(BOLU) - Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan için savcılığın tutuklama talep etmesine tepki gösteren CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, 'Üç dönem milletvekilliği yapan, iki dönem Bolu'da açık ara farkla kazanan bir belediye başkanını iftira ve algıyla, delilsiz şekilde nasıl tutuklamaya sevk ediyorsunuz? Bu sevk belki Saray'a zevk verebilir, ancak günün birinde hepiniz tarih önünde ve vicdanlarda hesap vereceksiniz' dedi.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 'irtikap' suçlamasıyla Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile birlikte gözaltına alınan 13 kişi sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can ve Ali Sarıyıldız için Savcılık tutuklama talep etti.
Süreci takip etmek için Bolu'ya giden Ali Mahir Başarır, adliye önünde basın açıklaması yaptı.
Savcılığın tutuklama talebine tepki gösteren Başarır, şunları kaydetti:
'Maalesef Türkiye'deki adalet bizleri hayrete düşürmeye devam ediyor. Tutuklamaya sevk kararı verdiler. Utanç verici bir karar. Bakın, burada İstanbul'da olduğu gibi Bolu Adliyesi'nde de organize işler oluyor. Soruşturmayı yürüten savcılar, şüphelileri dinleyen savcılar neden Başsavcı ile saatlerce toplantı yapar? Çünkü talimatı Başsavcı veriyor. Buradan bir kez daha kendisine söylüyorum: Bolu'nun iradesinden elini çek. Saat beşe bir kala sevk yapılıyor. Neden? Çünkü sorgu hâkimi değişmesin diye. Bu sebeple sorgu hâkimine buradan sesleniyorum: Yasaya bak, vicdanına göre karar ver. Birileri sizin bu dosyaya bakmanızı istedi. Maalesef bu dosya şu anda töhmet altında. Hiçbir delil yok ve delil elde edemediniz.
Burada Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin benzer bir olayda 2024 yılında, 'Asla ve asla irtikap suçu oluşmaz' kararı ortadayken; bu karar önünüzdeyken ve çok yeni tarihli olmasına rağmen belediye başkanımızı ne hakla tutuklamaya sevk ediyorsunuz? Ben Bolu halkına ve Türk milletine sesleniyorum: İradeniz gasp ediliyor. Kapalı kapılar arkasında yapılan toplantılar sonucunda, bu dosyada delil yok. Bugün burada bulunan hiç kimsenin suçu yok. Tamamen bir algıyla Bolu Belediye Başkanı tutuklanıp görevden alınmak isteniyor. Milletvekillerimiz, Parti Meclisi üyelerimiz, Yüksek Disiplin Kurulu üyelerimiz, belediye başkanlarımız ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz burada. Biz burada yalnızca CHP'nin ya da belediye başkanının hakkını savunmak için değil, millet iradesine sahip çıkmak için bulunuyoruz.
'Sarayı dinlemeyin, siyaset kurumunun baskısından çıkın'
Utanç verici bir durum. Hiç mi utanmanız kalmadı? Böyle bir dosyada, öğrencilere burs veren ve şikayetçi olmayan sonra ifadesini değiştiren birkaç şirketin beyanıyla nasıl bunları yapabiliyorsunuz? Soruyorum, madem aylar önce böyle bir iddia vardı, bu şirketler neden suç duyurusunda bulunmadı? Önce verdikleri ifadeleri neden değiştirdiler? Vakıfa verilen yardımlar ve bağışlar nereye gitti? Bolu'da okuyan lise ve üniversite öğrencilerine gitti. Dün gözaltına alındı, bugün insanlara burs yattı. O yüzden buradan sesleniyoruz, sarayı dinlemeyin, siyaset kurumunun baskısından çıkın. Dosyaya bakın, vicdanınızı dinleyin. Edep diyorum artık, yeter. İstanbul'da, Adana'da, Bolu'da yaşananlar... Bu dosyadaki durum her şeyi anlatıyor. Eğer sevk işlemleri beşe bir kala yapılıyorsa, çok değerli Sulh Ceza Hakimi, ne olur adliyeyi, yargıyı ve o adalet terazisini töhmet altında bırakma. Biz seni etkilemek için burada değiliz, doğru bir karar vermen için buradayız. Biz, millet iradesine sahip çıkmak için buradayız. Biz Bolu halkı için buradayız.
'Bolu Adliyesi'nden sesleniyoruz: Adalet diyoruz, adalet diye haykırıyoruz'
86 milyona sesleniyoruz: Millet iradesi, 'yargı' kılıfı adı altında gasbediliyor. Bunu herkes görüyor. Dün jandarmadaki görevliler de gördü, diğer kamu görevlileri de gördü, avukatlarımız gördü, baro gördü. Baroda bize oy veren ya da vermeyen tüm meslektaşlarımız, çok kıymetli avukatlar 'Böyle bir şey olur mu?' diyor. Üç dönem milletvekilliği yapan, iki dönem Bolu'da açık ara farkla kazanan bir belediye başkanını iftira ve algıyla, delilsiz şekilde nasıl tutuklamaya sevk ediyorsunuz? Bu sevk belki Saraya zevk verebilir; ancak günün birinde hepiniz tarih önünde ve vicdanlarda hesap vereceksiniz. Bolu Adliyesi'nden sesleniyoruz: Adalet diyoruz, adalet diye haykırıyoruz. Bu ülkenin insanının, belediye başkanının, halkının; ekmek kadar, su kadar ihtiyaç duyduğu şey adalettir. Adalet, adalet, adalet.'




