Gündem

CHP Sözcüsü Sarı: Eylül ayının başından itibaren olağan kongre takvimine başlanacak

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, bugün yapılan MYK ve PM toplantılarının ardından yaptığı açıklamada, kurultay sürecine ilişkin, 'Komisyon toplantılarını sürdürmekte ve bir kurultay takvimi hazırlığı yapmaktadır. Eylül ayının ilk haftasından başlayarak olağan kongre sürecini başlatmış oluyoruz. Bugün aldığımız kararla, yaz aylarındaki tatil sürecini de dikkate alarak, eylül başından itibaren olağan kongre takviminin başlamasına karar vermiş bulunuyoruz' dedi.

 (ANKARA) - CHP Sözcüsü Müslim Sarı, bugün yapılan MYK ve PM toplantılarının ardından yaptığı açıklamada, kurultay sürecine ilişkin, 'Komisyon toplantılarını sürdürmekte ve bir kurultay takvimi hazırlığı yapmaktadır. Eylül ayının ilk haftasından başlayarak olağan kongre sürecini başlatmış oluyoruz. Bugün aldığımız kararla, yaz aylarındaki tatil sürecini de dikkate alarak, eylül başından itibaren olağan kongre takviminin başlamasına karar vermiş bulunuyoruz' dedi.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, bugün yapılan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi (PM) toplantılarının ardından basın toplantısı düzenledi. Sarı, MYK toplantısı gündeme kalan konularla ilgili şunları söyledi:

'MYK'mızın gündeminde hem ülkenin gündemine dair konular konuşuldu, tartışıldı hem de parti gündemine dair konular tartışıldı. Ülkenin gündemine dair olan konular daha çok iki başlık altında yoğunlaştı. Bunlardan biri İran meselesi. Özellikle İran savaşının bu körfezdeki gelişmeleri, bu istikrarsızlığın Türkiye'nin güvenliği ile ilgili olan boyutu ve en çok da ekonomi ile ilgili olan boyutu değerlendirildi. Gelmiş olduğumuz noktada uygulanagelen ekonomi politikasının, programın yani Orta Vadeli Program dediğimiz programın artık işlevsiz kaldığının da açık bir şekilde görüldüğünü görüyoruz.

'ENFLASYON HEDEFİNİN TUTMASI İMKANSIZ'

İran savaşı bize yarattığı ekonomik etkiler açısından böyle bir sonuç yaratmış oldu. Enflasyon hedefinin artık tutması imkânsızdır. Yani ne kadar revize edersek edelim orta noktaları, koridorları artık enflasyonun yüzde 30'larda bir yerde olacağı neredeyse kesinleşmiştir. Daha yılın ortasına bile gelmemişken gıda enflasyonunun çok daha yüksek seviyelerde olduğunu görüyoruz, göreceğiz. Tabii enflasyon rakamlarının gerçeği ne kadar yansıttığına ilişkin de kamuoyunda çok ciddi tartışmalar var. Ama biz resmi enflasyon rakamlarını bile esas alsak, bu enflasyon rakamlarının OVP'de önümüze konan revize edilen rakamlarla da uyuşmadığını artık herkes kabul ediyor. 

Yine aynı şekilde Türkiye önemli bir cari açık problemi ile karşı karşıya kalmıştır. Petrol fiyatlarındaki artış, işte 35-40 milyar dolar civarında olması beklenen cari işlemler açığının 60-65 milyar dolarlara kadar çıkacağını bize gösteriyor. Cari açık önemli çünkü cari açığın finansmanı son derece önemli. Biz genellikle yatırım gerektiren kalemlerle cari işlemler açığımızı doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıyla finanse etmediğimiz için ve daha çok borç yaratıcı kalemlerle finanse ettiğimiz için orta ve uzun vadede cari işlemler açığının sürdürülebilirliği konusunda çok ciddi bir risk Türkiye ekonomisinin önündedir. Biz sonbahardan itibaren bu cari işlemler açığını nasıl finanse edebiliriz diye kara kara düşünmeye başlayacağız.'

