(TBMM) - CHP Grup Başkanı Özgür Özel, 'Başta Sayın Erdoğan olmak üzere salonlara hapsolanlara, siyaseti masa başında yapanlara, sokağa çıkmayanlara, çıkamayanlara sesleniyorum; milletimizde korku yok, teslimiyet yok, inanç var azim var, kararlılık var. Millet ayaktadır. Belki makamlarımız, şatafatlı sahnelerimiz yok. Bazen bir bankın, bazen bir sandalyenin üzerindeyiz ama hepimizin içi rahat olsun ki, hepimize müjdeler olsun ki biz milletimizin gönlündeyiz' dedi.
Özel, partisinin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Özel, geçen hafta grup toplantısının Eskişehir'de yapıldığını hatırlatarak, saha gezileri kapsamında Adana ve Niğde ziyaretlerinde yaşananlardan bahsetti.
Özel, 'Başta Sayın Erdoğan olmak üzere salonlara hapsolanlara, siyaseti masa başında yapanlara, sokağa çıkmayanlara çıkamayanlara sesleniyorum; milletimizde korku yok, teslimiyet yok, inanç var azim var, kararlılık var. Millet ayaktadır. Halkın coşkun akan selinin karşısında tarih boyunca hiçbir güç durmadı, şimdi de duramayacak. Belki makamlarımız, şatafatlı sahnelerimiz yok bazen bir bankın, bazen bir sandalyenin üzerindeyiz ama hepimizin içi rahat olsun ki, hepimize müjdeler olsun ki biz milletimizin gönlündeyiz' dedi.
'21 İL DOLAŞTIK'
Özel, adım adım 21 il dolaştıklarını, 22'ncisi Kırıkkale'ye cuma günü varacaklarını belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü:
'Biz bir yandan adalet için yürürken, mücadele için yürürken, yeniyi ararken, yeniyi kurarken bir yandan da uğradıkları haksızlıklar duyulsun görülsün diye yürüyenler var. Onlardan bir grup da adalet için 21 Ocak 2025'te Grand Kartal Otel'de yakınlarını kaybedenler, Bolu'dan Ankara'ya yürüyorlar. Acılı ailelerin yürüyüşünü CHP olarak buradan saygıyla selamlıyoruz. Mücadelelerinin sonuna kadar arkasındayız, onların yanındayız. Kartalkaya'da 36'sı çocuk 78 insanımız hayatını kaybetmişti. Elbette otel yönetimi, il özel idaresi sorumluydu ancak asıl sorumlu otele işletme belgesi veren, düzenli olarak denetlemekle sorumlu olan Kültür ve Turizm Bakanlığı'ydı. Bolu'da oluşturulan bilirkişi heyeti verilen üç günlük sürenin sonunda raporunu hazırladı, teslim etmeye götürdü. Rapora baktılar, raporu teslim almadılar. Buradan 'Bakanlığı sil, yerine Bolu Belediyesi'ni yaz' dediler. Dediler ki 'Bolu Belediyesi sorumluluk alanında değil burası. Buraya ruhsatı veren de, denetlemek zorunda olan da Kültür Bakanlığı. Biz bunu yapamayız.' 'O zaman istifa yazın, bilirkişilikten istifa edin, bu raporu bize teslim etmeyin' dediler. Yerine yeni bilirkişi raporu, yeni bilirkişi heyeti atadılar. Eski heyetin raporunu korsan ilan ettiler ve yeni bilirkişi raporuyla korumak istediklerini koruyan, cezalandırmak istediklerini cezalandıran bir yargılamaya ön açtılar, yol açtılar.
