Haber: Esma TURAN
(MUĞLA) - CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Muğla İl Başkanlığı'nı ziyaretinde partisinin yaşadığı ayrışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Parti içindeki ayrışmaların siyasi bir temele dayanmadığını söyleyen Sarı, 'Sizin amacınız Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini bölmek, parçalamak' dedi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'ın CHP'den istifasını ve AK Parti'ye katılacağı iddialarını değerlendiren Sarı, 'Ben bunu Muğla halkının vicdanına bırakıyorum. Bir belediye başkanı bir partiden seçildiğinde o partide süreci tamamlamalıdır. Çok istisnai şeyler olabilir. Hele ki bu belediye başkanının Cumhur İttifakı'na geçen bir belediye başkanı olması da ayrıca sorgulanması gereken bir şeydir' ifadelerini kullandı.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, partisinin Muğla İl Başkanlığını ziyaret etti. Sarı burada yaptığı açıklamada, partide yaşanan ayrılıkla ilgili değerlendirmelerde bulundu. CHP yönetimine 2 Haziran'da geldiklerini söyleyen Sarı, 'Zorunlu hukuki bir durum sebebiyle geldik. Önceki dönem yöneticileri bir hukuki zorunluluk sebebiyle Cumhuriyet Halk Partisi'nin içine düştüğü bu cendereden çıkartmak üzere görev aldı. Görevimiz kolay değildi, sizinki gibi' ifadelerini kullandı.
Önce Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti organlarını, genel merkez organlarını ayakta tutmaya çalıştıklarını, yeni bir MYK'nın oluşturulduğunu anlatan Sarı, şunları kaydetti:
'Burada ilde yaşadıklarınızı biz Genel Merkez'de yaşadık. Ondan sonra parlamento grubunda bir ayrışma oldu. Arkadaşlarımız bizimle yollarını ayırdı. Grup tartışmaları yaz boyunca devam etti. Sonra belediye başkanlıkları süreçleriyle ilgili ayrışmalar oldu ki bu ayrışmalar hala devam ediyor. Henüz tamamlanmış değil. Sonra biz dedik ki 'biz bu zorunlu sürecin parçası olarak geldik.' Peki, bu cendereden çıkmanın yolu ne? Bu cendereden çıkmanın yolu Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerine sormak, delegelerine sormak. Yani kurultay yapmak. Ama kurultay yapamıyoruz. Çünkü mahkeme kararı bizim olağanüstü kurultay yapmamızı engelliyor. O zaman dedik ki madem kurultay yapamıyoruz, hiç olmazsa kongrelerimizi yapalım. Yeniden danışalım.
Aşağıdan yukarıya, 'madem bizim kongrelerimizde kurultayımızda şaibe var diye mahkeme karar verdi, o zaman bunları sil baştan yeniden yapalım' dedi. Arkadaşlar dediler ki 'Hayır olağanüstü kurultay yapacaksınız.' Yapamıyoruz. Yapamayacağımızı biliyorlar çünkü onların amacı bir olağanüstü kurultay yapmak, parti içinde bir siyasal tartışma yapmak değil ki. Onların amacı kendilerine parti üretmek. Bir kurultay yapamayacağımızı bildikleri halde bize 'İlla kurultay yapın, yoksa biz istifa ediyoruz' diye zorladılar. Şimdi ben giden arkadaşlarımıza şunu soruyorum: Hangi siyasal düşünceyle bir parti kurdunuz? Mesela bizimle ilgili, bizim fikriyatımızdan nasıl ayrılıyorsunuz? Cumhuriyet Halk Partisi'nin altı okundan farklı bir siyasal düşünceniz var mı? Bu ayrım yapay bir ayrımdır. Bu ayrışma bir politik ayrışma değildir. Yapay bir ayrışmadır. Kökü yoktur, temeli yoktur. Arkanızda yüzde 90 halk desteği varsa eğer niye partiyi bırakıp gittiniz? Gelip yeni kongrelerde yeniden seçilirdiniz. Madem yüzde 90 halk desteği var arkanızda, yine genel başkan olurdun sen, Özgür Özel. Yine bu arkadaşlarımız gelirdi yönetime. Niye sabretmediniz? Niye beklemediniz? Çünkü art niyetlisiniz. Çünkü sizin amacınız parti içinde bir siyasal mücadele yapmak değil. Sizin amacınız Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini bölmek, parçalamak. Siz AKP'ye hizmet ediyorsunuz, biz değil.'
'FEVZİ TOPUZ'UN DOSYASI BOMBOŞ'
Sarı, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz'un görevden uzaklaştırılmasına ilişkin şunları söyledi:
'Milas Belediye Başkanımızın dosyası bomboş bir dosyadır. Burayı takip eden arkadaşlarımız var. Hem sizlerden var hem Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nin avukatları aracılığıyla bu süreç yönetilmektedir. Daha bugün avukatlarımızdan biri Fevzi Başkan'la görüştü. Telefonla da konuştum. Hepinize çok selamları var Fevzi Başkan'ın. Biz Fevzi Başkan'ın tutuksuz yargılanacağına inanıyorduk. Dosyanın maddi delillerine baktığımız zaman tutukluluğu gerektiren somut hiçbir şey yoktur. Tutuklulukla ilgili ceza hukuku açısından ilgili hükümler çerçevesinde de bir değerlendirme yaptığımızda başkanın tutuksuz yargılanması gerekir. Ancak Türkiye'de hukukun ne kadar siyasallaştığını hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla bir tutuklama oldu, bizim açımızdan olmaması gereken bir tutuklama. Biz hiç herkesin yargılanması gerektiğini savunan bir partimiz. Kimseye bir imtiyaz istemiyoruz ama halk tarafından seçilmiş belediye başkanlarının tutukluluk gerektiren durumlar olmadığı sürece tutuklanmaması, tutuklama işleminin bir cezai işlem haline dönüşmemesi, onun istisnai olması gereken bir kuralken bir genel kurala dönüşmemesi Cumhuriyet Halk Partisi'nin temel ilkeleridir. Bizim belediye başkanlarımız açısından da Cumhur İttifakı'nın belediye başkanları açısından da. Ama dosya gerçekten içerik olarak ne tutuklamayı gerektiren bir dosyadır ne de ceza almayı gerektiren bir dosyadır. Dolayısıyla biz başkanımızın kısa bir süre sonra aramıza yeniden katılacağını düşünüyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi olarak, iddianamesi hazırlanmadan daha tutukluluğun yeniden gözden geçirileceğine inanıyoruz.'
