Bülten

CHP'li Kılıç: TRT, bir siyasi anlayışın sesi değil 85 milyonun ortak sesidir

CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, 'TRT, bir siyasi anlayışın sesi değil, 85 milyonun ortak sesidir. Kültürel çeşitliliği yok sayan, toplumu tek tipleştiren bir yayıncılık anlayışı kamu hizmeti değil, açık bir dayatmadır' dedi.

(ANKARA) - CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, 'TRT, bir siyasi anlayışın sesi değil, 85 milyonun ortak sesidir. Kültürel çeşitliliği yok sayan, toplumu tek tipleştiren bir yayıncılık anlayışı kamu hizmeti değil, açık bir dayatmadır' dedi.

CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, TRT ile ilgili son dönemde ortaya atılan iddiaları soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi veren Kılıç, TRT FM yayınlarında müzik çeşitliliğinin bilinçli şekilde daraltıldığı ve yayın akışının tek bir müzik türüne indirgenerek toplumun kültürel zenginliğinin yok sayıldığı yönündeki iddiaların kabul edilemez olduğunu belirtti. Tek tip yayın anlayışının yalnızca bir editoryal tercih değil, ideolojik bir yönlendirme olduğunu belirten Kılıç, 'TRT, bir siyasi anlayışın sesi değil, 85 milyonun ortak sesidir. Kültürel çeşitliliği yok sayan, toplumu tek tipleştiren bir yayıncılık anlayışı kamu hizmeti değil, açık bir dayatmadır' dedi.

'Telif hakkı ihlali suçtur'

TRT bünyesinde dile getirilen iddialardan birinin ise yayınlarda telif hakkı ihlallerine göz yumulduğu ve personelin YouTube üzerinden içerik indirerek yayına vermeye zorlandığı yönünde olduğunu ifade eden Kılıç, hukuki ve cezai sorumluluk doğuran bir durum olduğunun altını çizerek, 'Bir kamu kurumu, hukuku çiğnemeye teşvik edemez. Telif hakkı ihlali yalnızca etik bir sorun değil, açık bir suçtur. Eğer bu iddialar doğruysa, TRT yönetimi bizzat hukuk dışı bir düzenin parçası haline getirilmiştir' diye konuştu

'Baskı ve mobbing kabul edilemez'

TRT çalışanlarına yönelik baskı ve mobbing iddialarına da değinen Kılıç, mesai saatleri dışında yapılan müdahaleler, gece yarısı aramaları ve keyfi talimatların çalışma barışını ortadan kaldırdığını ifade ederek 'Devletin kurumu, çalışanına baskı kuran bir yapıya dönüşemez. Bu anlayış, yalnızca kurumu çürütmez; kamu hizmetinin niteliğini de yok eder. Liyakat yerine biatın esas alındığı her yapı, er ya da geç işlevsiz hale gelir' dedi.

'Kamu kurumlarında hukuk geri plana itiliyor'

TRT'nin köklü kurumsal hafızasının ve yayıncılık birikiminin, keyfi yönetim anlayışıyla aşındırıldığını belirten Kılıç, profesyonel arşiv sistemleri yerine kontrolsüz ve kalitesiz dijital içerik kullanımının teşvik edilmesinin kurumun yayın kalitesini de düşürdüğünü belirterek şunları söyledi:

'Bu tablo yalnızca bir yayın politikası meselesi değildir. Bu tablo, kamu kurumlarının nasıl içinin boşaltıldığının, hukukun nasıl geri plana itildiğinin somut bir göstergesidir.'

'İddialar tüm yönleriyle araştırılmalı'

Söz konusu iddiaların tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirten Kılıç, TRT FM'in müzik yelpazesinin bilinçli olarak daraltılıp daraltılmadığını, alternatif müzik türlerinin engellenip engellenmediğini, içeriklerin YouTube üzerinden indirilmesi talimatını, Radyo Daire Başkanlığı hakkında idari soruşturma başlatılıp başlatılmayacağını, TRT'de mobbing iddialarının incelenip incelenmediğini ve korsan içerik kullanımına ilişkin herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını sordu ve 'TRT halkın kurumuysa, bu soruların cevabı da halka verilmek zorundadır. Kamu gücü kullanan hiç kimse hukukun ve milletin denetiminin üzerinde değildir' dedi.