(ANKARA) - CHP Çankaya Gençlik Kolları, idari binaya dönüştürülmesi gündemde olan Mimar Kemal Ortaokulu önünde açıklama yaptı. Açıklamada, okulun boşaltılmasına tepki gösterilirken 'Ankara'nın köklü eğitim kurumlarından biri olan Mimar Kemal Ortaokulu'nun kapatılmak istenmesi, basit bir idari karar değildir. Bu karar; bir asırlık eğitim geleneğine, bu kentin belleğine ve en önemlisi genç nesillerimizin geleceğine yönelmiş açık bir tehdittir' denildi.
CHP Çankaya Gençlik Kolları, boşaltılarak idari binaya dönüştürülmesi gündemde olan Mimar Kemal Ortaokulu önünde açıklama yaptı. CHP Çankaya Gençlik Kolları İl Başkanı Mehmet Okan Türkmen, konuşmasında, Buradan Milli Eğitim Bakanı'na soruyoruz, eğitimdeki başarısızlıkları okulları kapatarak mı gizleyeceksiniz? Burada bir sürü velilerimiz var. Velilerimiz içeri dahi alınmıyor. A blok diye adlandırılan 99 yıllık binayı, boşaltmaya çalışıyorlar. Neden olduğunu kimse bilmiyor. Spor salonlarını boşaltıyorlar rehberlik odasını boşaltıyorlar, diğer sınıflara yerleştiriyorlar. Sınıfları birleştirmeye çalışıyorlar. Müdür Yardımcısı içeride kendine özel oda yapıyor. Velileri içeri dahi almaya çekinen Okul Müdürü, ne yaptığını kendi dahi bilmiyor' dedi.
Daha sonra CHP Çankaya Gençlik Kolları adına basın açıklamasını Eğitim Sekreteri İrem Yorulmaz okudu. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
'Bugün burada sadece bir okul için değil; bir kentin hafızası, bir ülkenin geleceği ve yarınları inşa edecek genç nesillerin eğitim hakkı için bir aradayız. Ankara'nın köklü eğitim kurumlarından biri olan Mimar Kemal Ortaokulu'nun kapatılmak istenmesi, basit bir idari karar değildir. Bu karar; bir asırlık eğitim geleneğine, bu kentin belleğine ve en önemlisi genç nesillerimizin geleceğine yönelmiş açık bir tehdittir.
'Okullar kapatılamaz; okullar, kamu hizmetinin en temel unsurudur'
Önceki Genel Başkanlarımız, Bülent Ecevit, Altan Öymen ve Murat Karayalçın'ın da mezun olduğu birçok edebiyatçı, sanatçı, bilim insanı ve siyasetçi yetiştirmiş 99 yıllık tarihi bir miras açıkça yok edilmek istenmektedir. Buradan açıkça söylüyoruz: Okullar kapatılamaz. Okullar, kamu hizmetinin en temel unsurudur. Bir okulun kapatılması, o mahallede, o kentte eğitime erişimin daraltılması demektir.
Eğer bir okulun 'eğitime elverişli olmadığı' iddia ediliyorsa, burada asıl konuşulması gereken şudur: Bu okul bu hale gelene kadar onu iyileştirmekle, güçlendirmekle ve çocuklara uygun hale getirmekle sorumlu olanlar bugüne kadar ne yaptı? Milli Eğitim Bakanlığı'nın görevi okul kapatmak değildir. Milli Eğitim Bakanlığının görevi, o okulu eğitime elverişli hale getirmektir. Bugün Türkiye'de sorun, tek tek okullar değil; eğitim sisteminin kendisidir. Çürüyen bu köklü okul binaları değil; okul tuvaletlerine sabun koyamayan, temiz içme suyuna erişim sağlayamayan bir anlayıştır. Sorun sadece binalar değil; beslenemediği için gelişimi sekteye uğrayan çocuklar, eğitimi eşit, nitelikli ve erişilebilir kılmayan politikalardır.
'Mesele bina değildir; kamusal eğitimin adım adım tasfiye edilmesidir'
Çocuklara bir öğün ücretsiz yemek sağlanmasına yönelik teklifleri mecliste bir bir reddeden anlayışın, bugün çocukların ihtiyaçlarını gözettiğini iddia etmesi kabul edilemez. Okullarda temizlik, güvenlik ve beslenme sorunlarını çözemeyenler, bugün 'fiziki şartlar uygun değil' bahanesine sığınamaz. Biz biliyoruz ki mesele bina değildir. Mesele, kamusal eğitimin adım adım tasfiye edilmesidir. Mesele, çocukların eğitim hakkının geri plana itilmesidir. Mesele, kamunun sorumluluğunun terk edilmesidir.
Bugün burada yaşananlar, yalnızca bir okulun kapatılması meselesi değildir. Bu, çocukların eğitim hakkına yönelik bir müdahaledir. Bu, bir kentin tarihine ve hafızasına yönelik bir müdahaledir. Biz, buna izin vermeyeceğiz. Sınav haftasında çocukların sınıflarının boşaltılması, eğitim hakkının açıkça ihlalidir. Çocukların eğitim gördüğü alanların başka amaçlarla kullanılmak istenmesi kabul edilemez. Eğitim, idari konforun, rantın ya da başka planların gerisinde bırakılamaz.Buradan yetkililere açık çağrımızdır: Bu yanlıştan derhal dönün. Mimar Kemal Ortaokulu'nu kapatmayın. Bu okulu koruyun, güçlendirin, yaşatın.
'Unutmayın: Bir ülkenin geleceği, çocuklarının eğitim aldığı sınıflarda şekillenir'
Unutmayın: Bir ülkenin geleceği, çocuklarının eğitim aldığı sınıflarda şekillenir. O sınıflar, masa başında alınan kararlarla yok edilemez. Bizler, Atatürk'ün emaneti olan Cumhuriyetin eğitim mirasına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Genç neslimizin eşit, nitelikli ve kamusal eğitim hakkını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü bu mesele sadece bir okul meselesi değildir.'