(ZONGULDAK) - CHP Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural, 'TTK'da 2002 yılında yaklaşık 16 bin olan işçi sayısının bugün 8 binin altına düştüğünü aktarıyorum. Aradan geçen süreçte binlerce maden işçisinin üretim sürecinden ayrıldığını görüyoruz. Bu tablo, Zonguldak ekonomisi üzerinde ciddi bir daralma etkisi oluşturmuştur. Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun bazı müesseselerinde üretimin durma noktasına geldiğini de ifade etmek isterim' dedi.
Dural, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret etti. Dural, burada yaptığı konuşmada, Zonguldak'ta emekli sayısının çalışanları aşmasının ekonomik dönüşüm ve üretim kapasitesindeki gerilemenin göstergesi olduğunu belirterek, resmi başarı söylemlerinin sahadaki verilerle örtüşmediğini ifade etti.
Zonguldak'ın geçmişte Türkiye'nin en güçlü sanayi ve üretim merkezlerinden biri olarak değerlendirildiğini hatırlatan Dural, günümüzde kentin sosyal gelişmişlikte 28'inci sıraya kadar gerilemiş olmasının dikkatle ele alınması gerektiğini vurguladı. Üretim potansiyeline rağmen beklenen ekonomik kalkınmanın sağlanamadığını söyleyen Dural, bu durumun nedenlerinin şeffaf biçimde ortaya konulması gerektiğini kaydetti.
Kent ekonomisinin temel yapı taşlarından madencilik sektöründeki istihdam kaybına dikkati çeken Dural, bu alandaki daralmanın yalnızca üretim kapasitesini değil, aynı zamanda esnaf, hizmet sektörü ve kent genelindeki ekonomik canlılığı da doğrudan etkilediğini belirtti. Dural, şunları söyledi:
'TTK'da 2002 yılında yaklaşık 16 bin olan işçi sayısının bugün 8 binin altına düştüğünü aktarıyorum. Aradan geçen süreçte binlerce maden işçisinin üretim sürecinden ayrıldığını görüyoruz. Bu tablo, Zonguldak ekonomisi üzerinde ciddi bir daralma etkisi oluşturmuştur. Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun bazı müesseselerinde üretimin durma noktasına geldiğini de ifade etmek isterim. Madencilik Zonguldak için yalnızca bir istihdam alanı değil, aynı zamanda kentin kimliğini oluşturan stratejik bir sektördür. Taşkömürü demir-çelik sanayisi açısından kritik bir ham maddedir. Bu nedenle üretim kapasitesinin korunması sadece bölgesel değil, ulusal ekonomi açısından da büyük önem taşımaktadır.
'Genç nüfus, iş ve yaşam koşullarındaki yetersizlikler nedeniyle başka illere yönelmektedir'
Madencilerimizin afet ve deprem dönemlerinde üstlendikleri görevleri de özellikle hatırlatmak gerekir. Arama kurtarma çalışmalarında gösterilen özveri toplumun tüm kesimleri tarafından takdir edilmektedir. Bu birikimin göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Madencilik sektörünün güçlendirilmesi hem ekonomik hem de insani açıdan bir zorunluluktur. Kentteki demografik değişime ilişkin veriler de oldukça dikkat çekicidir. 2002 yılında yaklaşık 627 bin olan Zonguldak nüfusu bugün 585 bin seviyelerine gerilemiştir. Bu düşüşün temel nedeni göç hareketleridir. Özellikle genç nüfus, iş ve yaşam koşullarındaki yetersizlikler nedeniyle başka illere yönelmektedir.
'TTK'ya yeterli sayıda işçi alımı yapılmaması işsizlik sorununu daha da derinleştirmektedir'
Türkiye genelinde aynı dönemde nüfus yaklaşık 66 milyondan 86 milyona yükselmiştir. Eğer benzer bir artış eğilimi Zonguldak'ta da yaşansaydı, bugün kent nüfusunun 800 binin üzerine çıkması mümkün olabilirdi. Bu tabloyu 'kaybedilmiş bir potansiyel' olarak değerlendiriyorum ve nedenlerinin detaylı şekilde analiz edilmesi gerektiğini düşünüyorum. İşsizlik oranlarına baktığımızda Türkiye genelinde yaklaşık yüzde 16 seviyeleri görülmektedir. Zonguldak'ta ise bu oranın yüzde 25'e yaklaştığını ifade edebilirim. Bu fark ciddi bir yapısal soruna işaret etmektedir. İstihdamı artıracak yatırım politikalarının acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir. Kentte yeni sanayi ve üretim alanlarının oluşturulmadığını da belirtmek isterim. Türkiye Taşkömürü Kurumu'na yeterli sayıda işçi alımı yapılmaması işsizlik sorununu daha da derinleştirmektedir. Yerel yöneticilerin Ankara'da yaptıkları temasların sonuçlarını kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşması gerektiğini düşünüyor, somut projelerin bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulunuyorum.'
Dural, İl Genel Meclisi başkanlığı seçim sürecinin tartışmalı geçtiğini savunarak, oyların değerlendirilmesinde divan başkanının diğer üyelerle istişare etmeden karar verdiğini ve bunun sonuçlarına ilişkin soru işaretleri doğurduğunu söyledi. CHP'nin hukuki süreci başlattığını belirten Dural, itirazın kısa sürede yargıya taşınacağını, parti hukuk biriminin süreci yakından takip ettiğini ve demokratik hakların sonuna kadar kullanılacağını ifade etti.