Gündem

CHP Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Solakoğlu, çiftçilerle buluştu: 'Çiftçi tohumu atmadan ne kazanacağını bilecek'

CHP Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Aydın'ın Koçarlı köyünde çiftçilerle bir araya geldi. İktidarın çiftçilerin sorunlarına yabancı olduğunu belirten Solakoğlu, 'İlk geldiğimiz 100 gün içinde şunu net bir şekilde ortaya koyacağız: Siz tohumunuzu toprağa koymadan önce ürününüzün hangi standartta olacağını, ne kadar üretmeniz gerektiğini, kaç paradan satacağınızı ve tahsilatını ne zaman yapacağınızı biliyor olacaksınız' dedi.

(AYDIN) - CHP Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Aydın'ın Koçarlı köyünde çiftçilerle bir araya geldi. İktidarın çiftçilerin sorunlarına yabancı olduğunu belirten Solakoğlu, 'İlk geldiğimiz 100 gün içinde şunu net bir şekilde ortaya koyacağız: Siz tohumunuzu toprağa koymadan önce ürününüzün hangi standartta olacağını, ne kadar üretmeniz gerektiğini, kaç paradan satacağınızı ve tahsilatını ne zaman yapacağınızı biliyor olacaksınız' dedi.

CHP Aydın İl Başkanlığı, CHP Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ile 'Kazanan çiftçi, büyüyen Türkiye buluşmalarına' başladı. Buluşmanın ilk durağı, Koçarlı köyü oldu. Burada Solakoğlu'na Aydın İl başkanı Hikmet Saatçı ile CAO Genel Koordinatörü ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan ile Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül eşlik etti.

Tezcan: 'CAO'da biz geleceği planlıyoruz'

Buluşmanın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bülent Tezcan, 'Bugün ve yarın Aydın'da bir dizi çalışma ziyareti gerçekleştireceğiz. Biz Türkiye'yi yeniden kurmaya talibiz. Ülkedeki herkesin sıkıntılı olduğunuz çalışanın kazancı olmadığını görüyoruz. Çiftçinin, hayvancının, işçinin kazanamadığını, emeklinin geçim sıkıntısı yaşadığını biliyoruz. Bunu siyaset düzeltecek. Sandığa gideceğiz. Önce biz vatandaşın gönlüne gireceğiz sonra da vatandaş sandığa gidecek. Projelerimizi konuşacağız. Toprak nasıl bereketlenecek onu çalıyoruz. 18 gölge bakanlığımız var. CAO'da biz geleceği planlıyoruz' dedi.

Solakoğlu: 'Direkt aksiyon alabileceğimiz bir yapı oluşturuyoruz'

Sencer Solakoğlu, CHP iktidarında uygulanacak tarım politikalarının çalışmalarının hazır olduğunu belirterek, 'Yıllardır bir mücadele veriyorum. Mehdi Bey döneminde başladı mücadelem. Süt fiyatlarıyla başladı mücadelem. Çünkü benim tek işim çiftçilik. Ben hep ürete ürete bir kar bir zarar yaptım. Ben geçim kaynağı çiftçilik olan biriyim. Bugüne kadar gelen bakanlar düve, kepek nedir bilmez. Ben çok öncesinden çalışmalara başladım, sanki bir bakan gibi. Bilmediğim konulara çalışıyorum. Makama geldiğim gün bütün yapılacak işler hazır. Direkt aksiyon alabileceğimiz bir yapı oluşturuyoruz' diye konuştu.

'Ekme ya da ekmeme özgürlüğüne sahip olmalıyız'

Tarımda nüfusun yaşlanmaya başladığına dikkat çeken Solakoğlu, üreticiye geçim garantisi verilmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

'Türkiye tarımımın çok büyük bir potansiyeli var ama gençler sürekli tarımdan uzaklaşıyor. 2003 yılında ülkedeki çiftçinin ortalama yaşı 44-45, bugün 58 olmuş. Gençler bu işin içine girmektense şehirde kalmayı, kuryelik yapmayı, güvenlik görevlisi olmayı tercih ediyorlar. Türkiye'de bir yanılgı var. 'Arazilerimizi toplulaştırırsak ekonomik ölçeğe ulaşacağız' derler. Bu yanlış. Ben arazilerimde biraz domates, biraz biber, biraz karpuz ekiyorum. Çünkü neyin para edeceğini bilmiyorum. Asıl problem burada. Ortalama alanlarımız küçük bir de bunları böldüğümüzde ihtisaslaşamıyoruz. Tek bir ürün eksek büyük kumar. Tarımın pratikten teoriye gitmesi gerektiğine inanıyorum. Bizim tarımda ilk ilkemiz, para kazanıyor olmak. Ektiğimizin maliyetini karşılaması değil, geçimimizi sağlıyor olması lazım. Bunun için de ekme ya da ekmeme özgürlüğüne sahip olmalıyız. İlk geldiğimiz 100 gün içinde şunu net bir şekilde ortaya koyacağız: Siz tohumunuzu toprağa koymadan önce ürününüzün hangi standartta olacağını, ne kadar üretmeniz gerektiğini, kaç paradan satacağınızı ve tahsilatını ne zaman yapacağınızı biliyor olacaksınız.