'İŞSİZLİĞİN ARTACAĞI BİR TABLOYLA KARŞI KARŞIYA KALACAĞIZ'

Türkiye'de büyüme oranları düştüğüne dikkat çeken Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Türkiye olarak genç bir ülke olduğu için ortalama yüzde 4,5-5 büyümenin altındaki her büyüme Türkiye açısından sıkıntıdır. Ama bir türlü faiz oranlarının düşürülememesi, enflasyonun yüksek kalması sebebiyle bizim büyüme oranlarımızın yüzde 3'lere kadar çekileceği bir patika da var önümüzde. Bu işsizliğin artması demek. Dolayısıyla bir yandan işsizliğin de artacağı bir tabloyla karşı karşıya kalacağız.

Yine aynı şekilde bütçe açığı önemli boyutlara ulaşmış durumda ve bu daha da artacak. Çünkü bir yandan bu petrol fiyatlarıyla doğrudan etkilerle eşel mobil sistemiyle yaklaşık 500 milyar lira bütçe üzerinde yük yaratmış durumda bu savaş. Buna ek olarak ikincil etkileri de, yani faiz ödemelerini de göz önünde bulundurduğumuzda Türkiye'de bütçenin milli gelire oranının yüzde 4'ün üzerine çıktığı bir süreçle karşı karşıya kalacağız. Çok riskli bir ekonomik tabloyla karşı karşıyayız. Böyle bir tabloda rezervler de yetersiz.

'RİSKLİ BİR DURUMDAYIZ'

Yani savaş başlarken 210 milyar dolara ulaşan rezervler bugün brüt olarak 152 milyar dolar civarına kadar gerilemiştir. Kullanılabilir rezervlerimiz ise sadece 33 milyar dolar. Yani herhangi bir kriz anında Merkez Bankası döviz kuruna müdahale etmek için sadece 33 milyar dolar civarında rezerv kullanabilir. Dolayısıyla riskli bir durumdayız, riskli bir tablodayız. Türkiye ekonomisi riskli bir noktaya doğru gidiyor. Önümüzdeki süreç daha riskli olacaktır.'

'YENİ DÜNYADA TÜRKİYE'YE ÇOK CİDDİ BİR JEOPOLİTİK ALAN AÇILIYOR'

Sarı, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin de şunları söyledi:

'NATO Zirvesi ve NATO Zirvesi çerçevesinde Türkiye'ye açılan jeopolitik alan bizim en çok Cumhuriyet Halk Partisi olarak üzerinde durduğumuz konulardan biri. Son zamanların en önemli konusu NATO Zirvesi. Bunu biz sadece Donald Trump'ın açıklamalarının tutarsızlığıyla ilişkilendiremeyiz. Bu aynı zamanda Avrupa'nın güvenliği ile ilgili bir mesele. Avrupa'nın göreli özelliği, güvenlik politikalarındaki göreli özelliği ile ilgili bir mesele ve Türkiye'nin bu yeni güvenlik mimarisinde nerede yer alacağı ile ilgili bir mesele. Yani bu doğrudan doğruya Türkiye'nin orta ve uzun vadede bu güvenlik mimarisini şekillendiren bir güç olarak nerede pozisyonlanması gerektiği ile ilgili bir mesele. Şunu kastediyorum: Etrafımızdaki bütün fay hatları kırılıyor. Yeni bir dünya kuruluyor ve bu yeni dünyada Türkiye'ye çok ciddi bir jeopolitik alan açılıyor.

Türkiye Almanya sınırından, yani Avrupa'nın ortalarından Hindistan ve Çin seddine kadar geçen bu geniş coğrafyada, en önemli devlet olarak, en stratejik devlet olarak kendisi açısından yeni büyük bir alanın açıldığını da görüyoruz. Dolayısıyla Türkiye'nin devlet kapasitesini artıran çalışmaları, başta savunma sanayi olmak üzere, askeri kapasitesi olmak üzere bunları desteklemekle birlikte ve bunları önemli görmekle birlikte, tek başına meseleyi bir güvenlik meselesi olarak algılayan yaklaşımın da dar ve kısır bir yaklaşım olduğunu düşünüyoruz. AKP'nin yapamadığı budur.'

