Gündem

CHP'li Murat Bakan'dan Gülistan Doku açıklaması: 'Süleyman Soylu da ifade versin'

CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, Gülistan Doku soruşturmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Buradan sesleniyorum: Madem 'ucu nereye dayanırsa dayansın' deniyor, o zaman Süleyman Soylu da gitsin ifade versin. Soylu, 'Cumhurbaşkanına sunum yaptım' demişti. Dosyaya şahsen vakıftı. Barajı boşalttığını anlatıyordu. Şimdi gidip neyi eksik yaptığını, neyi yanlış yaptığını adalete anlatsın' dedi.

(ANKARA) - CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, Gülistan Doku soruşturmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Buradan sesleniyorum: Madem 'ucu nereye dayanırsa dayansın' deniyor, o zaman Süleyman Soylu da gitsin ifade versin. Soylu, 'Cumhurbaşkanına sunum yaptım' demişti. Dosyaya şahsen vakıftı. Barajı boşalttığını anlatıyordu. Şimdi gidip neyi eksik yaptığını, neyi yanlış yaptığını adalete anlatsın' dedi.

CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Soruşturmanın aydınlatılmasının herkesi mutlu ettiğini belirten Bakan, 'Ancak bu adaletin zaferi değil, 6 yıllık bir adalet utancı. 5 Ocak 2020'den bu yana bu kızımız kayıp, 6 yıl boyunca bir aile feryat etti. Bir abla meydanlarda 'Gülistan nerede' diye haykırdı. Ama ne kolluk ne yargı ne mülki idare kılını kıpırdatmadı' ifadelerini kullandı.

'Soylu döneminde yapıldığı iddia edilen hiçbir şey yapılmamış'

Yeni bilgilere göre, eski Tunceli Valisi'nin oğlunun Gülistan Doku'nun en son sinyal verdiği yerden defalarca geçtiğinin ortaya çıktığını vurgulayan Bakan, şunları kaydetti:

'Tunceli gibi küçücük bir kentte, kişinin bazını tespit edebileceğiniz bir şehirde, valinin oğlunun baz eşleşmesini 6 yıl boyunca bulamamışlar. Bulamamış değiller, bulmak istememişler, cinayeti örtbas etmişler. Gülistan Doku ile ilgili Meclis'e soru önergesi verdim. Yerlikaya'ya önergemde her şeyi sordum. Görüyoruz ki Soylu döneminde yapıldığı iddia edilen hiçbir şey yapılmamış. Verdikleri kayıtta 'HTS kayıtları incelendi' diyorlar. Hani nerede? Valinin oğlunun HTS kayıtları o dönem dosyada yok.

Gözaltına alınanlara bakın, vali, valinin oğlu, valinin koruma müdürü, ihraç edilmiş polis, hastanenin başhekimi: 21 yaşında üniversite öğrencisi bir kız çocuğunu güvende tutması gereken devletin her kademesi, kamuoyuna yansıyan iddialara göre bir cinayeti örtbas etmiş. Bu ülkede valiye, savcıya, kolluk kuvvetlerine, başhekime güvenmeyeceksek kime güveneceğiz? Yeni atanan savcı Ebru Cansu gelmese demek ki adalet olmayacaktı. Türkiye'de adalet, bakanların veya savcıların kişisel insafına bırakılamaz. Bu hukuk devleti değildir. Buradan sesleniyorum: Madem 'ucu nereye dayanırsa dayansın' deniyor, o zaman Süleyman Soylu da gitsin ifade versin. Soylu 'Cumhurbaşkanına sunum yaptım' demişti. Dosyaya şahsen vakıftı. Barajı boşalttığını anlatıyordu. Şimdi gidip neyi eksik yaptığını, neyi yanlış yaptığını adalete anlatsın.

'Gürlek'ten önceki Adalet Bakanları da töhmet altında...'

Kaldı ki 'ucu nereye dayanırsa dayansın' demek, Gürlek'ten önceki Adalet Bakanları Bekir Bozdağ, Abdülhamit Gül, Yılmaz Tunç'un da ucunun dayanacağı yeri düşünerek bu dosyayla ilgili işlem yapmamış olduğu anlamına gelir. Onlar da töhmet altında. Onların da açıklama yapması gerekir.

6 koca yıl geçti. Ailenin gitmediği yer, çalmadığı kapı kalmadı. O yürek burkan feryadı, bu yaşanan hukuksuzluğu sonuna kadar takip ettik, takip edeceğiz. Çünkü bu dosya yalnızca Gülistan'ın dosyası değil. Bu dosya, Türkiye'de devletin kendi vatandaşına borcunu ödeyip ödemediğinin dosyasıdır.'