Haber: Mehmet OFLAZ - Kamera: Yasin KABADAYI

(BOLU) - CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can'ın 'irtikap' suçundan tutuklanmasına, 'Saray'daki beyefendinin atadığı yargıçlar tarafından bugün bir şehrin iradesi ayaklar altına alınıyor. Bu kararı veren sulh ceza mahkemesi hâkimi rahat uyuyabilecek misin? Ama bir gün bunların hesabı sorulacak, hukuk çerçevesinde' diye tepki gösterdi. Tanju Özcan'ın avukatı Uğur Poyraz ise 'Bugün üç tane iftiracının asılsız iftiralarıyla şu anda hürriyetinden mahrum edildi. Bolu'ya hizmet etme imkanı elinden alındı. Tabii ki elimizdeki tek silah hukuktur. Hukukla mücadele edeceğiz' diye konuştu.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, 'irtikap' suçlamasıyla Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile birlikte gözaltına alınan 13 kişi, sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can ve Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız, savcılık tarafından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.

İran'dan Hürmüz Boğazı açıklaması: Hürmüz Boğazı kapatıldı, geçmeye çalışan her gemiye saldıracağız
İran'dan Hürmüz Boğazı açıklaması: Hürmüz Boğazı kapatıldı, geçmeye çalışan her gemiye saldıracağız
İçeriği Görüntüle

ANKA Haber Ajansı'nın edindiği bilgiye göre, Bolu 2. Ceza Hakimliği, Ali Sarıyıldız hakkında tutuklama talebini reddetti. Kararda, Sarıyıldız'ın belediyede kamu görevlisi olarak çalışmadığı, mağdurları aradığına ilişkin beyanlar dışında delil bulunmadığı ve kamu görevlisi olmaması nedeniyle nüfuz kullanarak delilleri karartma şüphesinin oluşmadığı belirtildi. Hakimlik, Sarıyıldız'ın CMK 109/3-j maddesi uyarınca 4 ay süreyle konutunu terk etmemek şartıyla adli kontrol altına alınmasına karar verdi.

'Mağdurlar üzerinde baskı kurarak delilleri karartma şüphesi bulunuyor'

Tanju Özcan ve Süleyman Can'ın ise tutuklama kararında şu ifadelere yer verildi:

'Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Başkan Yardımcısı Süleyman Can'ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek Bolu ilinde faaliyet gösteren marketlerin Bolu Bel A.Ş. ile reklam sözleşmesi imzalanmasını sağlamak amacıyla görevlerinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak market sorumlularını icbarda bulunduklarına ilişkin veriler ışığında somut verilere dayanan kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu, şüphelilerin yürüttüğü kamusal görevin nüfuzunu kullanarak beyanda bulunan mağdurlar üzerinde baskı kurarak delilleri karartma şüphesinin bulunduğu, bu nedenle adli kontrol tedbirlerinin bu aşamada yetersiz kalacağı anlaşılmakla şüphelilerin tutuklanmasına karar verilmiştir.'

Öte yandan, tutuklama kararını öğrenen Süleyman Can'ın eşi fenalık geçirdi ve ambulansla hastaneye götürüldü.

'Kartalkaya'da bir tek bakanlık bürokratını sabah 6.30'da alabildin mi?'

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Bolu Adliyesi önünde yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

'Utanç verici bir kararla daha karşı karşıyayız. Bugün hiçbir delil olmamasına rağmen belediye başkanımız ve yardımcısı tutuklandı. Bir başsavcı tamamen şahsi husumeti ve aldığı talimatları harfiyen yerine getirdi ve belediye başkanımızı cezaevine attı. Ben bu başsavcıya sormak isterim: 78 tane yurttaşımız Kartalkaya'da hayatını kaybettiğinde bir tek bakanlık bürokratını sabah 6.30'da alabildin mi? Ama bundan dolayı seni şikayet eden belediye başkanımızdan intikam alır gibi bu soruşturmayı yürüttün. Bakın, dosyada hiçbir somut delil olmadığı gibi bu vakıf Bolu'nun tüm unsurlarını, AK Parti'sini, MHP'sini, meslek örgütlerini bünyesinde barındırıyor. Bolsev demek Bolu demek. Bu marketler tamamen rızasıyla, öğrenciler okuyabilsin, eğitimini devam ettirebilsin diye burs veriyor ve bu bağışları alıyor. Belediye başkanının hiçbir alakası yok. Ama bundan dolayı bir belediye başkanı tutuklandı.

'Ey savcılar, Türgev'e, Tügva'ya, Ensar'a, Turken'e bir gün hesap sorabildiniz mi?'

