(ANKARA) - CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve gazeteci İsmail Arı'yı ziyaretinin ardından yaptığı konuşmada, 'Gerçekten Türkiye'nin onca sorunu varken, seçilmiş belediye başkanlarını, Türkiye'nin onur sayılabilecek gazetecilerini böylesine olmayan suçlar üzerinden cezaevine koymayı asla kabul etmiyoruz. Türkiye bu kadar zorbalığı, bu kadar hukuksuzluğu, böylesine anayasa ve yasa tanımazlığı asla hak etmiyor. Tanju Başkanımız, İsmail Arı, Alican Uludağ, yüzlerce gazeteci, bizim belediye başkanlarımız başta Sayın Ekrem İmamoğlu: Cumhuriyet Halk Partisi olarak dimdik ayaktayız ve bu kötülüğü, bu hukuksuzluğu eninde sonunda yeneceğiz' dedi.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve gazeteci İsmail Arı'yı ziyaret etti. Özcan ve Arı'ya ilişkin ziyaretini ANKA Haber Ajansı'na değerlendiren Emir, şöyle konuştu:

'Öncelikle her ikisinin de çok selamları var. Moralleri son derece yüksek. Özellikle İsmail Arı, yazılarına devam ettiğini; onu gazetecilik mesleğinden koparmak üzere ve doğru bildiklerini, takip ettiği haberleri yazamasın diye gerçeğinden korkanların özellikle cezaevine koyduğunu ve tutukluluğunun bu nedenle yapıldığını söylüyor. Bu nedenle de dimdik ayakta, yazılarına devam ediyor ve hiçbir şekilde Türkiye'de gazeteciliğin bu şekilde susturulamayacağını ifade ediyor. Bir defa İsmail, iki polis memurunun sürekli koruduğu, yani devletin koruması altında olan bir gazeteci, gri pasaportu olan bir gazeteci. Dolayısıyla hem kaçma şüphesi yok; defalarca yurt dışına gitmiş, gelmiş ve hiçbir şekilde kaçmayacak, Türkiye'de gazeteciliği sonuna kadar yapacak arkadaşlarımızdan birisi. Aynı şekilde ona atılı suçlar, yani 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçu, sonuç olarak konuşmaları ve paylaşımları üzerinden yapıldığı iddia ediliyor. Bunlar da sabit; yani deliller toplanmış. Delilleri karartma riski yok, kaçma riski yok. Devletin iki polisinin sürekli koruduğu bir gazeteci. Dolayısıyla burada tutuklu olmaması gerekiyor.

İran'da ABD savaş uçağı düşürüldü: Pilotu bulmak için çalışmalar devam ediyor
İran'da ABD savaş uçağı düşürüldü: Pilotu bulmak için çalışmalar devam ediyor
İçeriği Görüntüle

'İsmail Arı, 28 kişilik koğuşta 46 kişi kalıyor'

Burada binlerce tutuklu var; yıllarca iddianame bekleyen tutuklular var. İsmail de onlardan birisi. Tanju Başkanımız da onlardan birisi ve bu nedenle burası tıka basa dolu. İsmail, 28 kişilik koğuşta 46 kişi kalıyor. Geçen haftaya kadar o koğuşta 54 kişinin kaldığını söyledi. Koğuşlarda yer yatağı bile bulabilmek gerçekten bir şans sayılıyor ve şu anda İsmail, yer yatağında yatan bir gazeteci; tutuklu olduğu için, boşuna tutuklandığı için, tutuklanmaması gereken bir suçtan tutuklandığı için. Ayrıca bu sansür yasası dediğimiz, dezenformasyon yasası olarak adlandırılan düzenleme: Biz Meclis'te, 'Bu şekilde yasayı çıkarırsanız, böylesine belirsiz, sınırları çizilmemiş bir yasa olursa dileyen dediğini cezaevine koyar. Savcıların eline bir maymuncuk veriyorsunuz' dediğimizde, bu yasayı getirenler bunun işlenemez bir suç olduğunu, böyle bir suçtan gazetecilerin asla cezaevine girmeyeceğini söylemişlerdi. Ama maalesef 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan yüzlerce gazeteci cezaevinde. İsmail de bunlardan birisi. Bu hukuksuzlukları, haksızlıkları asla kabul etmiyoruz ve bunların siyaseten, İsmail gibi gerçek gazetecileri cezaevinde tutmak ve işlerini yapamaz hale getirmek için yapıldığını çok iyi biliyoruz.

'Türkiye bu kadar zorbalığı ve hukuksuzluğu asla hak etmiyor'

Yine Tanju Başkanımız 35 gündür burada. 2024'te vakıfla ilgili soruşturma yapılmış, hiçbir suç unsuru bulunamamış. 2025'te yapılmış; İçişleri Bakanlığı idari soruşturma yapmış. İdari soruşturma sonucunda soruşturmaya izin vermemiş; yani 'görevi kötüye kullanma suçu oluşmamıştır' demiş. Bütün bunlara rağmen yeni bir delil yokken, yeni bir somut isnat yokken, olmayan iddialardan savcılık harekete geçmiş ve Bolu'nun seçilmiş belediye başkanını, üç dönem milletvekilliği yapmış, iki dönem de belediye başkanlığı yapmış bir ismi şimdi tutuklamışlar ve buraya koymuşlar. Terör örgütü liderlerinin yanına koymuşlar. Suçu; vakıf kurup, vakfa bir şekilde kaynak bulup, oradaki iş insanlarını vakfa kaynak vermek üzere motive etmek ve 500'ün üzerinde gence aylık düzenli gelir temin etmek olan bir belediye başkanı. Başka bir ülkede olsa, AK Parti belediye başkanı olsa madalya takacakları kişi:

Tanju Başkan'ın en büyük üzüntüsü, vakfın gelir kaynaklarının azalmış olması ve oradan burs alan gençlerin burslarının kesilecek olması. Aynı zamanda bize şunu söylüyor: 'Bolu'yu takip ediyorum' diyor. 'Vatandaşların durumunu takip ediyorum' diyor. 'Ben burada elektrik, su, doğal gaz parası vermiyorum; ona rağmen bana tahsis edilen 20 bin TL ile ben geçinemiyorum' diyor. Domatesin fiyatı daha geçen hafta 45 TL'ymiş, şimdi 90 TL olmuş. Biber getirmemişler; çünkü biberin kilosu 400 TL olunca mahkumlar alamaz diye direkt getirmemişler. Şimdi 'cezaevlerinin durumu bu haldeyken, emekliler 22 bin TL ile nasıl geçiniyor' diye soruyor.

Gerçekten Türkiye'nin onca sorunu varken, seçilmiş belediye başkanlarını, Türkiye'nin onur sayılabilecek gazetecilerini böylesine olmayan suçlar üzerinden cezaevine koymayı asla kabul etmiyoruz. Türkiye bu kadar zorbalığı, bu kadar hukuksuzluğu, böylesine anayasa ve yasa tanımazlığı asla hak etmiyor. Tanju Başkanımız, İsmail Arı, Alican Uludağ, yüzlerce gazeteci, bizim belediye başkanlarımız başta Sayın Ekrem İmamoğlu: Cumhuriyet Halk Partisi olarak dimdik ayaktayız ve bu kötülüğü, bu hukuksuzluğu eninde sonunda yeneceğiz.'

Kaynak: ANKA