(İZMİR) - CHP İzmir İl Başkanlığı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Konak Cumhuriyet Meydanı'nda çelenk töreni düzenledi. Törende konuşan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, 'Bizler bu ülkenin geleceğini karanlığa teslim etmeyeceğiz. Bu bayramı elimizden almaya çalışanlara izin vermeyeceğiz. Bu çocukların umutlarını söndürmelerine asla müsaade etmeyeceğiz. Çünkü biz milletimize sarılacağız, çocuklarımıza sarılacağız, bu memlekete sıkı sıkı sarılacağız ve birlikte başaracağız' dedi.
CHP İzmir İl Başkanlığı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Konak Cumhuriyet Meydanı'nda çelenk töreni düzenledi. Törende konuşan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, 23 Nisan'ın ulusal egemenliğin simgesi ve çocuklara armağan edilen en anlamlı bayramlardan biri olduğunu vurguladı.
CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen tören, Konak Cumhuriyet Meydanı'nda yapıldı. Törene CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'ün yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun, İl Gençlik Kolları Başkanı Ruhsar Selis Çelik, ilçe belediye başkanları, ilçe başkanları ve çok sayıda partili katıldı.
Program kapsamında Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Törende konuşan Çağatay Güç, 23 Nisan'ın, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, bu anlamlı günün hem ulusal egemenliği hem de çocukların gelecekteki rolünü simgelediğini ifade etti.
'Bu memlekete sıkı sıkı sarılacağız ve birlikte başaracağız'
CHP İzmir İl Başkanı Güç, şunları söyledi:
'Bu büyük günü Mustafa Kemal Atatürk, dünyada eşi benzeri olmayan bir kararla çocuklara armağan etmiştir. Çünkü o şunu çok iyi biliyordu: bir ülkenin gerçek gücü tankı, topu değildir; bir ülkenin gerçek gücü çocuklarının hayalleridir. Bugün buradayız. Evet, başımız dik ama yüreğimizde büyük bir acıyla buradayız. Kahramanmaraş'ta yaşanan o saldırıda kaybettiğimiz evlatlarımız, bir öğretmenimiz: Daha hayatlarının başında, hayallerinin en güzel yerinde bizden koparıldılar. Çocukların güven içinde olması gereken bir ülkede çocuklar hayatını kaybediyorsa orada herkes sorumludur. Bu olayın üstünü örtmeye çalışmadan, bahaneler üretmeden çözmek devletimizin sorumluluğundadır. Dünyada eşi benzeri olmayan bir bayramın sabahında kalbimizde derin bir acıyla uyanıyorsak bu kader değildir. Bu, kabul edilebilir bir durum değildir. Biz bu acıyı unutmayacağız. Biz bu acının üstünü örttürmeyeceğiz. Biz bu ülkenin çocuklarını karanlığa teslim etmeyeceğiz. Sevgili çocuklar; bugün sizin bayramınız, bugün sizin gününüz. Evet, belki bugün biraz buruk ama siz gülümseyeceksiniz. Kaybettiğimiz arkadaşlarınız için de gülümseyeceksiniz. Onların yarım kalan hayalleri için de koşacaksınız. Onların umutlarını da siz büyüteceksiniz. Ve biz size söz veriyoruz. Öyle bir ülke kuracağız ki hiçbir çocuk korkuyla büyümeyecek, hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, hiçbir çocuk geleceğinden endişe etmeyecek. Öyle bir ülke kuracağız ki siz konuşacaksınız, biz dinleyeceğiz; siz hayal kuracaksınız, biz gerçekleştireceğiz. Çünkü biz biliyoruz: bu ülkenin gerçek sahibi sizsiniz, bu ülkenin yarını sizsiniz. Bizler bu ülkenin geleceğini karanlığa teslim etmeyeceğiz. Bu bayramı elimizden almaya çalışanlara izin vermeyeceğiz. Bu çocukların umutlarını söndürmelerine asla müsaade etmeyeceğiz. Çünkü biz milletimize sarılacağız, çocuklarımıza sarılacağız, bu memlekete sıkı sıkı sarılacağız ve birlikte başaracağız.'