'Üretim kontratıyla kredisini kullanılabilecek'

Gençlerin tarıma girmesinin önündeki en büyük engelin para olduğunu sanıyorlar. Genç Çiftçi Projesi yaptılar, her birine 50 bin lira verdiler ama bir şey olmadı. Çünkü üretseler de üründen para kazanamıyorlardı. Ayrıca para vererek olmuyor, gelişimini sağlaması gerekiyor. Teminatı olmadığında daha fazla üretmesi imkansız. Bir genç elinde arazisi olmasa da kiralamışsa Ziraat Bankası'ndan kredi kullanabilecek. Kredi için ipotek vermesi gerekmeyecek. Geldiğimizde mesela 100 dönem buğday ekecekse bunun için ihtiyaç duyduğu işletme sermayesini ipotek olmaksızın üretim kontratıyla kredisini kullanabilecek.'

'Finansa erişimi kolaylaştıracağız'

Üreticilerin finansa erişiminin kolaylaşacağını söyleyen Solakoğlu, 'Devlet bize GSMH'nin yüzde 1'i kadarını çiftçiye vermesi lazım. Şu anki verilenin 5 katı destek vermeleri lazım. 2025 yılında bize verdikleri miktar binde 2. Bu borcu nakden alamayacağımız için Ziraat Bankası'ndaki faizlere mahsup edeceğiz. Biz geldiğimizde bütün faiz borçlarınızı silip mevcut kredilerinizin de uzun vadeye yayılmasını sağlayacağız. Biz, üreterek zenginleşip bununla beraber finansa erişimi kolaylaştıracağız' dedi.

'Hamallıkla zenginleşen yok'

Üretimde kazanç içi markalaşma vurgusu yapan Solakoğlu, şu ifadeleri kullandı:

'Bir konu daha var. Bal konusu. Biz dünyanın çam balının yüzde 92'sini üretiyoruz ama bir markamız yok. Dünyanın en büyük 5 zeytinyağı üreticisiyiz ama markamız yok. İncir üretiyoruz. Ama hep hamallık. Hamallıkla zenginleşen yok. Katma değer gerek. Çiftçi yapmayacak bunu. Devlet bunun için var. Ya kooperatif kuracak ya da var olanı rehabilite edecek. Nasıl markalaşılacağını, ihracatın olması gerektiğini anlatıp yol gösteren olacak. Devletin polislik yapmak için değil, çiftçiye hizmet etmek için orada olduğunu göreceksiniz. Biz milli maçız. Biz, Türkiye'nin tarımının çiftçi tarafından yönetilip tarımın ihtiyacı doğrultusunda çiftçinin para kazanacağı bir Türkiye inşa etmek için çıktık yola. Tarım iyi olursa Türkiye iyi olur. Biz komitemizle bütün hassas konuları çalışıyoruz. Geldiğimiz zaman hemen başlayacağız. Benim bugüne kadar başlayıp da başaramadığım bir konu olmadı. 25 yıl denedik geldiğimiz yer belli. Ben sizden 5 yıl istiyorum bakalım olabiliyor muymuş, olmuyor muymuş gösterelim. Ben yapabileceğimi biliyorum. Yeniden kurtuluş savaşı sonrası gibi tarımla bu defa markalaşarak tarımla herkesin imrenerek bakacağı bir Türkiye yaratmamız zor değil.'

'Ben size çözüm sunuyorum'

Et fiyatlarına ilişkin büyükbaş hayvancılık yapan ve zarar ettiğini belirten bir çiftçiden gelen soruya yanıt veren Solakoğlu, 'İçeride hayvan yok. Hep yurt dışından gelenlere bakıyoruz ve onlar da belirli kişilere veriliyor. Marketlere veriliyor, onlar bu işlerden büyük paralar kazanıyorlar. Ama küçük üretici, pazarda hayvan olmadığı için 280 kiloluk danayı 120-130 bin liraya alıp zararına et kesmek zorunda kalıyoruz. Bugün 120 bin liranla hayvan almak yerine bankaya koysan daha çok para kazanırsın. Bu işin çözümü belli. Maliyet hesabı yapıyorlar ve 'maliyete göre fiyat yüksek' diyorlar. Peki çiftçi ne kazanacak, geliri nerede? Bunların hiçbiri çiftçiyle dertlenmiyor. Ama işin tezatı şu: En çok oyu da çiftçiden alıyorlar. Muhalefet olarak kendimize de iğneyi batırmak zorundayız. 1,5 sene daha sabredin, işinizi devam ettirmenin yoluna bakın. Ben size çözüm sunuyorum. 'Sencer yaptıracaklar mı oraya' diyorlar. Yaptırmayacak daha anasının karnından doğmadı. 1 yıl içerisinde ya da bir yıl birkaç ay daha sonra seçim yapılacak. O gün hepinizin çiftçi olarak birinden diğerine konuşmanızı istiyorum 5 yıl istiyorum sadece' dedi.