(ESKİŞEHİR) - CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nde bazı tarifelerdeki hatalı uygulama gerekçesiyle Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce hakkında soruşturma izni istenmesine ilişkin, 'Bizim veremeyeceğimiz hiçbir hesap yoktur. Bizim burada üzüldüğümüz AKP'nin yargıya müdahale çabasıdır. AKP il başkanı dün katıldığı bir programda soru üzerine 'soruşturma izni çok sürmez verilecek' demiştir. Soruşturma iznini bakanlık mı verecek sen mi vereceksin? Ayşe başkanın veremeyeceği hesap yoktur. Yargıyı rahat bırakın, hepimizi istediğiniz gibi yargılayın. Alnımız açık girer başımız dik çıkarız' dedi.
Yalaz, CHP Eskişehir İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, 'Eskişehirlilerin iradesiyle göreve gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'ye yönelik karalama kampanyalarını ve siyasi müdahale çığırtkanlıklarını en güçlü şekilde reddettiklerini' söyledi.
'AKP İl Başkanlığı'nın işaretiyle harekete geçeceği düşünülen bir mekanizmanın, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşması mümkün değildir' diyen Yalaz, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Eskişehir halkının iradesini tartışmasız biçimde ortaya koyduğunu belirtti.
Sandıkta tecelli eden bu güçlü demokratik tercihin bugün çeşitli yollarla gölgelenmek istendiğini ifade eden Yalaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Sandıkta kaybedenlerin, başka yollara başvurma çabası demokratik rekabetin değil, siyasi çaresizliğin itirafıdır. AKP'nin günlerdir siyaset devşirmeye çalıştığı olayın özü şudur; Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ESKİ Genel Kurulu sıfatıyla yaptığı toplantıda görüşülen konu kamuoyuna yansıtıldığı gibi bir 'sahtecilik' değil, tamamen teknik ve rutin bir tarife güncellemesidir. Söz konusu düzenleme, su ve atıksu tarifelerini dahi kapsamayan, sadece cezai yaptırımlar ve hizmet kalemlerine ilişkin tarifelerin, her yıl olduğu gibi enflasyon oranına göre güncellenmesinden ibarettir. Komisyonun iradesi nettir, '2025 yılı tarifeleri üzerine enflasyon eklenerek 2026 yılı tarifesi belirlenmelidir'.
Ancak 2025 yerine 2024 yılı tarifesi üzerinden hesaplama yapıldığı ve bu durum genel kurulda fark edilmediği iddia olunmaktadır. Böyle bile olsa karar tüm siyasi partilerin oy birliğiyle kabul edilmiştir. Altını çiziyoruz, bu karar yalnızca bir grubun değil, mecliste temsil edilen tüm partilerin ortak iradesiyle alınmıştır. Daha sonrasında da ortada herhangi bir kişisel menfaat, kasıt ya da suç unsuru bulunmamaktadır. Nitekim konu fark edilir edilmez, Sayın Ayşe Ünlüce duruma derhal müdahale etmiş, 17 Nisan 2026 tarihinde olağanüstü genel kurul toplanmıştır. Bu süreçte kamu zararı oluşmamış, herhangi bir kişi ya da zümreye menfaat sağlanmamıştır. Fazla tahsil edildiği iddia olunan tutarlar için de iade süreci gerçekleşecektir. Etkilenen kişi sayısı 200-300 kişi ile sınırlı olup, konu yalnızca cezai işlem uygulanan dar bir kesimi kapsamaktadır.'