'ADALET YERİNİ BULANA KADAR BU MÜCADELE BİZİM MÜCADELEMİZ OLARAK SÜRECEK'
Şimdi oradan bu tarafa doğru yürüyenler eşini, annesini, evlatlarını kaybedenler bu tarafa doğru yürüyorlar ve diyorlar ki 'Haksızlığa uğradık, gerçek sorumlular cezalandırılmadı ve biz sorumluların hesap vermesini, yargılanmalarını istiyoruz.' Bugün 'Geçmişteki faili meçhulleri aydınlatıyoruz' diye algı çalışması yapanlar faili malum olan bir katliama sessiz kalıyorlar. Aynı bakanlar kurulu masalarını paylaşıyorlar, yüz yüze bakıyorlar, sonra da dönüp bu millete adalet dağıtacaklarını söylüyorlar. Bin 111 haftadır Cumartesi Anneleri'nin kayıplarını aramak için, onların sesini duyurmak için İstanbul'da oturdukları yerde güya o faili meçhulleri bulacaklar, beyaz Toros'larıyla millete poz veriyorlar, bakanlıklardaki makamlarda oturuyorlar. Bir gün gelecek Cumartesi Anneleri de Kartalkaya da Soma da Ermenek de ne kadar toplumun içini yakan ve bu sistem içinde kendini kurtaran ve onları kurtaranlar hesap verecek, adalet yerini bulana kadar bu mücadele bizim mücadelemiz olarak sürecek.
'18 AYRI KANUN TEKLİFİ KOMİSYONLARDA BEKLİYOR'
Kartalkaya aileleri yürürken kahraman şehitlerimizin aileleri ve gazilerimiz ise verilmeyen hakları için Güvenpark'ta oturma eylemi yapıyorlar. Parti olarak iki buçuk yılda 163 il ve ilçede, bazılarında birden fazla olduğu için toplam 252 şehit ve gazi derneğini ziyaret ettik. Bu konunun sorumlusu MYK üyemiz emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu hem üst yapılarla hem de Türkiye'de yetişebildiği bütün derneklerle yakından çalışıyor. Kendisinin organize ettiği, tüm derneklerin temsilcilerinin katıldığı bir büyük çalıştayı iki yıl önce hep birlikte gerçekleştirmiştik. O çalıştayın sonucunda ortak akılla 18 ayrı kanun teklifini TBMM'ye sunmuştukç Kanun teklifi Milli Savunma Komisyonu'nda ve ilgili komisyonlarda bekliyor. Teklifin özelliği şu: O teklif yasalaşırsa şehit ailelerinin, gazilerin hiçbir sorunları kalmıyor. Tüm sorunları, örneğin bugün Güvenpark'ta ortezlerini, protezlerini gösteriyorlar, hepimizin içi sızlıyor. Onun en ucuzunun değil de tıbbın gerektirdiği en uygununun ödenmesi. Büyük fiyat farklarının çıkmaması. Hastanelerde karşılaştıkları zorlukların giderilmesinden tutun sosyal hayata yönelik olarak, ekonomik beklentilere yönelik olarak tüm düzenlemeler 18 kanun teklifinde duruyor. Bu konuda MHP'den bir sayın milletvekilinin ifadelerini duyuyoruz, kanun teklifini görüyoruz. Daha önce genel başkan yardımcısı düzeyinde verilen sözleri, genel başkan düzeyinde grupta yapılan konuşmaları takip ettik. Tüm siyasi parti gruplarının, İYİ Parti'nin, Yeni Yol grubunun bu konuda kanun tekliflerini takip ettik. Ortaklaşılmak üzere gerekli çalışmaları yaptık.
'BURADAN MECLİS'İ BİR KEZ DAHA GÖREVE DAVET EDİYORUZ'
Adalet ve Kalkınma Partisi grubunun da DEM Parti grubunun da grubu bulunmayan bütün milletvekillerinin de bu sese bir kulak vermesini, bu çalışmanın Meclis kapanmadan, ki Meclisin geleneğinde bu vardır, tatile girmeden önce üzerinde uzlaşılan toplumsal beklenti yaratmış konularda Meclisin adım atması, Meclisin şanına, şerefine, varoluş gayesine uygun çalışmalardır. Bu konuda grup başkanvekillerimiz dünkü MYK toplantısında alınan karar gereğince görevi üzerlerine aldılar. Bu konuda gerekli çalışmaları yapacağız ve bundan sonrası için vatan uğruna canını veren şehitlerimizin geride bıraktıkları yakınlarının ya da uzuvlarını kaybetmiş ya da sağlıkları etkilenmiş gazilerimizin artık bu beklentilerine bir son vermek hepimizin vazifesidir. Buradan yüce Meclis'i bir kez daha göreve davet ediyoruz.'
(SÜRECEK)