetlendirecek bir geleneği, bir geleceği yaşamak ve yaşatmakla mükellefiz. Hepimiz hep beraber Türkiye'yi özgürlükçü, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti yapmak için mücadele edeceğiz ve bu mücadele de Cumhuriyet Halk Partisi iktidarıyla Türkiye yeni baştan nefes alacak.'
Dinçer: Milyonlar Deniz, milyonlar Yusuf, milyonlar Hüseyin oldu
CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer de torununun isminin 'Deniz' olduğunu hatırlatarak şöyle konuştu:
'Denizler, Yusuflar, Hüseyinler idam sehpasında bile bizlere cesareti örgütlemişlerdir, korkuyu değil. Bize birleşmeyi, direnişi örgütlemişlerdir; teslimiyeti değil. O yüzden o karanlık gecede, o havaya kalkan yumruk; yobazlığa karşı, cehalete karşı ve faşizme karşı mücadelenin bize en büyük örneğidir. Yusufların o gün havaya kaldırdığı ve tam bağımsız Türkiye dediği şiarıyla bugün aydınlığa kavuşacağız inşallah. Ve onlar zannettiler ki Deniz'i, Yusuf'u ve Hüseyin'i idam ettiklerinde bu ülkede Denizler, Yusuflar, Hüseyinler unutulacak. Ama milyonlar Deniz, milyonlar Yusuf, milyonlar Hüseyin oldu. Çocuklarına, torunlarına 'Deniz' ismi kondu. Benim de minik bir Deniz'im var, bir torunum var ve gün gelecek ben o Deniz'ime isminin ne kadar önemli olduğunu, ne kadar mücadele ruhuyla dolu olduğunu ve bu ülkenin kurtuluşunda, tam bağımsız Türkiye mücadelesinde çok önemli bir isim olduğunu ve o isminin hakkını vermesi gerektiğini büyük bir onur ve gururla anlatacağım.'
Mustafa Gezmiş: Biz genetik akrabalarıyız ama biz büyük bir aileyiz
Dinçer'den sonra kürsüye çıkan Deniz Gezmiş'in kuzeni Mustafa Gezmiş ise, 'Beni Deniz'in ailesi olarak buraya davet ettiler. Aslında Deniz'in ailesi hepiniz. Biz genetik akrabalarıyız ama biz büyük bir aileyiz. Hepiniz hoş geldiniz. Hepinizi seviyor, hepinize saygı duyuyorum' ifadelerini kullandı.
Çakır: Deniz Gezmişleri idam ederken aslında bir fikri ortadan kaldırmaya çalıştılar
CHP YDK Sekreteri Deniz Çakır da, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın Filistin topraklarında siyonizme karşı mücadele ettiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:
'Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan emperyalist saldırganlığa ve barbarlığa karşı mücadele ettiler. 'Altıncı Filo defol' dediler. O Altıncı Filo bugün İran'a saldıran Amerika Birleşik Devletleri'nin bizzat kendisi. O gün Deniz Gezmişler, Yusuf Aslanlar, Hüseyin İnanlar, bütün yiğit devrimciler işgal altındaki Filistin topraklarında siyonizme karşı mücadele ettiler. Mazlum ve mağdur Filistin halkının yanında oldular. İşte bugün yine o emperyalist saldırganlık Gazze'yi dümdüz ederken bugün içinde bulunduğumuz rejim hem ticaretini sürdürüyor hem de izliyor. Bugün içinde bulunduğumuz saray rejimi Trump'ın Gazze'yi otel ve turizm bölgesi yapmasına ses çıkardı mı, itiraz etti mi, duydunuz mu? İşte Deniz Gezmişleri o gün asarken, idam ederken aslında bir fikri ortadan kaldırmaya çalıştılar.'
Özçağdaş: Bir yanımızda hüzün bir yanımızda devrimci bir ateş ve kararlılıkla bir aradayız
Çakır'dan sonra konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş ise şöyle konuştu:
'Yılın en zor, en hüzünlü ama aynı zamanda en kararlı gecelerinden bir tanesindeyiz. Her yıl olduğu gibi bir kez daha burada Denizlerle aynı yolda yürüyenler olarak hep beraber bir yanımızda hüzün bir yanımızda devrimci bir ateş ve kararlılıkla bir aradayız. 5 Mayıs'ı, 6 Mayıs'a bağlayan bu dönem aynı zamanda hıdırellez dönemi. Bir tarafıyla yeni başlangıçlar, yeni umutlar, bir tarafıyla da hüzün var.
Ben buraya gelirken Meclis'te bir yasa teklifi sundum. Bu ülkenin güzel çocukları ölmesin diye. Sonra o çocukları kaybettikten sonra ağlamak bir işmiş gibi olmasın diye, en azından bu ülkenin okulları temiz olsun diye 100 bin temizlik görevlisi, 65 bin okul güvenlik görevlisi için yasa teklifi verdim. İktidar Partisi her zaman olduğu gibi bunu reddetti.
Aslında 54 yıl geçtikten sonra aynılar aynı yerde siyasetlerine ve hayatlarına devam ediyorlar. Deniz ve arkadaşları Samsun'dan Ankara'ya 'Mustafa Kemal Yürüyüşü' yapmıştı. Hala o yürüyüşü yapanlar burada. O yürüyüşü engellemek isteyenler 24 senedir olduğu gibi iktidarlarına devam ediyorlar. Deniz ve arkadaşları, 'Altıncı Filo defol' demişlerdi. Bugün iktidarı yönetenler aynı kararlılıkla destek vermeye, kabul etmeye, itaat etmeye devam ediyorlar. Deniz ve arkadaşları özgür, özerk, demokratik üniversite istiyorlardı. Onun karşısında olanlar bugün iktidarda görevlerini yerine getiriyorlar. Deniz ve arkadaşları Türkiye'nin tam bağımsız olmasını istiyorlardı ama onun karşısında olanlar, o gün onlara muhalefet edenler, sokakta kavga edenler, güvenlik güçleriyle saldıranlar, onların idamına yol açanlar bugün hala aynı görevi yerine getiriyorlar. Hayat bir biçimde kendisini tekrar etmeye devam ediyor. Ama bu gafiller Deniz'i, Hüseyin'i, Yusuf'u sonsuzluğa uğurlayarak onları öldürebileceklerini zannettiler. Sinanlar, Erdallar, Taylanlar, Necdetler, İbrahimler hepsi mücadelelerine devam ettiler.'