'AHMET ARAS TELEFONLARIMI AÇMADI'
Sarı, CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam edeceğini açıklayan ve AK parti geçeceği iddiları da bulunan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet aras ile ilgili ise şu değerlendirmede bulundu:
'Sayın Başkan'ın Cumhuriyet Halk Partisi'nden hangi gerekçeyle istifa ettiğini bütün kamuoyuyla paylaşmasını rica ediyorum. Yani bir partinin oyuyla seçilip gelmiş bir belediye başkanının bu partiden istifa edebiliyor olabilmesi için bir defa bir gerekçe üretmesi gerekir. Bir şey söylemesi lazım. 'Arkadaşlar, ben bu partide çalışamıyorum, şöyle sorunlar oldu. Bu parti var olduğu sürece de bu partiye üye olduğum sürece Muğla halkına gerekli hizmeti yapamayacağım' vesaire. Yani neyse onun gerekçesi bir defa onun gerekçesiyle söylemesi gerekir. İkincisi, bir başka partiye gidiyorsa onun kendi tercihidir. Şu anda bağımsız olmayı tercih ediyor. Ama o zaman da ben Sayın Belediye Başkanı'nın ahlakını ciddi şekilde sorgularım. Burada ben iki şeyi sorgularım. Birincisi, bir partiden seçilip başka bir partiye gitmenin ne kadar siyasal olarak etik olduğunu, ne kadar bireysel ahlaka uygun olduğunu sorgularım. İkincisi, bu belediye başkanımızı seçen, buna referans olan, buna kefil olan arkadaşlarımızın da siyasetini, siyasi etiğini sorgularım. Dolayısıyla mesele iki boyutludur, iki yönlüdür. Belediye başkanımız geçecek mi, geçmeyecek mi? Bu kendi tercihi. Ama ben bunu Muğla halkının vicdanına bırakıyorum. Yani dolayısıyla bir belediye başkanı bir partiden seçildiğinde o partide süreci tamamlamalıdır. Çok istisnai şeyler olabilir. Hele ki bu belediye başkanının Cumhur İttifakı'na geçen bir belediye başkanı olması da ayrıca sorgulanması gereken bir şeydir. Yani ben bunu her toplantıda her seferinde söyledim. Şunu bile ben kısmen anlayabilirim. Yani o da bence doğru değil ama şu bile anlaşılabilir. 'Ya ben beni yeni partide şu anda siyaset yapan, oranın genel başkanı olan Özgür Özel seçti, beni bu aday gösterdi. Ona karşı benim böyle bir bireysel vefam var. Dolayısıyla ben oraya gidiyorum.' Bu bile anlaşılabilir kısmen. Hayatımız boyunca AKP'ye karşı, Cumhur İttifakı'na karşı siyasal mücadele yapmışız. Omuz omuza, el ele bedeller ödemişiz. Bir sürü arkadaşımız bedel ödüyor şimdi. Yani sizlerin ne şeyi var? Çoluğunuzu çocuğunuzu işe yerleştiremiyorsunuz. Hepiniz bir şekilde mimlendiniz. AKP'ye karşı siyasal mücadele yapmak, 25 yıldır iktidarda olan bir partiye karşı, parti devletine dönüşmüş bir ülkede siyasal mücadele yapmak kolay mı? Bunları yapmışsınız, bedel ödemişsiniz. Sonra bir sabah kalkacaksınız, AKP geçeceksiniz. Hangi gerekçeyle yani? Dolayısıyla kendi tercihidir ama Muğla halkı bence gerekli cevabı verecek kısa bir süre sonra. Hep beraber göreceğiz.
Sarı, Aras'ın 'CHP'de siyaset yapamayacağımı anladım' açıklamasına ise şu yanıtı verdi:
'Ne oldu da mesela siyaset yapamıyorsun? Bir gerekçe söyle bize, biz de inanalım. Ya da CHP'de siyaset yapamayacağını, yapamadığını birileriyle konuşmuş mu? İşte il başkanı burada, ilçe başkanları burada, gelip söylemiş mi? Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olduğum süre boyunca iki defa kendisini aradım, telefonlara çıkmadı, açmadı, geri dönmedi. Mesajları da burada duruyor. Ben Genel Başkan Yardımcısı olarak, yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak kendisini arayıp 'Ne oluyor, ne yapıyorsun? Nasılsın? Cumhuriyet Halk Partisi'nde durumlar nedir? Muğla Belediyesi'nde durumlar nedir?' diye sormak için aradığımda bile telefonları açmayan bir belediye başkanından söz ediyoruz arkadaşlar. Yani kimse anlamsız gerekçelerin arkasına sığınmasın. Minareyi çalan kılıfını hazırlamasın.'