MYK'da parti gündemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunulduğunu belirten Sarı, konuya ilişkin şunları söyledi:

'Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerinin belediye başkanlarının istifası MYK'mızda konuştuğumuz konulardan biri. Biliyorsunuz en son yerel seçimlerden beri yaklaşık 20-22 tane istifa var Cumhuriyet Halk Partisi'nde. İstifa eden arkadaşlarımızın 3 tanesi hâlen bağımsız olarak yoluna devam ediyor. Ancak 19 tanesinin AKP'ye katıldığını görüyoruz. Bunu asla tasvip etmiyoruz, doğru bulmuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılıp bağımsız olarak yoluna devam eden arkadaşlarımızı bir kenara koyuyorum. Ancak siyasal olarak mücadele ettiğimiz bir partinin saflarına geçilmiş olmasını da asla kabul etmiyoruz. Bunu etik olarak da siyaseten de doğru bulmuyoruz. Ancak burada bir özeleştiri yapılmasının da gerekli olduğuna inanıyoruz. Yani meseleyi sadece 'o arkadaşlarımız zaten başka siyasal geleneklerden gelmişti' ya da 'bunlara şantaj yapılıyordu' gibi yaklaşımları da eksik buluyoruz. Bizler özellikle aday belirleme sürecinden başlayarak Cumhuriyet Halk Partisi'nin belediye başkanlarının seçilmesi konusunda bir özeleştirinin de yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bununla ilgili MYK'mızda değerlendirmeler yapılmıştır.'

'820 İMZANIN DEĞERLENDİRİLMESİ DEVAM EDİYOR'

Sarı, kurultay sürecine ilişkin şöyle konuştu:

'Geçtiğimiz hafta arkadaşlarımız demokratik haklarını kullanarak imzalarını getirmişlerdi. Bu imzalarla ilgili kurultay yapılmasına ilişkin şekil şartları ve içerik değerlendirmeleri yapacağımızı söylemiştik. Elimizdeki 820 imzanın değerlendirmesi hâlen devam ediyor. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili kapsamlı bir açıklama yapılacak.

Buna ek olarak olağan kurultay takvimini başlatmayı bir politik öncelik olarak belirlemiştik. Özellikle tabanımızdan gelen talepleri de göz önünde bulundurarak bir kongre sürecini başlatmayı düşünmüştük. Bununla ilgili hem MYK'mızda hem Parti Meclisimiz ile  karar almıştık. Bir komisyon kurulup olağan kongre takviminin açıklanmasına ilişkin süreç başlatılmıştı. Geçen hafta bu komisyonumuzu oluşturmuştuk. Sayın Orhan Sarıbal, Sayın Yıldırım Kaya, Sayın Adnan Demirci, Sayın Nevaf Bilek, Sayın Hasan Efe Uyar ve Sayın Deniz Demir'den oluşan 6 kişilik bir komisyon oluşturmuştuk. Bu komisyon olağan kurultay hazırlık komisyonu olarak görev yapmaktadır.

Komisyon toplantılarını sürdürmekte ve bir kurultay takvimi hazırlığı yapmaktadır. Eylül ayının ilk haftasından başlayarak olağan kongre sürecini başlatmış oluyoruz. Bugün aldığımız kararla, yaz aylarındaki tatil sürecini de dikkate alarak, eylül başından itibaren olağan kongre takviminin başlamasına karar vermiş bulunuyoruz. Takvimin ayrıntıları, yani ilçe kongreleri ve il kongreleri ile ilgili detaylar önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşılacaktır.'

'KAYSERİ VE İZMİR İL BAŞKANLARI GÖREVLERİNDEN ALINDI'

MYK'da yapılan değerlendirmeler sonucu bazı il başkanlarının görevden alındığını belirten Sarı, şunları kaydetti:

'Onun dışında iki ilimizle ilgili bir değerlendirme yapılmıştır. Örgütlerimize dönük yurtdışı örgütlerimize ilişkin de bir değerlendirme yapılmıştır. Yurt dışı örgütlerimizdeki durumla ilgili genel bir yeniden yapılanma çerçevesinde görüşmeler yapılmıştır. Türkiye'deki illerimizle ilgili de iki karar alınmıştır. Bunlardan biri Kayseri ile ilgilidir. Kayseri İl Örgütü'nün disiplin kurulu ile birlikte feshi ve il başkanlığının görevden alınması kararı alınmıştır. Yerine Okan Marzioğlu il başkanı olarak görevlendirilmiştir. Ayrıca fesihlerle beraber disipline sevk süreçleri de söz konusudur.