Ben Türkiye'deki savcılara sesleniyorum: Tügva'yı, Ensar Vakfı'nı yargılayabildiniz mi? Milyarlarca dolar bu vakıflara para aktarıldı. 86 milyona sesleniyorum: Bu iki vakfın oluşturduğu Turken New York'ta o binaları nasıl aldı? Bir yerde milyarlarca dolar kirli para var. Aile vakfı var. Bu ülkeyi yönetenlerin. Bir yerde de Bolu'da mazlum çocukları okutan tertemiz bir vakıf var. Ey savcılar, Türgev'e, Tügva'ya, Ensar'a, Turken'e bir gün hesap sorabildiniz mi? Artık yerel demokrasi askıya alınmıştır. Bir şehri kimin yöneteceğine o şehrin insanları, halkı değil; bir sulh ceza mahkemesi ve başsavcı karar vermektedir. Türkiye'de yargı eliyle İstanbul'da, Adana'da, Adıyaman'da, şimdi de Bolu'da darbeye devam ediliyor. Bu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Bolu Belediye Başkanı'nın tek başına bir sorunu değil; 86 milyonun sorunu.

'Saray'daki beyefendinin atadığı yargıçlar bir şehrin iradesini ayaklar altına alıyor'

Değerli halkımıza sesleniyoruz: İradesine müdahale edilen ülkelerin demokrasisi, hukuku ayaklar altına alınan ülkelerin hali ortada bugün dünyada. Bu bizim irademiz. 86 milyonun iradesi. Saray'daki beyefendinin atadığı yargıçlar tarafından bugün bir şehrin iradesi ayaklar altına alınıyor. O yüzden A partisi, B partisi; AK Parti'ye oy veren seçmenler, MHP'ye oy veren seçmenler, İYİ Parti'ye oy veren seçmenler, DEM'e oy veren seçmenler; iradenizi bir kez yargı yoluyla bu beyefendiye teslim ederseniz ve teslim etmeye devam edersek sandığın hiçbir önemi olmaz. Aynı Bolu'da, İstanbul'da olduğu gibi. İstanbul'da da aynı şeyi söyledik, Cumhurbaşkanı adayımız tutuklandığı zaman. Adana'da aynı şeyi söyledik. Seyhan'da, Ceyhan'da aynı şeyi söyledik. İlçe belediyelerimizde aynı şeyi söyledik. Bu kararı veren sulh ceza mahkemesi hâkimi rahat uyuyabilecek misin? Ama bir gün bunların hesabı sorulacak, hukuk çerçevesinde. Ben kimseyi tehdit etmiyorum.

Asıl tehdit milli iradeye, millete, demokrasiyedir. O yüzden Bolu'dan, İstanbul'dan, Adana'dan Türkiye'ye sesleniyoruz: Hep beraber bu tepkiyi ortaya koyalım. Yarın çok geç olabilir. Yarın sandığın önemi olmayabilir. Tarihte bunu yaşayan ülkeler 30 yıl, 40 yıl, 50 yıl sonra ne halde? İşte dibimizde yaşananları görüyoruz. Demokrasimiz kıymetlidir. Adalet kıymetlidir. Hukuk kıymetlidir. Bu kadar örselenirse yarınlarımız karanlık olur. Herkes iradesine, irademize sahip çıksın. Benim üzgünlüğüm, belediye başkanımızın, bir arkadaşımızın sadece tutuklanması değil. Ben ülkeme, biz ülkemize üzülüyoruz. Çünkü değerlerimiz, 100 yılı aşkın sürede kazandığımız tüm kazanımlarımızı bu cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denen bu sistem ve başındaki tek adam tek tek yok ediyor.  Bolu halkı bunu affetmeyecek. İstanbul halkı, Adana halkı bunu affetmeyecek. Affetmeyelim. O sebeple hep beraber direnmeye devam edeceğiz. Bu ülkeyi atanmış bir avuç yargıcın iradesiyle saraya teslim etmeyeceğiz. Bunu hep beraber yapacağız.  Ve bir kez daha bu rejimi kuranları, halkın iradesini ayaklar altına alanları Cumhuriyet Halk Partisi grubu adına 86 milyona şikayet ediyorum.'

'Bir ülkede hukuk güvenliği yoksa o ülkede yaşamanın tadı tuzu da yoktur'

Tutuklanan belediye başkanı Tanju Özcan'ın avukatı Hüseyin Uğur Poyraz ise şöyle konuştu:

'40 yıllık meslek hayatım bana şunu öğretti: Bir ülkede hukuk güvenliği yoksa o ülkede yaşamanın tadı tuzu da yoktur. Bu ülkede sadece bir kişinin hukuk güvenliği var; o da Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Onun dışında 86 milyonun hiçbirimizin hukuk güvenliği yok. Tanju Özcan'ı çok önceden beri tanırım. Birlikte davalara girdiğim bir meslektaşımdır. Bugün üç tane iftiracının asılsız iftiralarıyla şu anda hürriyetinden mahrum edildi. Bolu'ya hizmet etme imkanı elinden alındı. Tabii ki elimizdeki tek silah hukuktur. Hukukla mücadele edeceğiz. Bu zor günleri Bolu'da ve tüm Türkiye'de aşacağız. Bu mücadelenin de, hukuk mücadelesinin de en büyük desteği siz sayın halkın vereceği gönülden destektir. Bu davanın sonuna kadar başkanın ve arkadaşlarının yanında olacağınıza inanıyorum.'

 

Kaynak: ANKA