Olayın 'sahtecilik' ve 'yolsuzluk' iddiaları ile sunulmasının 'iyi niyetle' açıklanamayacağını vurgulayan Yalaz, şunları söyledi:
'Bu yaklaşım, açıkça siyasi bir algı operasyonudur. Şayet ortada bir hata varsa dahi unutulmamalıdır ki; binlerce personelin görev yaptığı büyük kamu kurumlarında benzer maddi hatalar her zaman yaşanabilir. Önemli olan, bu hataların şeffaflıkla ve hukuk içinde düzeltilmesidir. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ayşe Ünlüce de tam olarak bunu yapmıştır. Meclis çoğunluğu CHP'de olduğu için 5 gün içinde toplanabilecek bir genel kurulla her zaman düzeltmesi mümkün olan bir çelişkiyi neden sahte belge ile düzeltmeye çalışalım? Bunun bir mantığı yoktur. Burada hiç kimsenin menfaati yoktur. Burada, çelişki sebebi ile daha yüksek tarife uygulanarak 200-300 kişiden fazla para alınmışsa bile, bu para kimsenin cebine değil, ESKİ'nin yani kamunun kasasına girmiştir. Son yapılan genel kurul kararı uyarınca da alınan tutarlar arasında fark varsa şayet bu paralar hızlıca iade edilecektir.
'Siyaseti bu kadar ayağa düşürmenin kimseye faydası olmaz'
Başkanımız olayı öğrenir öğrenmez, çelişkiyi düzeltmek için ESKİ Genel Kurulu'nu toplamış, olayla ilgili gerekli incelemeyi ve soruşturmayı başlatmıştır. Kısa süre içinde bu inceleme ve soruşturmanın raporları ortaya çıkınca da gereğini yapmakta hiç tereddüt etmez. Hayatını ve tüm meslek hayatını nokta lekesiz geçirmiş bir kişiye ithamda bulunurken biraz vicdanlı olmak gerekir. Siyaseti bu kadar da ayağa düşürmenin kimseye faydası olmaz. O meclis CHP'li ve AKP'li bütün meclis üyelerinin birlikte bu şehre hizmet etme niyetiyle birlikte çalışılması gereken bir meclistir. Oysa mevcut durumda, bir tarafta şehre hizmet için gece gündüz çalışan bir belediye başkanı ve CHP Meclis grubu, diğer tarafta başkanı ve 'meclisi nasıl engelleriz, nerden açık bulur da buradan siyaset devşiririz' diye düşünen bir AKP grubu görüntüsü var.
'Ortada ne sahtecilik ne de bir suç var'
Ortada ne sahtecilik ne de bir suç vardır. Ne bir lira bir menfaat ne de bir kişinin cebine giren bir delikli kuruş vardır. Kamu zarara uğramamıştır. Fazla tahsilat yapılan kişiler varsa da fazla alınan para ödendiğinde onların da bir zararı olmayacak ve işlem tüm sonuçları ile ortadan kalkacak ve geriye yalnızca AKP'nin kirli siyaseti kalacaktır. Şunu herkes bilmelidir ki bu ülkenin temeli adalettir, gücü millettir. Kalıcı olan ne siyasi baskıdır ne de geçici hesaplar; kalıcı olan milletin iradesidir. Bizler CHP olarak hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve halkın iradesini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Hepimiz yargılanıyoruz. Lütfen bizi doğru anlayın. Biz yargılanmaktan korkmuyoruz. Bizim veremeyeceğimiz hiçbir hesap yoktur. Bizim burada üzüldüğümüz AKP'nin yargıya müdahale çabasıdır. AKP il başkanı dün katıldığı bir program da soru üzerine 'Soruşturma izni çok sürmez verilecek' demiştir. Hadsizliğe bakar mısınız? Kararı sen mi vereceksin, yargıç mı verecek? Soruşturma iznini bakanlık mı verecek, sen mi vereceksin? Ayşe başkanın veremeyeceği hesap yoktur. Yargıyı rahat bırakın, hepimizi istediğiniz gibi yargılayın. Alnımız açık girer, başımız dik çıkarız. Doğru duvar yıkılmaz. Eskişehir halkının iradesi hiçbir siyasi hesapla gölgelenemez. Ayşe Başkanımız yalnız değildir. Eskişehir yalnız değildir. Ve unutulmasın, sandık geldiğinde hukuku araçsallaştıranlar değil, hukuku savunanlar kazanacaktır. Milletin vicdanı, en doğru kararı mutlaka verecektir.'