Antalya ilimizde ise sadece il yönetimi görevden alınmıştır; burada disiplin uygulaması yoktur. Yerine Hasan Şahin il başkanı olarak atanmıştır. Önümüzdeki günlerde bu arkadaşlarımız kendi il yönetimlerini oluşturacaklardır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin il binalarında alınan kararlar çerçevesinde yaşanan olayları hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Bunları doğru bulmuyoruz ve kurumsal kimliğe yakışmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle tüm arkadaşlarımıza birlik ve beraberlik içinde hareket edilmesini salık veriyoruz.

Aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi'nin kimliğine yakışmayan eylem ve davranışları da yakından takip ediyoruz. Örneğin Sayın Özgür Özer'in fotoğraflarının indirilmesinden sonra ortaya çıkan ve rencide edici görüntüleri de kabul etmediğimizi, bu işlemleri yapanlar hakkında disiplin sürecinin başlatılmasına karar verildiğini belirtmek isterim.'

Sarı, açıklamalarının ardından gazatecilerin sorularını yanıtladı. Kayseri İl Başkanı'nın disipline neden sevk edildiğine ilişkin soru üzerine Sarı, 'Kayseri İl Başkanımızın tavrı, sürecin başından beri Cumhuriyet Halk Partisi'nin hiyerarşisine uygun olmayan iş ve eylemler. Bunu zaten kamuoyuna açık bir şekilde deklare ediyorlar kendileri. Aynı zamanda geçen hafta biliyorsunuz biz Kayseri'ye üç tane merkez ilçeye ilçe başkanı atamıştık. Bu ilçe başkanlarımızı tanımadıklarını ve görevden aldıklarına dair işlemler başlattılar. Bu işlemin üzerine de biz Kayseri İl Başkanı'nı yönetimiyle beraber görevden almış bulunuyoruz. Yani partinin kurumsal kimliği çerçevesinde değerlendirilecek bir işlemdir bu' dedi.

DEMİRTAŞ'A ZİYARET

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Edirne Cezaevi'nde hükümlü bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı ziyaret etmeyi planladığını ancak Demirtaş'ın bu ziyareti kabul etmeyeceği yönündeki iddiaların sorulması üzerine Sarı, 'Sayın Demirtaş'ın yakın çevresi kimdir, kaynak nedir onu bilmiyorum. O haberleri biz de duyduk. Yani kaynak verilirse belki daha iyi değerlendirme şansı olabilir. Şöyle ki, Sayın Genel Başkanımız Sayın Demirtaş'ı ziyaret etmeyi planlıyor. Daha önce yaptığı gibi. Ama bununla ilgili şu an için herhangi bir girişimde bulunmuş değil. Yani henüz biz böyle bir ziyaret talebinde bulunacağız diye bir talepte bulunmuş değiliz. Ama önümüzdeki günlerde böyle bir planlamamız var' yanıtını verdi.

'DOKUNULMAZLIKLARLA İLGİLİ HERHANGİ BİR İFADE YOK'

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre'nin açıklamalarının sorulması üzerine Sarı, şu yanıtı verdi:

'Sayın Vekilimizin değerlendirmesini ben de okudum. Ama benim sözlerimden böyle bir değerlendirmenin nasıl çıktığını anlamış değilim. Ya kendisi yanıltılmış ya da tam olarak kendimi ifade edememişim diyeyim. Sayın Zeynel Emre aynen şunu söylemiş. Arkadaşlar hakkında kesinleşmiş yargı kararları çıkacak sözlerine tepki göstererek, 'Bu arkadaşlar milletvekili dokunulmazlıkları kalkmış değil. Siz yargılanacaklarını nereden biliyorsunuz?' demiş. Yani arkadaşlar hakkında kesinleşmiş yargı kararı çıkacak demişim ben. Oysa benim sözlerim aynen şöyle arkadaşlar.

