Gündem

CHP'li Elçi, Narin Güran cinayetine ilişkin, Adalet Bakanı Gürlek'in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi

CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, Narin Güran cinayetine ilişkin TBMM'ye soru önergesi vererek, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e, 'Savcılık, mahkum edilenlerin dışında başka şüpheli veya şüphelileri soruşturmuş mudur? Cinayet mahalli olarak gösterilen Nevzat Bahtiyar'a ait ahırda gerçekleştirilen inceleme, teknik olarak kesin sonuç verecek nitelikte midir? Nevzat Bahtiyar'ın 'suça yardım' kapsamında değil de asıl fail olarak yargılanmamasının hukuki dayanağı nedir?' sorularını sordu.

(ANKARA) - CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, Narin Güran cinayetine ilişkin TBMM'ye soru önergesi vererek, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e, 'Savcılık, mahkûm edilenlerin dışında başka şüpheli veya şüphelileri soruşturmuş mudur? Cinayet mahalli olarak gösterilen Nevzat Bahtiyar'a ait ahırda gerçekleştirilen inceleme, teknik olarak kesin sonuç verecek nitelikte midir? Nevzat Bahtiyar'ın 'suça yardım' kapsamında değil de asıl fail olarak yargılanmamasının hukuki dayanağı nedir?' sorularını sordu.

CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, Diyarbakır'ın Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi'nde, 21 Ağustos 2024 tarihinde kaybolan ve 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi.

Elçi, önergesinde şu ifadeleri kullandı:

'Yargılama sonucunda anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış, bu cezalar Yargıtay tarafından onanmıştır. Nevzat Bahtiyar ise 'suça yardım' suçundan 17 yıl hapis cezasına mahkum edilmiştir. Bununla birlikte, basına yansıyan bilgiler ve mağdurun babası Arif Güran tarafından kamuoyuna iletilen iddialar, davanın yeterince aydınlatılmadığına dair ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.

Söz konusu iddialar arasında şunlar öne çıkmaktadır, mahkemenin reddettiği olay yeri keşfinin doğru bir şekilde gerçekleştirilmemiş olması, bilirkişi raporlarında yer alan patika yürüyüş süresi (51 saniye) ile alanda fiilen ölçülen süre (2 dakika 35 saniye) arasındaki çelişki, Kürtçe telefon görüşmelerinde yapıldığı öne sürülen çeviri hataları, delil karartma ve usulsüz sorgu iddiaları, cinayet mahalli olarak Nevzat Bahtiyar'a ait ahırın gösterilmesi ile fail ve saik konusundaki belirsizlikler.'

'Mahkemenin keşif talebini reddetmesinin gerekçesi nedir'

Elçi, dosyada yer alan bilirkişi raporunda, patika yürüyüş süresinin 51 saniye olarak hesaplandığını, ancak sahada yapılan fiili ölçümlerin yaklaşık 2 dakika 35 saniye çıktığı yönündeki iddiaların kamuoyuna yansıdığını belirterek, bu çelişkinin, mahkeme tarafından tartışmaya açılmadığını, olay yeri keşfinin ise reddedildiğini ifade etti.

Türkan Elçi, şu soruları yöneltti:

'Mahkemenin keşif talebini reddetmesinin gerekçesi nedir? Bilirkişi raporundaki süre hesabı hangi yöntemle yapılmıştır ve sahada doğrulanmış mıdır? Davada kilit önem taşıyan Kürtçe telefon görüşmelerinin çevirisinde hata yapıldığına dair ciddi iddialar kamuoyuna yansımıştır. Bu çeviriler hangi kurum veya kişi tarafından yapılmıştır? Bağımsız bir bilirkişi tarafından denetlenmiş midir? Çeviri hataları saptandıysa bu durum mahkeme kararını etkileyecek biçimde yeniden değerlendirmeye konu edilmiş midir?

'Söz konusu bulgu, cinsel istismar şüphesi kapsamında soruşturmaya dahil edilmiş midir'

Mağdurun babası Arif Güran başta olmak üzere kamuoyunun önemli bir kesimi, asıl fail ya da faillerin tespit edilemediğini ya da korunduğunu ileri sürmektedir. Savcılık, mahkûm edilenlerin dışında başka şüpheli veya şüphelileri soruşturmuş mudur?

Cinayet mahalli olarak gösterilen Nevzat Bahtiyar'a ait ahırda gerçekleştirilen inceleme, teknik olarak kesin sonuç verecek nitelikte midir? Nevzat Bahtiyar'ın 'suça yardım' kapsamında değil de asıl fail olarak yargılanmamasının hukuki dayanağı nedir?

Jandarma operasyonları sırasında bilimsel dayanaktan yoksun yöntemlere başvurulduğuna, bazı delillerin usulsüz biçimde elde edildiğine ve sorgu süreçlerinde hukuka aykırı uygulamalar yapıldığına dair iddialar kamuoyunda geniş yer bulmuştur. Bu iddiaları araştırmak üzere Adalet Bakanlığı bünyesinde herhangi bir idari soruşturma başlatılmış mıdır?

Kamu vicdanını derinden yaralayan bu davada yargı sürecinin bağımsız ve şeffaf biçimde yeniden değerlendirilmesi için Bakanlığın somut bir planı var mıdır?

Kamuoyuna yansıyan iddialara göre mağdurun otopsi bulgularında PSA (Prostat Spesifik Antijen) tespit edilmiştir. Bu bulgunun cinsel istismar soruşturması açısından değerlendirilip değerlendirilmediği kamuoyunca bilinmemektedir. Otopsi raporunda PSA bulgusuna yer verilmiş midir? Bu bulgu bağımsız bir adli tıp kurumu tarafından doğrulanmış mıdır? Söz konusu bulgu, cinsel istismar şüphesi kapsamında soruşturmaya dahil edilmiş midir, edilmemişse gerekçesi nedir?'