(ANKARA) - CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, Kadıköy'de bir polis çevirmesi sonrası gözaltına alınan 18 yaşındaki Muhammed A.E.Ş.'nin işkence ve kötü muameleye maruz bırakıldığı iddialarını soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Elçi, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye, olayda adı geçen polis memurlarının kimliklerinin tespit edilip edilmediği, haklarında adli soruşturma yürütülen polislerin görevden uzaklaştırılıp uzaklaştırılmadığını sordu.
CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, Kadıköy'de bir polis çevirmesi sırasında gözaltına alınan 18 yaşındaki Muhammed A. E. Ş'nin işkence ve kötü muameleye maruz bırakıldığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi.
Elçi, önergesinde 3 Mart 2026 tarihinde İstanbul'un Kadıköy ilçesi Fikirtepe semtinde yaşanan bir polis çevirmesi sırasında aracıyla manevra yaparken polis aracına çarpan Muhammed A. E. Ş. ile yanındaki kişinin gözaltına alındığını belirtti. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, uyuşturucu şüphesiyle yapılan aramalarda şahısların üzerlerinde, araçlarında ve iki ayrı adreste suç unsuruna veya uyuşturucu maddeye rastlanmadığının ifade edildiğini kaydeden Elçi, söz konusu şahıslardan Muhammed A. E. Ş'nin telefon şifresini vermeyi reddetmesi üzerine Kadıköy Asayiş Büro Amirliği'nde görevli bazı polis memurları tarafından işkence ve kötü muameleye maruz bırakıldığı yönünde iddialar bulunduğunu kaydetti. Elçi, iddialar arasında ters kelepçe uygulanması, fiziksel şiddet ve cinsel saldırı niteliğinde eylemlerin bulunduğunun ileri sürüldüğünü belirtti.
Gözaltı sürecinde şüphelinin avukatının müvekkiliyle görüşmesinin yaklaşık 6-7 saat boyunca engellendiği, ancak İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi'nin devreye girmesiyle görüşmenin gerçekleştirildiği yönündeki iddialara yer veren Elçi, basına yansıyan bilgilere göre uyuşturucu suçlaması yönünden delil yetersizliği nedeniyle mahkemeye sevk edilmeden serbest bırakılan gencin adliyeden ayrılmadan savcılığa kötü muamele ve işkence iddiasıyla şikâyette bulunduğunu aktardı. Savcılığın talebi üzerine 4 Mart 2026 tarihinde İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda mağdurun yüzünde, boynunda ve kollarında çok sayıda sıyrık ve morluk tespit edildiğinin ifade edildiğini belirtti.
Elçi, ayrıca raporda yer aldığı belirtilen anorektal muayene bulgularında akut fissür ve geniş hiperemi tespit edildiği ve bu bulguların 'akut livata lehine değerlendirilmesinin uygun olacağı' yönünde tıbbi değerlendirme bulunduğunun basına yansıdığını kaydetti.
Elçi, önergede, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu tarafından olaya karıştığı iddia edilen polis memurları hakkında soruşturma başlatıldığı yönündeki bilgilere de değindi.
Elçi, işkence ve kötü muamele yasağının Anayasa'nın 17. maddesi ile güvence altına alındığını hatırlatarak, kamu görevlilerinin karıştığı iddia edilen hak ihlali iddialarının tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmasının önemine dikkat çekti.
Elçi, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye, olayda adı geçen polis memurlarının kimliklerinin tespit edilip edilmediği, haklarında adli soruşturma yürütülen polislerin görevden uzaklaştırılıp uzaklaştırılmadığı, Kadıköy Asayiş Büro Amirliği'ndeki güvenlik kamerası kayıtlarının muhafaza altına alınıp alınmadığı, olayla ilgili Bakanlık tarafından idari inceleme başlatılıp başlatılmadığı ve son iki yıl içinde Kadıköy ve İstanbul genelinde emniyet birimleri hakkında kaç işkence şikâyeti alındığını sordu.