'Demokrasinin ekmek kadar, su kadar vazgeçilmez olduğunu çok iyi biliyoruz'
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, bugünü hem çocukları çok sevdiği için hem de millete bir mesaj vermek için çocuklara armağan ettiğini belirterek, 'Hiçbirimizin hiçbir zaman ödün vermemesi gereken, özgürlüğümüzden vazgeçmemiz anlamına gelecek çok önemli bir unsur. Bizler bunun bilincinde olan bir örgütüz. Demokrasinin ekmek kadar, su kadar vazgeçilmez olduğunu çok iyi biliyoruz. İnsanların yönetimde söz hakkının olmadığı, birilerinin onlara yaptıklarını, yanlışları dayattığı bir geçmişi var bu ülkenin. İnsanları vatandaş değil, bir tebaa olarak gördüler. Her türlü yanlış uygulamayı dayattılar. Bazıları o gün de bu ülkenin demokratikleşmesinden rahatsız oldular. Bugün de demokrasiden, hukuk devletinden rahatsız olan, insanların özgürlüklerini kısıtlayan bir anlayış çevremizde dolaşıp duruyor. Bazı şeyleri normalleştirmeye çalışıyorlar' dedi.
'CHP'nin en büyük görevi o umudu bu millete hissettirmek'
Siyasi partilerin ortak bayram töreni düzenlemiyor olmalarını eleştiren Tugay, şunları kaydetti:
'Her bayram ayrı bir tören yapılmasını normalleştirdiklerini düşünüyorlar. Bunun da artık herkes tarafından benimsendiğini düşünüyorlar. Normal görüyor musunuz? Bu yanlış. Neden ayrı bir tören düzenliyoruz? Biz bayram kutluyoruz, illegal bir eylem yapmıyoruz. Diyorlar ki alıştı bunlar. Bu değiliz diyorlar. Biz alışmadık. Siz alıştığımızı zannediyorsunuz. Bir milletin bu kadar değerli bayramını elinden alamazsınız. İnsanların hayatlarını karartamazsınız. Bize eziyet edemezsiniz. Bu ülke kimsenin babasının çiftliği değil. Bu ülkenin gerçek sahibi halktır. Halkın iradesini yok edemeyeceksiniz. Halkın iradesi çok sevdiğiniz, o çok güvendiğiniz koltuklardan mutlaka indirecek. Biz bu mücadelenin bir parçasıyız. Bu ülkenin çağdaşlaşmasının tarafındayız. Bugün bayram yerindeydim, çocuk şenliği düzenliyoruz. Pek çok insan bana 'yanındayız, yalnız değilsin' dedi. Bunu Cumhuriyet Halk Partisi'ne söylüyorlar. 'Siz mücadeleyi büyüterek yapın, biz yanınızda yer alacağız' diyorlar. Biz bu milletin her bir ferdine saygı duyan bir partiyiz. Bu ülkede yaptığınız her kötülüğü mutlaka bitireceğiz. Bir ülkenin gücü tanklarında, toplarında, tüfeklerinde midir; yoksa insanların umutlarında ve yüreklerinde midir? Bir ülkenin gençlerinin umudu, çocuklarının gülüşü değil midir o ülkenin geleceği? Her bir çocuğun gülümsemesi bir bayramdır. Bu ülkedeki her çocuk bizim çocuğumuz. Çocuklara korku ülkesi yarattınız. Bu çeteler, mafyalar, tuhaf tuhaf insanlar ne zaman, nereden çıktılar? Çocuklar ne zaman şiddete başvurmak durumunda kaldı? Çocuklar ne ara bu hale geldi? Bizim en çok ihtiyacımız olan şey umut. CHP'nin en büyük görevi o umudu bu millete hissettirmek. Diri olacağız. Bazıları korktuğumuzu zannedecekler ama hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz. Bunu yüksek sesle söyleyeceğiz. Sizin zulmünüzden, ahlaksızlığınızdan korkmuyoruz. Bugünlerde ilçe ziyaretleri yapmaya başladım, hepsine gideceğim. Sakın ola bu ülkenin insanlarını kötülüğü normal göstermeye alıştırmaya çalışmasınlar. Kötülüğün karşısına her zaman doğruyu koyacağız. Kime sahip çıkılması gerekiyorsa gidip biz sahip çıkacağız. Yüreğimizdeki inançla yapacağız.'
Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Örgütü'ne açık çağrıda bulunan Tugay, 'Bize açtıkları hatlarda mücadele etmekten vazgeçelim. Bizim hattı müdafaaya değil, sathı müdafaaya ihtiyacımız var. O sathı müdafaa bütün İzmir'dir. Hep beraber kenetlenelim. Öyle yürüyelim ki kim korksun bizden. Öyle yürüyelim ki her yer İzmir olsun, Cumhuriyet olsun, adalet olsun. Söz veriyoruz: Biz bu ülkeyi her türlü yanlıştan, kötülükten, yoksulluktan, işsizlikten, zulümden kurtaracağız' diye konuştu.




