Gündem

CHP'li Arslan'dan sağlık alanlarının özelleştirilmesine tepki: 'Cumhuriyet'in ortak birikimlerinin tasfiyesi'

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alınmasına tepki göstererek, kararların kamusal sağlık sisteminin niteliğini değiştirebileceğini ve geniş çaplı bir özelleştirme sürecinin parçası olduğunu söyledi. Arslan, 'Bu, Cumhuriyet'in ortak birikimlerinin tasfiyesidir' dedi.

(ANKARA) - CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alınmasına tepki göstererek, kararların kamusal sağlık sisteminin niteliğini değiştirebileceğini ve geniş çaplı bir özelleştirme sürecinin parçası olduğunu söyledi. Arslan, 'Bu, Cumhuriyet'in ortak birikimlerinin tasfiyesidir' dedi.

Arslan, yaptığı yazılı açıklamada, 17 Mart 2026 tarihli kararla 27 ilde 55 taşınmazın (1,23 milyon metrekare), 24 Nisan 2026 tarihli kararla ise 32 ilde 71 taşınmazın (1,08 milyon metrekare) özelleştirme kapsamına alındığını kaydetti. Özelleştirme sürecinin münferit bir işlem olmadığını belirten Arslan, listede doğrudan hastaneler, sağlık tesisleri, ASM'ler, dispanserler ve lojmanların yer aldığını vurguladı.

Tartışmanın yalnızca satış boyutuna indirgenmesini eleştiren, asıl kritik noktanın planlama yetkisi olduğunu söyleyen Arslan, kararlar kapsamında yalnızca satış değil; kiralama, gelir ortaklığı ve işletme hakkı devrinin de bulunduğuna işaret etti. Özelleştirme İdaresi'ne devredilen yetkilerle birlikte bu alanların imar planlarının değiştirilebileceğini vurgulayan Arslan, 'Sağlık alanı statüsü kaldırılabilir, farklı kullanım kararları alınabilir. Yani mesele sadece mülkiyet değil, kamusal niteliğin değişmesidir. Bu, Cumhuriyet'in ortak birikimlerinin tasfiyesidir' ifadesini kullandı.

'Bir yandan hastane vaadi veriliyor, diğer yandan aynı alanlar özelleştiriliyor'

Arslan, sürecin dikkati çekici örneklerinden birinin Eskişehir olduğunu belirtti. 17 Mart tarihli Resmi Gazete kararında eski Devlet Hastanesi ve Doğumevi alanının, 24 Nisan kararında ise Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül hizmet binasının özelleştirme kapsamına alındığını hatırlattı. İktidarın bu alanlar için daha önce 'yeni hastane yapılacak' açıklamasında bulunduğunu dile getiren Arslan, 'Bir yandan hastane vaadi veriliyor, diğer yandan aynı alanlar özelleştiriliyor. Bu açık bir çelişkidir' dedi.

Türkiye'de 1984-2025 arasında toplam 72 milyar dolarlık özelleştirme yapıldığını kaydeden Arslan, bunun 63 milyar dolarının AK Parti iktidarında gerçekleştiğini öne sürdü. Arslan, 'Çözüm üretimde değil, elde kalan kamu varlıklarını satmakta aranıyor.  Şimdi ise aynı anlayış, çözümü üretimde ve kamusal yatırımlarda değil; kalan kamu varlıklarının elden çıkarılmasında arıyor' diye konuştu.

2026 bütçesine 185 milyar TL'lik özelleştirme hedefi konulduğunu da hatırlatan Arslan, bunun son 5 yıldaki toplam gelirin yaklaşık dört katı olduğuna dikkati çekti. Arslan, 17 Mart tarihli karar için Danıştay'a başvuru yapıldığını, 24 Nisan kararına karşı da iptal ve yürütmeyi durdurma talebiyle dava açılacağını açıkladı. Arslan, 'Bu bir ekonomi politikası değil; kamunun elinde kalan son varlıkların da elden çıkarılmasıdır.' dedi.