(ANKARA) - CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Sağlık Bakanlığı'na ait 71 taşınmazın 2028'e kadar Özelleştirme İdaresi tarafından satışa çıkarılmasını eleştirerek, 'Biz bu özelleştirme kararından artık Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının sağlık politikalarının duvara tosladığını görmekteyiz' dedi.
CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, 23 Nisan tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Sağlık Bakanlığı'na ait taşınmazların özelleştirilmesine sert tepki gösterdi. Bakırlıoğlu, şöyle konuştu:
'23 Nisan tarihinde Cumhurbaşkanı bir karara imza attı ve bu Cumhurbaşkanı kararı Resmi Gazete'de yayınlandı. Buna göre Türkiye'nin dört bir yanında Sağlık Bakanlığı bünyesinde bulunan hastaneler, hizmet binaları, ki bunlar tam 71 tane, Özelleştirme İdaresi eliyle 2028'in sonuna kadar satılacak. Nerelerde bu binalar? Türkiye'nin dört bir yanında. Adana'da, Balıkesir'de, Ankara'da, İstanbul'da, Manisa'da, Elazığ'da, Mersin'de, Trabzon'da, Türkiye'nin dört bir yerinde yıllardır Türk halkına sağlık hizmeti vermekte olan binalar, arsalar özelleştirme eliyle, Özelleştirme İdaresi eliyle 2028'in sonuna kadar satılacak. Manisa'da iki tane bina var.
Bu binalardan bir tanesi Salihli'de, Salihli'nin tam merkezinde yer alan, uzun seneler boyunca Salihli'ye, Salihli halkına hizmet veren devlet hastanesinin olduğu yer, bu kararla özelleştirilecek. Yani satılacak. Şu anda henüz yeni bir devlet hastanesi bitmemiş ama 2028 yılına kadar buranın özelleştirmesi yapılacak. Bir diğer bina Saruhanlı ilçemizde, Saruhanlı ilçesinin en merkezi yerinde bulunan, uzun yıllar boyunca Saruhanlı halkına hizmet eden devlet hastanemiz satışa çıkartılmış durumda. 2028 yılının sonuna kadar satılacak. Şu anda yeni devlet hastanesinin temelleri atılmış. Bu ve buna benzer 71 tane taşınmaz.
Bunların hepsi bulundukları yerlerde en merkezi konumda bulunan ve uzun yıllar boyunca yöre halkına hizmet etmiş binalar. Peki neden bunlar satılıyor? Neden böyle bir özelleştirmeye ihtiyaç duyuluyor? Buradan elde edilen kaynak Sağlık Bakanlığı'na aktarılacakmış. Peki neden buna ihtiyaç duyuluyor? Çünkü bir zamanlar, bizlere, kamuoyuna cebimizden 5 kuruş para çıkmadan yapılacak denilen o kamu özel işbirliği şehir hastaneleri artık adeta bir kara delik haline gelmiş durumda. 2025 yılı bütçesinde bu şehir hastanelerine, 18 tane şehir hastanesine aktarılması planlanan tutar 104 milyar lirayken, yıl sonunda 122 milyar lira aktarılacağı tahmin ediliyor. İlk 11 aydaki aktarılan tutar, Sağlık Bakanlığı'nın bütçesinin yüzde 17,5'una denk gelmekte. 2026 yılında tahmini aktarılacak olan tutar da 136 milyar lira. Yani biz hemen hemen her yıl 3 milyar, 3,5 milyar dolar tutarı bu şehir hastanelerine aktarmaktayız.
Sağlık Bakanlığı'nın bütçesi, Sağlık Bakanlığı'na ayrılan bütçenin neredeyse yüzde 15'i, yüzde 20'ye yakın kısmı artık bu şehir hastanelerine aktarılmış durumda ve bu durumda bütçe el vermediği için, Sağlık Bakanlığı'nın bütçesi artık bu kamu özel işbirliği hastanelerine, şehir hastanelerine yetmediği için eldeki eski hizmet binalarını ki her biri butik bir arsadır. Bunların hepsi artık satışa çıkartılmış durumda. Biz bu karardan, bu özelleştirme kararından artık Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının sağlık politikalarının duvara tosladığını görmekteyiz. Sağlık Bakanlığı'nın bütçesi bu şehir hastanelerini finanse etmeye yetmiyor. Elindeki kıymetli taşınmazları satma durumuna gelmiş durumda. Şu anki iktidar adeta bir mirasyedi gibi davranıyor. Her şeyi sattılar. En son artık evdeki kap kacağa kalmış durumda.'




