(TBMM) - CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 'Yılda 4 milyar adet ekmeğin çöpe gittiği bir yerde, ülkenin 50 milyonu yoksulluk yaşıyorsa, Halk Ekmek kuyruklarında ekmek alma mücadelesi veriyorsa, ete ve süte erişimde sorun yaşıyorsa burada yanlış yönetimin, yetersiz yönetimin ve konuyu çözmek için yeterince mücadele edilmemesinin rolü var' dedi. 

Gürer, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gıda israfı, tarım politikaları ve yoksulluk konularına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

'Ülkede yedi milyona yakın çocuk yatağa aç girip sağlıklı beslenemezken, bir kısmın da zor koşullarda elde edilmiş gıda ürünlerinin çöp olmasına vesile olmasının doğru olmadığını' ifade eden Gürer, şöyle konuştu:

'Özellikle savaştan sonra da ülkemizin doğrudan etkileneceği unutulmamalı. Türkiye'de geçmişe dönük değerlendirmelerde, 1939'larda yaşanan sorunları yıllarca siyasette belli bir kesim kullandı. 'Ekmek karneye bağlandı, yokluk yoksulluk arttı' gibi söylemler dile getirildi. Oysa o yıllarda, 1942'de 2. Dünya Savaşı vardı. Dünya Savaşı dünyayı kavururken Türkiye'nin bundan etkilenmemesi olası değildi. Bunu yok saydılar. 1939'da 33 bin kişinin Erzincan depreminde hayatını kaybetmesini de yok saydılar. Dönemin siyasi iktidarını yerden yere vurdular.

'Bir avuç mutlu azınlığın tüketimiyle ortaya çıkan israf, Türkiye için çok ciddi kayıplara neden oluyor'

Allah büyük. Onu yapanlar bugün benzer sorunları yaşıyorlar ve bunu dünyadaki gelişmelere bağlıyorlar. Oysa Türkiye, kendi nüfusunu besleyebilecek yeterliliğe ve kendi kendine yetecek üretimi yapacak tarım alanlarına sahip bir ülke. Doğru tarım politikalarıyla Türkiye gıdada ithalatçı bir konumda olmazdı. Şimdi gıda israfına giden ürünlerin bir kısmı da ithalat yoluyla getirildiği için yurt dışına bir de dövizimiz gidiyor. Hem yurt içinde üretim kaybımız var hem de ithal edilen ürünlerin tüketimindeki olumsuzluklar gerçekten ciddi bir soruna dönüşmüş durumda. Bu yanlış tüketim anlayışı, yoksullar ürüne erişemezken bir avuç mutlu azınlığın tüketimiyle ortaya çıkan israf, Türkiye için çok ciddi kayıplara neden oluyor.'

Gürer, ekmek israfına ilişkin 2020'de bir soru önergesi verildiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

'Dönemin bakanına verdiğim soru önergesine verilen yanıtta; 2012 yılına göre yüzde 18 oranında azalma olduğu, günde 1 milyon 50 bin adetten yılda 384 milyon adet ekmeğin tasarruf edildiği belirtilmiştir. Bakan Bey, o dönem bu konuda yapılan çalışmaları ve Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından 17 Ocak 2013 tarihinde dönemin Cumhurbaşkanı'nın 'ekmek israfını önleme kampanyası' başlattığını yazılı yanıtta bildirmişti. Tabii bu kampanyalar yapılıyor ama sürdürülmesi ve sonuca ermesi önemli. Sorduğumuzda verilen yanıt bu. Keza 2020 yılında yapılan bir araştırmada da yüzde 18 oranında azalma olduğu belirtilmiş ve aynı veriler başka bir soru önergesinde tekrarlanmış. Ayrıca 2021 yılında, ekmek israfının önlenmesi kapsamında israfın parasal karşılığının 1,6 milyar liradan 1,3 milyar liraya düştüğü ve 300 milyon lira değerinde ekmeğin çöpe atılmaktan kurtarıldığını yine Bakan Bey yanıtında belirtiyor. Gıda kayıpları ve israfın azaltılması konusunda farkındalık yaratıldığını, 5 yılda 1140 çiftçi eğitim faaliyeti gerçekleştirildiğini ve 44 bin çiftçinin eğitildiğini söylüyor. Ardından 2022 yılında 'Gıdanı koru, sofrana sahip çık' kampanyası başlatılıyor. Bu kapsamda da ulusal ölçekte gıda kayıpları ve israfın azaltılmasına yönelik çalışmalar ifade ediliyor. 384 milyon ekmeğin çöpe atılmaktan kurtarıldığı belirtiliyor; yani 2020 rakamları sorularımıza yanıt olarak veriliyor.

'İsraf edilen gıda miktarı bazı vakıflara göre 23-26 miyon ton'

TKP Genel Sekreteri Okuyan: 'NATO ile hesaplaşmanın ülke gündemine sokulması gerekiyor. Türkiye NATO'dan çıkmalıdır'
TKP Genel Sekreteri Okuyan: 'NATO ile hesaplaşmanın ülke gündemine sokulması gerekiyor. Türkiye NATO'dan çıkmalıdır'
İçeriği Görüntüle

Türkiye'de kaybolan ve israf edilen gıda miktarının 18 milyon 200 bin ton, çöpümüzdeki gıda oranının yüzde 52 olduğu yazılı yanıtta belirtiliyor 2023 yılında. Sonrasında 825 kurum ve kuruluşun katılımıyla ülkenin dört bir yanında yaklaşık 1400 etkinlik gerçekleştirildiği ifade ediliyor. Yapılan anket sonuçlarına göre kampanya sonrasında tüketicilerin yüzde 84'ünün gıda israfına daha fazla dikkat ettiği belirtiliyor. Ama 2025 yılına geldiğimizde, gıda israfıyla mücadele eden vakıflara göre bu miktarın 23 milyon tona, bazılarına göre ise 26 milyon tona çıktığı ifade ediliyor.

Şimdi buradan tekrar soralım Tarım ve Orman Bakanı'na; yılda ne kadar gıda ürünü çöpe gidiyor? Ne kadar ürün ekimde, hasatta, depoda, rafta ve sofrada yok oluyor? Bu konuda yaptığınız çalışmalardan elde ettiğiniz sonuçlar nelerdir? Bunları kamuoyuyla paylaşın ve kampanyaları geliştirin.

Yılda 4 milyar adet ekmeğin çöpe gittiği bir yerde, ülkenin 50 milyonu yoksulluk yaşıyorsa, Halk Ekmek kuyruklarında ekmek alma mücadelesi veriyorsa, ete ve süte erişimde sorun yaşıyorsa burada yanlış yönetimin, yetersiz yönetimin ve konuyu çözmek için yeterince mücadele edilmemesinin rolü var.

Verileri doğru verin, gerçekçi verin. Ne siz yanılın ne de toplumu yanıltın. Bu konudaki mücadeleyi biz destekliyoruz. İsrafın her alanda önlenmesi ve sıfır atık projesinin hayata geçirilmesi ülkemizin ekonomisine önemli katkı sağlayacaktır. Ama ne olur verileri doğru kullanın, gerçekleri kamuoyuna doğru açıklayın ve bu bağlamda yapılması gereken çalışmaları artırın. Mutlu azınlığın görgüsüzce tüketimini önleyecek mücadeleyi geliştirin.'

Kaynak: ANKA