Yargı süreci işliyor. Yani kastettiğim, ceza davaları yargı süreci işliyor. Önümüzdeki süreçte bu arkadaşlarımız da kendilerini ispat etmek durumunda kalacaklar. Ve kendilerini yargı karşısında savunmak durumunda kalacaklar. Dolayısıyla burada dokunulmazlıkla ilgili herhangi bir ifade yok. Kuşkusuz şöyle söyleyebilirsiniz. Bu arkadaşlarımız nasıl yargılanacak o hâlde dokunulmazlıkları varken? Dokunulmazlıklarının sona ermesi sadece dokunulmazlıklarının kaldırılması ile ilgili bir işlemi gerektirmez. Milletvekilleri sona erdiğinde de aynı işlemle karşı karşıya kalabilirler. Önemli olan burada ceza davasının sürüyor olması. Ve ben ona vurgu yaparak bu ceza davası ile birlikte bu arkadaşlarımızın da kendilerini ispat etmek durumunda kalacaklarını söyledim. Söylediğim budur.'

KILIÇDAROĞLU NEDEN GRUP TOPLANTISI YAPMADI?

Kılıçdaroğlu'nun neden grup toplantısı yapmadığı sorusu üzerine Sarı, 'Bugün bizim MYK ve Parti Meclisi toplantımız vardı. Dolayısıyla grup toplantısıyla aynı güne denk düştüğü için olmadı. Her hafta kendi içinde değerlendiriyoruz biz bunu. Yani böyle kümülatif bir karar vermiş değiliz bütüncül olarak. Artık grup toplantısını yapmayacağız ya da artık grup toplantısını yapacağız diye. Her hafta sonu, pazartesi günü en geç biliyorsunuz, grubun ilgili teamülleri çerçevesinde gerekli bilgilendirme yapılarak ilerlenecek' dedi.

İSTİFA EDEN PM ÜYELERİNE TOPLANTI ÇAĞRISI YAPILMAMASI

Parti Meclisi'nden istifa ettiklerini açıklayan 27 üyeye toplantı çağrısının gönderilip gönderilmediğinin sorulması üzerine Sarı, şöyle konuştu:

'Ben orada bir teknik ayrıntıyı dile getirdim ama bu ayrıntı çok fazla dallanıp budaklandı. Ben şunu söylemeye çalışıyorum. Şimdi neticede bu arkadaşlarımız ilgili Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararı çerçevesinde Parti Meclisi'ne davet edildiler. Ve bu arkadaşlarımız Üçüncü İcra Dairesi'ne gidip tebligat aldılar. Yani mazbatalarını biz vermedik. İlgili 3'üncü Daire hemen yan taraftaki binadadır biliyorsunuz. Üçüncü İcra Dairesi'nden gidip tebligat aldılar. Ve bu tebligat çerçevesinde Parti Meclisi'ne geleceklerini ikrar etmiş oldular.

Şimdi benim söylemeye çalıştığım şey şudur. Arkadaşlarımız istifalarını bize sunuyorlar. Biz arkadaşlarımızın istifalarını elbette parti geleneği çerçevesinde aldık. Ancak istifaların değerlendirileceği mekanizmanın Bölge Adliye Mahkemesi olduğunu söylemek istedim. Oraya da vermeleri gerekir bu dilekçelerini. Çünkü atayan onlar. Yani atayan onlar olduğu için. Bu bir teknik ayrıntı. Şimdi bütün bunun üzerine böyle çok büyük anlamlar yüklemeye gerek yok.

Ancak arkadaşlarımızın biz kendi irade beyanlarını esas alıyoruz. Esas aldığımız için, yani böyle istifa tek taraflı bir irade beyanıdır, katılmak istemediklerini ve istifa ettiklerini düşündüğümüz için onları Parti Meclisi'ne davet etmedik. Ama arkadaşlarımız istiyorlarsa, yani böyle bir niyetleri varsa biz memnuniyet duyarız. Yani önümüzdeki hafta Parti Meclisi'ne, önümüzdeki Parti Meclisi'ne biz arkadaşlarımızı davet ederiz. Gelmek istiyorlarsa memnuniyet duyarız. Yani biz hiçbir arkadaşımızın gitmesini istemiyoruz. İstifa etmesini istemiyoruz. Bence arkadaşlarımızdan bazıları en azından bu süreçten pişman olabilir. Her zaman kapılarımız açıktır Cumhuriyet Halk Partisi olarak.'